CHP genel başkanlığından kaset komplosu sonucu uzaklaştırılmak zorunda bırakılan Baykal'ın mağdur olmaması için Başbakan Erdoğan en üst düzeyde çaba harcadı. Başbakan'ın girişimleriyle komplo videolarının bir saat içinde yayından çıkarıldığı Baykal'ın avukatı Mutluhan Karagözoğlu'nun 7 Mayıs 2010'da savcılığa verdiği dilekçeyle de doğrulandı
Deniz Baykal'a ait görüntüleri internetten Başbakan Erdoğan'ın 1 saat içinde kaldırttığını Baykal'ın avukatları da kabul etti. Baykal'ın avukatlarınca yapılan suç duyurusunda, 'Söz konusu video habervaktim.com adlı internet sitesinde 1 saat süreyle yayınlanmış ve daha sonra kaldırılmıştır' ifadeleri dikkat çekti. Baykal'ın avukatlığını yaptığını iddia eden eski Milletvekili Şahin Mengü'nün 'Biz avukatları kaldırttık' iddiası da kendi bürosunda çalışan avukatlarca yalanlanmış oldu.
Kaset komplolarıyla siyaseti dizayn etmek isteyen çevrelerin buna izin vermeyen Başbakan Erdoğan'ı hedef alması dikkat çekti. Deniz Baykal'ı CHP Genel Başkanlığı koltuğundan eden görüntüleri yayından kaldıran Başbakan Erdoğan'a yönelik çirkin kumpas kuranların komploları da bizzat Baykal'ın avukatları aracılığıyla yaptıkları suç duyurusunda itiraf edildi.
6 Mayıs 2010'de Anayasa değişikliğine ilişkin kanun tasarısının 2. tur görüşmelerinin son oylaması yapılmak üzereyken Meclis kulislerine bomba gibi bir haber düştü. Saatler 01'i gösterirken (7 Mayıs oldu) habervaktim.com. isimli sitede o dönemin Baykal'ın görüntüleri yayınlanmaya başladı. Genelkurul salonundan kulise geçen Başbakan Erdoğan, durumun kendisine bildirilmesinin hemen ardından eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı çağırarak bu görüntülerin kaldırılması talimatını verdi.
Yıldırım bir taraftan ilgili birimleri ararken Başbakanlık Basın Müşaviri Kemal Öztürk de haber sitesini arayarak görüntülerin kaldırılmasına yönelik Erdoğan'ın talimatlarını anlattı. Görüntüler 1 saat içinde kaldırıldı. Deniz Baykal'ın avukatlığını yapan Mutluhan Karagözoğlu tarafından 7 Mayıs 2010'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçlarına yapılan suç duyurusunda kaset tezgahının Başbakan Erdoğan tarafından engellendiği kabul edildi.
Kasetle CHP Genel Başkanlığı koltuğundan ayrılmak zorunda kalan Deniz Baykal'a en sert tepki Doğan Medyasından geldi. Görüntülerin çıktığı dönemde Doğan Grubunda olan Vatan Gazetesi başyazarı Güngör Mengi üst üste iki gün Baykal'ı istifaya davet eden yazılar kaleme aldı. Mengi'nin en dikkat çeken yazısı 'Baykal'ın o koltukta oturması ziyandır' başlığıyla yayınlandı. Doğan Grubunun amiral gemisi Hürriyet yazarları Tufan Türenç, Ahmet Hakan Coşkun da CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ı istifaya davet eden yazılar yazmıştı.
Doğan Grubu medyasının Deniz Baykal'ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesi için çabaları yalnızca köşe yazılarına değil haberlerine de yansımıştı. Baykal'dan sonra genel başkanlık koltuğuna Kemal Kılıçdaroğlu'nun oturması için Hürriyet, Milliyet ve Vatan'ın manşetleri hep aynı oldu. Doğan medyası hep bir ağızdan 'Gandi Kemal geli-yor' diye bir ber hava oluşturuldu. Baykal bu manşetlerle gitti, yerine Kılıçdaroğlu geldi. Kılıçdaroğlu'nun genel başkan seçildiği kongre sonrası Hürriyet, 'Büyük Birleşme', Vatan, 'Halkçı Kemal dönemi', Milliyet 'Hızlı Başladı Heyecan Yarattı' manşetleriyle okuyucularının karşısına çıktı.
Erdoğan, ilgili yayınları durdurmakla kalmayıp bunu yapanların bulunması için de özel olarak ilgilendi. MİT'e talimat verdi. Yine Erdoğan, AK Parti teşkilatlarını da uyararak görüntülerin hiçbir şekilde kullanılmaması yönünde talimat verdi. Başbakan'ın talimatı bazı gazetelerde manşetten verildi. Deniz Baykal'ın o dönem avukatlığını yapan Mutluhan Karagözoğlu tarafından verilen şikayet dilekçesi vakit kaybetmeden işleme alındı, videolar hemen engellendi. Deniz Baykal, kendisi ile ilgili soruşturmayı yürüten Bilişim Savcısı Bülent Yücetürk'ün tüm görüşme taleplerini reddetti. Olayın aydınlanması için istekli davranmadı.






