
Başta Irak ve Rusya olmak üzere İran, Suriye ve Bulgaristan'ın biyolojik silah ürettiğini, kimyasal silah üretimi için de çalışmalar yaptığını belirten Prof. Dr. Nedim Sultan, Türkiye'nin bu konuda tedbirli olması gerektiğini vurguladı.
Yunanistan hariç Türkiye'ye komşu olan tüm ülkelerin biyolojik silah ürettiği bildirildi. Prof. Dr. Nedim Sultan, başta Irak ve Rusya olmak üzere İran, Suriye, Bulgaristan, Lavos, İsrail, Güney Amerika ve Kuzey Kore'nin biyolojik silah üretimi yaptıklarını kaydetti. Sultan, biyolojik silahları üretmenin ve kullanmanın çok kolay olduğunu belirterek, bu silahları çok zayıf ülkelerin hatta terör gruplarının bile üretebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Sultan, Polis Koleji Müdürlüğü'nde kolej öğrencilerine "biyoterörizm" konulu bir konferans verdi. Biyoterörizmin yıllardır var olduğunu hatırlatan Sultan, konunun ABD'ye 11 Eylül 2001 tarihinde yapılan saldırı sonrasında yeniden gündeme geldiğini söyledi.
Terör amaçlı kullanılan biyolojik silahların "kolay yayılabilen, ortam koşullarına dayanan, silah formuna sokulabilen, bulaşıcılık oranı yüksek ancak tedavisi zor mikrop ya da toksitlerden seçildiğini" anlatan Sultan, biyolojik silahların en çok Amerika'da üretildiğini, 1999 yılında yaşanan toplam 175 biyolojik olaydan 125'inin Amerika'da meydana geldiğine dikkat çekti.
Biyolojik silah olarak kullanılabilen şarbon, tularemi (tavşan humması), veba (kara ölüm) ve çiçek hastalığı hakkında bilgi veren Sultan, tüm ülkelerin biyoterörizme karşı önlemler alması gerektiğini bildirdi. Konferansta öğrencilerin sorularını da cevaplayan Nedim Sultan, biyolojik silahlar arasında en tehlikelisinin "çiçek hastalığı" olduğunu belirterek, "Çok bulaşıcı ve tehlikeli olan çiçek hastalığının tedavisi de yok" diye konuştu.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------







