
"Kimse alınmasın ama ‘Boğaziçi Üniversitesi çok liberal ve farklılıkları içerisinde barındıran bir kurumdur’ diyemeyeceğim. Beni aldatmayın çünkü sizin içinizden geldim..." Bu sözler, 28 Şubat sürecinde hocalık yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nde milliyetçi ve dindar olduğu için dışlanan ve bir buçuk sene işsiz kalan Türkiye'nin en genç profesörü unvanlı Mim Kemal Öke'ye ait. Son rektör ataması ile provokatif eylemlere ev sahipliği yapan Boğaziçi Üniversitesi'nin liberal düşüncedeki kurumsal kimliği de tartışma konusu oldu. Prof. Dr. Mim Kemal Öke'nin 2019 yılında gzt.com'da yayınlanan söyleşide, Boğaziçi Üniversitesinin düşünce yapısına dair tahlil ve tecrübeleri üzerine edindiği gözlemleri bugünkü tartışmalara da ışık tutuyor.
28 Şubat’ta Boğaziçi Üniversitesinde çok kötü şeyler yaşadım. Hatırlamak bile istemiyorum. Boğaziçi Üniversitesi eskiden Robert Kolejdi. Ben orada iki yıl okudum. Robert Kolej Yüksek olarak devam ederdi. Biz de Robert Kolej Lise olarak Robert Akademiye oraya giderdik. İlginçtir. Bizim lisede ders yaptığımız oda, Boğaziçi Üniversitesine öğretim üyesi olarak girdiğimde bana tahsis edilen odaydı... Kimse alınmasın ama ‘Boğaziçi Üniversitesi çok liberal ve farklılıkları içerisinde barındıran bir kurumdur’ diyemeyeceğim. Beni aldatmayın çünkü sizin içinizden geldim. Mümkün olan zarafet ve nezaketi göstermeye çalışırlar fakat öyle bir sosyal baskıyla davranırlar ki size, belli ki itiyor. Karşınıza çıkıp, “Mim Kemal ben seni sevmiyorum” deseler daha iyi. Gerçi en sonunda onu da dediler. “Senin bu milliyetçiliğinden, dini yönünden hoşlanmıyoruz. Seni de burada istemiyoruz” dediler.








