
Güngören’de evinde silahla vurulmuş halde ölü bulunan Murat Dilsiz’in (48), intihar etmediği, 16 yaşındaki kızı E.D. tarafından öldürüldüğü belirlendi. E.D.’nin itiraflarının ardından anne Eylem Dilsiz ile abla Rojin Dilsiz tutuklanırken, üç şüpheli hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Sanayi Mahallesi'nde 5 katlı binanın 2'nci katındaki dairede meydana geldi. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söyledi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz'in hayatını kaybettiğini tespit etti. Yapılan incelemede Dilsiz'in yanında silah da bulundu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İddiaya göre, Murat Dilsiz'in kızı E.D. cenaze için gittiği Diyarbakır'da kuzeni Büşra Dilsiz'e babasını silahla öldürdüğünü söyledi. E.D., gece 02.00'a kadar annesi ve babasının tartıştığını, babası uyuduktan sonra annesinin eline silah vererek babasını öldürmesini söylediğini, eldivenleri takarak kanepenin üzerine çıkıp uyuyan babasına ateş ettiğini kuzenine anlattı. Cinayetten sonra ise eldivenleri binanın havalandırmasına attığını ardından duş alıp kıyafetlerini yıkadığını annesinin ise silahı bir bezle temizleyip babasının yanına koyduğunu söyledi. Bunun üzerine Büşra Dilsiz savcılığa giderek şikayette bulundu. Anne Eylem Dilsiz ve abla Rojin Dilsiz gözaltına alındı.
'Silah sesi duymadık'
‘Parmak izim çıkmasın diye eldiven taktım’
Savcılık eylemin tek başına gerçekleşmiş olamayacağını değerlendirdi
Savcılık tarafından, E.D.’nin kendi başına olay öncesinde parmak izinin çıkmaması için eldiven takması gerektiğini, eldiveni bulunmasının mümkün olmayan apartman boşluğuna atması, olaydan sonra duş alıp barut artığı bulaşmış olabilecek kıyafetlerini yıkaması gerektiğini düşünebilecek erginlik düzeyinde olmadığı değerlendirildi. Öte yandan olayın gece vakti hep birlikte ikamet ettikleri evde gerçekleşmiş olduğu halde aynı evin içinde bulunan annesi Eylem ve ablası Rojin'in silah sesini duymamasının mümkün olmadığı, E.D.’nin olayın hemen ardından annesinin yanına gittiğinde babasını vurduğunu söylemesi ve Eylem'in odaya gidip maktulün vurulduğunu gördüğü halde 112'yi aramayarak sabah olmasını beklemesini iştirak halinde değerlendirdi.










