Gündem Hamile fizyoterapistin ölümünün davasında karar açıklandı

Hamile fizyoterapistin ölümünün davasında karar açıklandı

İstanbul Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çıkışında meydana gelen kazada, 7 aylık hamile fizyoterapist Hülya Gencer’in ölümüne ilişkin dava karara bağlandı. Mahkeme, sanığa 5 yıl hapis cezası vererek, 3 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına hükmetti.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi İHA
Hülya Gencer kimdir? Hülya Gencer davası sonuçlandı mı? Hamile fizyoterapistin ölümünün davasında karar açıklandı
Arşiv

İstanbul Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çıkışında meydana gelen kazada, bulunduğu araca beton parçası isabet eden 7 aylık hamile fizyoterapist Hülya Gencer’in ölümüne ilişkin tutuksuz sanık Cahit Arda Arslan’ın yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada sanık avukatları beraata ilişkin taleplerini dile getirirken, müşteki avukatları sanığın cezalandırılmasını istedi.

Beton parçası aracın ön camından içeri girmişti

İstanbul Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çıkışında 10 Ocak 2016 tarihinde Cahit Arda Arsal, emniyet şeridinde seyrederken kontrolsüzce sola yönelip şerit değiştirmiş, önce bir kamyonetin önüne daha sonra da soldaki bariyerlere çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle Arsal'ın otomobili havalanıp ters dönmüştü. Arsal'ın bir başka araçla daha çarpışmasıyla yoldan kopan beton parçası fırlayıp karşı yönden gelen Mehmet Ümit Gencer yönetimindeki aracın ön camından girmişti. Beton parçası, ön koltukta bulunan sürücünün 7 aylık hamile eşi Hülya Gencer'in başına çarparak ölümüne neden olmuştu. Savcılık, 'bilinçli taksir'le Gencer'in ölümüne neden olan Arsal için 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Ehliyeti üç yıl iptal edilecek

Mahkeme, sanık Cahit Arda Arslan’ı ‘taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırarak, sürücü belgesine hükmün kesinleşmesiyle birlikte 3 yıl süre ile el konulmasına hükmetti.

ABD'de sekiz yaşındaki siyahi kız çocuğunu yanlışlıkla öldüren üç polise dava açıldı
DÜNYA
ABD'de sekiz yaşındaki siyahi kız çocuğunu yanlışlıkla öldüren üç polise dava açıldı

Esra Hankulu'nın ölümünde 'Aleyna Çakır' detayı: Ümitcan Uygun'dan pes dedirten sözler
FOTOĞRAF 20
Title
Esra Hankulu, Mamak ilçesi Akdere Mahallesi'nde yalnız yaşadığı evinde, geçen yıl 5 Ağustos'ta ölü bulundu.
Title
Hankulu ile geceyi evde geçiren arkadaşları Dilan Civelek ve Furkan Gürgil ile kamuoyunda 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen’in ölümüyle ilgili devam eden soruşturmada şüpheli olan Ümitcan Uygun gözaltına alındı.
Title
Uygun, 'kasten öldürme' suçundan tutuklanırken, Furkan Gürgil ile Dilan Civelek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Title
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ<br><br>Adli Tıp raporunda Hankulu’nun, künt kafa travması sonrası meydana gelen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlenince, Ümitcan Uygun hakkında 'kendisini savunamayacak durumdaki kişiyi kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, olay sonrası Hankulu’nun cep telefonunu sakladıkları iddia edilen Furkan Gürgil ve Dilan Civelek hakkında ise 'suç delillerini gizlemek' suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. <br>
Title
'ESRA TİTREMEYE VE KASILMAYA BAŞLADI'<br><br>Davanın ilk duruşması Ankara 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü.
Title
Duruşmaya, tutuklu sanık Ümitcan Uygun, bulunduğu cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, tutuksuz sanıklar Furkan Gürgil ile Dilan Civelek hazır bulundu.
Title
ÜMİTCAN UYGUN: BİRLİKTE ESRA'YI BANYOYA GÖTÜRDÜK<br><br> İddianamenin okunmasının savunmasını yapan Uygun, Hankulu ve Dilan Civelek’in evde alkol aldıklarını, Furkan Gürgil ile kendisinin içmediğini, birlikte çorbacıya gittiklerini, saat 02.30 sıralarında Hankulu’nun evine döndüklerini söyledi.
Title
Uygun, \"Birlikte odaya geçtikten 10 dakika sonra Esra titremeye ve kasılmaya başladı. Esra'nın kollarından tutup yere uzandırdım. Furkan'ı odaya çağırdım. Birlikte Esra'yı banyoya götürdük. Saçlarına ve bacaklarına su tuttuk.
Title
\"ÇAY DEMLEDİ BİRLİKTE İÇTİK\"<br><br>Daha sonra kendine geldi. 'Kötüysen hastaneye gidelim' dedim. O da 'İyiyim, gerek yok' dedi. Furkan tuzlu ayran yaptı, içtikten sonra kustu ve kendine geldi. Çay içmek istediğini söyledi. Hatta kendi çay demledi hep birlikte içtik\" ifadelerini kullandı.
Title
\"EVDEN AYRILDIĞIMDA HAYATTAYDI\"<br><br>Daha sonra tekrar odaya giderek uyuduklarını iddia eden Uygun, \"Sabah 08.00 avukatım aradı, adliyede bir başka olay için ifade vermem gerektiğini söyledi. Telefon sesine Esra da uyandı. Evden ayrıldığımda hayattaydı. Dilan ve Furkan da uyuyordu\" dedi.
Title
'MORLUKLARIN NASIL OLUŞTUĞUNU BİLMİYORUM’<br><br>Mahkeme başkanının, adli tıp raporunda Hankulu’nun başına aldığı darbe sonucu öldüğünün tespitini sorması üzerine sanık Uygun, \"Furkan saat 14.00 gibi beni aradı. Esra'nın dudaklarının mosmor olduğunu ve nabzının atmadığını söyledi. Esra ile aramızda tartışma bile yaşanmadı. Vücudundaki morlukların nasıl olduğunu bilmiyorum\" yanıtını verdi.
Title
ALEYNA ÇAKIR'IN FOTOĞRAFLARINA BAKMIŞ<br><br>Bu arada ölen Hankulu'nun ailesinin avukatı, sanık Uygun'un cep telefonunun dijital inceleme raporlarının dosyaya girdiğini, buna göre sanığın olay sabahı kamuoyunda Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen'in fotoğraflarına baktığının tespit edildiğini, bu nedenle Hankulu'yla kavga etmiş olabileceğini söyledi.
Title
\"KAVGA ETMEDİK\"<br><br>Bunun üzerine Uygun, \"Telefonumda sürekli fotoğraflara bakarım. Sayfamda kim varsa anne, baba, arkadaşlar ancak o gün kimin fotoğrafına baktığımı hatırlamıyorum. Esra ile hiç kavga etmedik\" dedi. Uygun, Hankulu’nun telefonundan bazı verilerin silinmesiyle ilgili soruya da \"Bilmiyorum\" cevabını verdi.
Title
'BENDEN BAHSETMEYİN' DEDİ'<br><br>Savunmasını yapan tutuksuz sanık Furkan Gürgil, gece Hankulu ile Uygun’un uyumak için odaya geçtiklerini, o saatten sonra kendilerinin de uyuduğunu belirterek, \"Saat 14.00 gibi uyandık. Esra’nın odasına gittiğimde mosmor olduğunu gördük. Ağzından su gelmişti. Önce Ümitcan Uygun’u, ardından da 112’yi arayarak yardım istedim. Eve gelen sağlık ekiplerinin öldüğünü söylemesi üzerine Ümitcan’ı birkaç kez daha aradım. Ümitcan ‘benden bahsetmeyin’ dediği için ilk ifademde söylemedim\" dedi.
Title
'DAHA ÖNCE KAVGA ETMİŞLERDİ'<br><br>Sanık Dilan Civelek de, Ümitcan Uygun’un telefonda, \"'Ne içip ne yediyseniz polise söyleyin; ancak benden bahsetmeyin' dedi. Daha önce Ümit’in sosyal medyadan kızlarla yayın yaptığını Esra’ya söylemiştim. O nedenle kavga etmişlerdi. Beni olay nedeniyle tehdit etmişti. Furkan ile konuşmasındaki ses tonunda tehdit ettiğini düşündüm\" dedi.
Title
Her iki sanık da, Hankulu’nun cep telefonunu sakladıkları yönündeki suçlamayı ise kabul etmedi.
Title
Tanıkların dinlenmesi ardından taraf avukatlarının beyanları alındı.
Title
Savcının mütalaasının ardından Ümitcan Uygun’un tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi.
Title
Title
Esra Hankulu'nın ölümünde 'Aleyna Çakır' detayı: Ümitcan Uygun'dan pes dedirten sözler
Ankara'da 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen'in ölümüyle ilgili soruşturmada şüpheli olan Ümitcan Uygun'un (28), Esra Hankulu'nun (25) evinde ölü bulunmasıyla ilgili davada 'kasten öldürmek' suçundan tutuklu yargılanmasına başlandı. Esra Hankulu'nun ölü bulunmasına ilişkin erkek arkadaşı Ümitcan Uygun ve arkadaşları Dilan Civelek ile Furkan Gürgil hakim karşısına çıktı. Şüpheliler hakim karşısında savunmalarını yaptı. Ümitcan Uygun'un ifadesi ve Esra Hankulu'nun ölümünde 'Aleyna Çakır' detayı dikkat çekti. İşte mahkemede verilen ifadelerin detayları...

Şule Çet davasında yeni gelişme: 'İntihara meyilliydi' diyerek kişisel bilgilerini delil olarak sunan sanık avukatına hapis cezası
FOTOĞRAF 24
Title
Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet, 29 Mayıs 2018'de Ankara'da lüks plazanın 20'nci katından düşerek yaşamını yitirdi.
Title
İlk olarak olayın intihar olduğu ileri sürülürken, gözaltına alınıp serbest bırakılan Çağatay Aksu (34) ve Berk Akand (33), soruşturma kapsamında daha sonra tutuklandı.
Title
SANIK AVUKATI: İNTİHARA MEYİLLİYDİ<br><br>Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada yargılama sırasında sanıklardan Çağatay Aksu'nun avukatı Levent Ekmen, Şule Çet'in intihara meyilli olduğunu ileri sürerek, ders notlarını içeren kişisel veri niteliğindeki transkripti ile kullandığı ilaçlara ilişkin reçetesini mahkemeye delil olarak sundu.
Title
HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI<br><br>Yargılama sonunda Çağatay Aksu'ya 'kasten öldürmek', 'nitelikli cinsel saldırı', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'suç delillerini yok etme' suçlarından müebbet ve 12 yıl 6 ay, sanık Berk Akand'a ise tüm suçlarda Aksu'ya yardım ettiği gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi.
Title
Kararda, sanık Çağatay Aksu'nun, zor durumda olan Şule Çet'i iş bulma vaadiyle içkili mekana çağırdığı ve daha sonra psikolojik baskı uygulayarak plazaya gelmesini sağladığı ve cinsel saldırıda bulunduğu belirtildi.
Title
AVUKAT HAKKINDA AĞIR CEZADA DAVA<br><br>Çet ailesi, sanık Çağatay Aksu'nun avukatı Levent Ekmen hakkında, Şule Çet'in özel hayatına yönelik bilgileri hukuka aykırı şekilde temin ettiği, kişisel veri niteliğindeki reçete ve transkripti mahkemeye ibraz etmek suretiyle adil yargılamayı etkilemeye çalıştığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Title
Soruşturma sonunda Ekmen hakkında Ankara 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
Title
SANIK AVUKATI: SUÇ İŞLEDİĞİMİ DÜŞÜNMÜYORUM<br><br>Avukat Ekmen, savunmasında 30 yıllık avukat olduğunu, bunun 25 yılının ceza davalarında geçtiğini belirterek, \"Rapor maktulenin intihara meyilli olduğunu gösteren bir rapordur. Benim böyle bir belgeyi sunmamam vicdana sığmaz. Bu belgeleri ben araştırarak bulmadım. Rahatça ulaşılabilecek türde evraklardır. Ben suç işlediğimi düşünmüyorum. Bana göre bu raporların mahkemeye sunulmaması suçtur. Beraatimi talep ederim. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına muvafakatim yoktur\" dedi.
Title
'AVUKATA BELGELERİ BİZ VERDİK'<br><br>Duruşmada tanık olarak dinlenen Çağatay Aksu'nun babası Sayit Aksu ise Şule Çet'e ait belgeleri avukata kendilerinin verdiğini ileri sürerek, \"Bir tanesi Adana Yüreğir Hastanesi'nden alınan rapor, bir tanesi de transkript. Bizim devraldığımız bir iş yeri vardı.
Title
Oradaki çalışanları işten çıkarmıştık. Şule Çet de oradaki eski çalışanlardandı. Ancak paraya ihtiyacı olduğu için onu işten çıkarmadık. Eski patronu özlük dosyasını bize vermişti. <br>
Title
Olaylar olduktan sonra oğlum bu dosya içerisindeki bir raporu avukatına verdi. Bu raporun özlük dosyasına nasıl girdiğini, kim tarafından verildiğini ben bilmiyorum\" dedi.
Title
AVUKATA HAPİS, ANNE VE BABAYA SUÇ DUYURUSU<br><br>Mahkeme heyeti, sanık Levent Ekmen'e 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma' suçunu işlediği kanatine vararak, TCK'nın 1361 maddesi kapsamında önce 3 yıl hapis cezası verirken, bu cezayı duruşmalardaki olumlu tavrı nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına düşürdü.
Title
Mahkeme ayrıca sanık savunması ve tanık beyanını dikkate alarak Çağatay Aksu'nun babası Sayit Aksu ve annesi Gülümser Aksu hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.<br>
Title
'KADINI SORGULAYAN DELİLLER HUKUKA AYKIRI'<br><br>Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, kararı değerlendirdi. <br><br>Yıldırım, yargılama sürecinde Şule Çet'in özel hayatı ile ilgili alınan raporları, söylemlerin 'savunma' adı altında kamuoyuna kötü imaj ile yansıtılmaya çalışıldığını belirterek, şunları kaydetti:
Title
\"Tabii mahkeme bunların hiçbirine itibar etmedi. Neticesinde hüküm kurdu. Şule'nin özel hayatına yönelik birçok bilgi hukuka aykırı olarak ele geçirildi ve medyaya servis edildi.
Title
Bunun neticesinde biz de bir suç duyurusunda bulunduk. Bu raporların kimin tarafından alındığının belirlenip soruşturma başlatılmasını istedik.
Title
Bununla ilgili yapılan soruşturma neticesinde Çağatay Aksu'nun vekili avukat Levent Ekmen'e 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Title
Bu karar Şule'nin veya diğer kadın cinayetlerinde kadını sorgulayan, kadının özel hayatıyla ilgili söylemlerde bulunma noktasında delillerin ne derece hukuka aykırı olduğunu ve bunun ne derece savunma hakkı içerisinde yer almadığını ortaya koydu. Bu bizim için çok değerli.''
Title
'BARONUN DA SORUŞTURMA AÇMASINI BEKLİYORUZ'<br><br>Şule Çet’in kişisel verilerinin mahkemeye sunulduğunu hatırlatan Yıldırım, ''Şule'nin intihara meyilli olduğu iddia ediliyordu. Bunu 'Şule'nin notları kötüydü, intihar etti' diye öne sürdüler.
Title
Bu raporlar bir şekilde birileri tarafından sanıklara verilmiş ve onlar da dosyaya sundular. Bunlar kişisel veriydi. Hiçbir şekilde mahkeme veya savcılık izni olmadan dosyanın içerisine konulamazdı.
Title
Çağatay Aksu'nun annesi Gülümser Aksu ve babası Sayit Aksu hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.
Title
Avukat bu raporları sanığın anne ve babasının kendisine getirdiğini söyledi. Aslında iştirak halinde bu suçu işlediklerini belirtti.
Title
Aynı cezayı alacaklarını düşünüyoruz. Bununla ilgili baronun da bir soruşturma yapmasını bekliyoruz. Hem aldığı ceza itibarıyla avukatlık mesleğine engel hem de yaptığı bu işlemin disiplin anlamında bir ceza gerektirdiğini düşünüyoruz\" diye konuştu.
Title
Şule Çet davasında yeni gelişme: 'İntihara meyilliydi' diyerek kişisel bilgilerini delil olarak sunan sanık avukatına hapis cezası
Ankara'da, üniversite öğrencisi Şule Çet'in (23) plazanın 20'nci katından düşerek, ölmesiyle ilgili sanıklar Çağatay Aksu (34) ve Berk Akand'ın (33) müebbet ve farklı hapis cezalarına çarptırıldığı davada avukat Levent Ekmen, genç kızın okul notlarını içeren transkripti ile reçetesini, intihara meyilli olduğunu kanıtlamak için delil olarak sunması nedeniyle mahkum oldu. Sanık Çağatay Aksu'nun avukatı Levent Ekmen, 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aksu'nun anne ve babası hakkında da aynı suçtan suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.