
Nostradamus'un kehanetlerini bile 'herkes her şeyi bizden aldı' yaklaşımıyla İbn-i Arabi'ye dayandırmaya çalışanlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, bu iddiaların bilimsel hiçbir kanıtı olmadığını söyledi
FATMA DURMUŞ / HABER MERKEZİ
"Havas ilmine, astoroloji ve kehanete yönelik eserler İbn-i Arabi'ye dayandırıldı. Bir yoga metni bile Arabi'ye izafe edildi" diyen Profesör Kılıç, Arabi'ye atfedilen yoga metninin zaman içerisinde nasıl ona aitmiş gibi gösterildiğini şu şekilde açıkladı: "Müslüman olan bir Hint'li tarafından önce Farsçaya daha sonra da bir Arap yazar tarafından Arapça'ya çevrilen bu kitabın girişine yazar şu ibareyi koydu: "Muhyiddin İbn-i Arabi'ye bu kitabı gösterdim. Baktı, inceledi ve muhteşem bir eser dedi." Bu ibarenin ne kadar gerçekle alakası olduğunu bilmiyoruz. Ancak bu ibareyle çevrilen kitap zaman içinde çoğaltılırken İbn-i Arabi'nin üzerine kaldı. Kitabın Adı 'Havz-ul Hayat'. Tasavvuf üzerine çalışan ve kitaplar yazan bazı Osmanlı uleması da bu eserden İbn-i Arabi'nindir diyerek faydalandılar." Kılıç, Arabi'yi izafe edilip de onun olmayan başka bazı eserlerin de adlarını verdi. Buna göre o kitaplar şunlar: " Şeceret-ül Kevn (Hayat Ağacı). Risale-i Ehadiye- Dürrü Meknun (Gizli İnciler- Gerçek yazarı: Ahmet Bican.) Prof. D. Kılıç, İbn-i Arabi'ye dayandırılan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ve akibetini anlatan Şecere-tül Numaniye adlı eserin de ona ait olmadığını savundu. Kılıç; "Osmanlı Devleti'nin kurulacağını, kaç yıl payidar kalacağını ve nasıl son bulacağını anlatan Şecere-tül Numaniye (Numan'ın Soy ağacı) adlı kitap da ona dayandırılıyor. Bu kitap Hanefi Mezhebi'nin kurucusu Numan Bin Sabit'e gönderme yaparak Osmanlı'nın bir hanefi devlet olduğunu da anlatır. Ancak bu kitabın 16.yüzyıldan geriye metni bulunmamaktadır." dedi. İbni Arabi'nin Halep'de bulunduğu sıralarda kendi yazdığı kitapların listesini yaptığını ve bu listede 250 kitabı naklettiğini hatırlatan Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kitap listesinde Şecere-tül Numaniye'nin adı yok. Ancak İbn-i Arabi listenin sonunda 'hatırlamadıklarım olabilir' diyor. Ama O sırada Halep'de yani Anadolu coğrafyasındaydı. Bu coğrafyaya dair bir eseri hatırlamayacağını sanmıyorum. Bu kitabın Osmanlı devrinde yazılıp İbnül Arabi'ye izafe edildiğini düşünüyorum.
Şimdiki veriler ışığında konuştuğumuz zaman bu kitabın ona ait olmadığını söyleyebiliyoruz. Bu kitabın gerçek yazarının kim olduğunu ise bilmiyoruz."
----------------- imza------------------







