
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail’in toprak gasbı bitmeden kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi.
İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, toplantının 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirtti.
BELİRSİZLİK DÖNEMİ
KURUMLARIN İTİBARI YERE SERİLDİ
TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞIYORUZ
KATKIMIZ SÜRECEK
BARIŞIN KAPISI
Bölgeye ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir.”
POTANSİYELİMİZİ KULLANACAĞIZ
Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeostratejik konumuyla Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla, aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi, bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz.
Savunma ağı oluşturmalıyız
- Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak bu alanda ittifaktan beklentilerinin çok olduğunu söyleyen Erdoğan,“Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi’nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz”ifadesini kullandı. Türkiye’nin bu katkılarına rağmen Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiğini vurgulayan Erdoğan,“İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi, dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız”diye konuştu.
Güçlü irade ortaya koyun
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile telefonda görüştü. İki ülkenin ikili ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediklerini, bunun için karşılıklı adımlar atmayı sürdürmenin önemli olduğunu belirten Erdoğan, Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nde Avrupa’nın NATO zemininde kendi savunmasını kuvvetlendirmesini ve “Transatlantik bağın” muhafazası için güçlü bir iradenin ortaya konulmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye olarak Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın kalıcı bir barışla neticelenmesi için gayret gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, müzakerelerin yeniden başlatılması ve diplomatik sürecin canlandırılması için çalıştıklarını belirtti.
Amacımız Türk Yüzyılı inşa etmek
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Bakü’de düzenlenen Türk Dünyası Haftası’nın açılışına mesaj gönderdi. “Türk dünyasındaki kurumsal iş birliğimizin tezahürleri olan Türk iş birliği teşkilatları bünyesindeki faaliyetlerimizi büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarından da ilham alarak her geçen gün derinleştiriyor ve çeşitlendiriyoruz” diyen Erdoğan, “Türkiye’nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı’nı inşa etmesidir” ifadelerini kullandı.










