İsrail’in toprak gasbı bitmeden barış olmaz

04:0030/06/2026, Salı
G: 30/06/2026, Salı
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail’in toprak gasbı bitmeden kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi.

İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, toplantının 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirtti.

BELİRSİZLİK DÖNEMİ

“Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor”
vurgusu yapan Erdoğan,
“İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız”
değerlendirmesinde bulundu.

KURUMLARIN İTİBARI YERE SERİLDİ

Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Erdoğan,
“Başta Gazze ve Lübnan’da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO’nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum”
diye konuştu.

TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞIYORUZ

Mevcut jeopolitik denklemin NATO’nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayan Erdoğan,
“Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayiiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz”
görüşünü paylaştı.

KATKIMIZ SÜRECEK

Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirten Erdoğan,
“Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayii Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız” dedi. NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceklerini ifade eden Erdoğan, “Bu noktada ABD’yle İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz”
dedi.

BARIŞIN KAPISI

Bölgeye ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir.”

POTANSİYELİMİZİ KULLANACAĞIZ

Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeostratejik konumuyla Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla, aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi, bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz.

Savunma ağı oluşturmalıyız

  • Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak bu alanda ittifaktan beklentilerinin çok olduğunu söyleyen Erdoğan,
    “Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi’nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz”
    ifadesini kullandı. Türkiye’nin bu katkılarına rağmen Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiğini vurgulayan Erdoğan,
    “İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi, dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız”
    diye konuştu.

Güçlü irade ortaya koyun

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile telefonda görüştü. İki ülkenin ikili ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediklerini, bunun için karşılıklı adımlar atmayı sürdürmenin önemli olduğunu belirten Erdoğan, Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nde Avrupa’nın NATO zemininde kendi savunmasını kuvvetlendirmesini ve “Transatlantik bağın” muhafazası için güçlü bir iradenin ortaya konulmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye olarak Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın kalıcı bir barışla neticelenmesi için gayret gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, müzakerelerin yeniden başlatılması ve diplomatik sürecin canlandırılması için çalıştıklarını belirtti.

Amacımız Türk Yüzyılı inşa etmek

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Bakü’de düzenlenen Türk Dünyası Haftası’nın açılışına mesaj gönderdi. “
    Türk dünyasındaki kurumsal iş birliğimizin tezahürleri olan Türk iş birliği teşkilatları bünyesindeki faaliyetlerimizi büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarından da ilham alarak her geçen gün derinleştiriyor ve çeşitlendiriyoruz
    ” diyen Erdoğan, “
    Türkiye’nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı’nı inşa etmesidir
    ” ifadelerini kullandı.


#Recep Tayyip Erdoğan
#Politika
#Diplomasi