Gündem Muhsin Yazıcıoğlunun ölümüne ilişkin 4 kamu görevlisi yargılanıyor Zirvede arama yapılmasına hava şartları müsaade etmedi

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin dava tamamlandı mı?

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin 4 kamu görevlisi yargılanıyor: Zirvede arama yapılmasına hava şartları müsaade etmedi

BBP kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin bulunduğu helikopterin düşmesinin ardından yapılan arama çalışmalarında ihmali bulunduğu iddiasıyla haklarında "görevi kötüye kullanma" suçundan dava açılan, aralarında eski Adana Jandarma Bölge Komutanı Ali Lapanta'nın da bulunduğu 4 sanık, hakim karşısına çıktı. Ali Lapanta, "Bölgeyi aradık ancak hava muhalefeti nedeniyle zirveye çıkamadık. 'Bölge aranmadı' ifadesi doğru değil ama zirveye çıkılmadığı doğrudur. Çıkılmaya çalışılsaydı başka facialara sebebiyet verilebilirdi" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi AA
Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ablası Maviş Ocak, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.
Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ablası Maviş Ocak, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında, arama çalışmalarında ihmali bulunduğu iddiasıyla "görevi kötüye kullanma" suçundan haklarında dava açılan, aralarında eski Adana Jandarma Bölge Komutanı Ali Lapanta'nın da bulunduğu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Muhsin Yazıcıoğlu davasında savcı mütalaasını açıkladı: Eski istihbarat amirine 2 yıla kadar hapis talebi
GÜNDEM
Muhsin Yazıcıoğlu davasında savcı mütalaasını açıkladı: Eski istihbarat amirine 2 yıla kadar hapis talebi

Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ablası Maviş Ocak, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

Muhsin Yazıcıoğlu

Sanık Birdal yazılı savunmasını tekrar etti

  • Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düştüğü tarihte Adana Jandarma Bölge Komutanı olan emekli korgeneral Ali Lapanta, eski Kurmay Başkanı Mazlum Koçoğlu, dönemin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal ve eski Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, bulundukları illerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile duruşmaya bağlandı. Sanık Birdal, mahkemeye sunduğu yazılı savunmasını tekrar ettiğini belirtti.

Muhsin Yazıcıoğlu suikastında Kozanlı izi: 2009 yılında iki kez aranmış
GÜNDEM
Muhsin Yazıcıoğlu suikastında Kozanlı izi: 2009 yılında iki kez aranmış

İddiaların doğru olmadığını ifade eden Birdal, "Uçuş planının hangi adreslere çekileceği görevlinin yapacağı işlemdir ve usulüne uygun doldurulup ilgili yerlere mesaj çekilmiştir. Bu konuda herhangi bir suç istinat edilmesi doğru değildir." dedi.

"Görev ve yetkiler birbirine karıştırılmış"

  • Helikopterde bulunan cihazın kırılmasından dolayı konum bilgisi alınamaması gibi bir durumla ilgili de suçlanmasının doğru olmadığını öne süren Birdal, iddianamede görev ve yetkilerin birbirine karıştırılmış durumda olduğunu savundu.

FETÖ yerini biliyordu
GÜNDEM
FETÖ yerini biliyordu

"Bizim görevimiz değil"

  • Birdal, helikopterdeki antenin yolculara anlatılması gibi bir görevlerinin bulunmadığını, bunun farklı bir kurumun görevi olduğunu söyledi. Hakimin "Hangi kurumun görevi?" sorusu üzerine sanık Birdal, "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanıdır." yanıtını verdi.

"Kusurlu kimse olmadığı anlaşıldı"

Olaydan sonra soruşturma yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine Birdal, soruşturma yapıldığını ve kusurlu kimse olmadığının anlaşıldığını ifade etti. Sanık Ali Arıduru ise olay sırasında Sivil Havacılık Genel Müdürü olarak görev yaptığını, olayı duyunca koordinasyon için genel müdür yardımcılarına gerekli talimatları verdiğini kaydetti.

İlkeli duruşuyla dikkati çeken bir lider: Muhsin Yazıcıoğlu
FOTOĞRAF 25
Title
Muhsin Yazıcıoğlu 31 Aralık 1954'te Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı köyünde hayata gözlerini açtı.
Title
İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu.
Title
Muhsin Yazıcıoğlu 1978'de yoluna Ülkücü Gençlik Derneğinin Kurucu Genel Başkanı olarak devam etti. 1980'de ise Yazıcıoğlu artık Genel Başkan Müşaviri olarak MHP'deydi.
Title
Eller silah değil, kalem tutmalı Anadolu gençliğinin okuyarak adam olması, milletine ve vatanına hizmet etmesi gerektiği düşüncesiyle hareket eden Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken devrin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e mektup yazarak, Eller silah değil, kalem tutmalı. diyen bir gençlik lideriydi.
Title
Yazıcıoğlu, 1980 askeri darbe öncesi dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak gençliğin sürüklendiği kaos ve kardeş kavgasını gören bir siyasi ferasetin de sahibiydi.1980 askeri darbesi, birçok kişi gibi Yazıcıoğlu için de dönüm noktası oldu.
Title
Yazıcıoğlu, MHP ve ülkücü kuruluşlar davası sanığı olarak yargılanırken 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı.Dava sonunda Yazıcıoğlu, herhangi ceza almadı.
Title
Milletini ve devletini aşk derecesinde seven Muhsin Yazıcıoğlu, darbe döneminde tüm yaşadıklarına rağmen Avrupa Birliği İnsan Hakları gözlemcilerinin İşkence yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Türk devletini size şikayet edecek birisi değilim. diyerek yaşadıklarını sineye çeken ve devletine küsmeyen bir lider olarak 1987'de yine milletine hizmet için siyasete kaldığı yerden devam etti.
Title
Yazıcıoğlu, Milliyetçi Çalışma Partisinin Genel Sekreter Yardımcılığı görevine geldi.
Title
Partiyle yol ayrımı Yazıcıoğlu, 1991 yılındaki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas'tan milletvekili seçilirken, partisiyle 1992'de yol ayrımına geldi.
Title
Türk, Anadolu'da bin yıldır hükümran olan ve İslamiyet ile bir araya, aynı hedefe yönelen büyük bir milletin adıdır. Fatih, Selahaddin Eyyubi, Sokullu, Mimar Sinan, Mevlana, Mehmet Akif bu coğrafyaya İslamiyet'i nakşetmiş Türk ulularıdır. Milletimizle, bin yıldır İslamiyet'in şerefiyle şereflendiği, İslam sancağını zirvelere diktikleri için iftihar ediyoruz. Bu tarihin ve kader birliğinin bu topraklardan yükselecek yeni bir hamleye sağlam bir başlangıç teşkil ettiğine inanıyoruz. diyerek bir grup arkadaşıyla Milliyetçi Çalışma Partisinden ayrılan Yazıcıoğlu, 1993'te Kurucu Genel Başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) kurdu.
Title
Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP'la yaptıkları ittifakla yeniden Meclise girdi. Yazıcıoğlu, 1996'da ANAP'tan istifa ederek, yeniden BBP'ye döndü.
Title
BBP'nin seçimi protesto etmesi nedeniyle partiden istifa eden Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde Sivas'tan bağımsız milletvekili seçildi ve TBMM'ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.
Title
İlk kez helikopter kiralayarak miting yapıyoruz Muhsin Yazıcıoğlu, 2009'da zor şartlarda yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak mitinge katıldı ve tüm imkansızlıklara rağmen seçimler için iddialıydı.
Title
Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız. diyen Genel Başkan Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ın ardından Yozgat'ta yapacağı mitinge giderken 25 Mart 2009'da Göksun ilçesi kırsalında düştü.
Title
Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.
Title
Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009'da Kocatepe Camisi'nde düzenlenen törenin ardından vasiyeti üzerine Ankara'daki Taceddin Dergahı'na defnedildi.
Title
Ölümünün ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nun ismi Sivas ve Anadolu'nun birçok şehri ile Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerde cami, cadde, park, okul ve vakıflara verilerek yaşatılıyor.
Title
Üşüyoruz Reis... Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra hem şair hem de gönül adamıydı. Mamak Cezaevi'nde bulunduğu dönemde yazdığı Üşüyorum şiiri ise adeta kaderi oldu. Vefatın ardından Üşüyorum şiiri sevenleri tarafından adeta sembol haline getirildi. Yazıcıoğlu'nun şiirinde, ...Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum... dizeleri yer almaktaydı. Mamak zindanlarının en acımasız döneminde bile bu acıdan bir mefkure oluşturan, umudunu kaybetmeyen Yazıcıoğlu'nun, Gül, gül ki gül yüzünde binlerce güller açsın Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın... şiiri unutulmuyor.
Title
Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam Muhsin Yazıcıoğlu, 28 Şubat döneminde bazı güçlerin ülke birliğini ve huzurunu bozma, demokrasiye balans ayarı verme teşebbüslerine karşı Hepimiz bir kilimin desenleriyiz. düsturuyla siyaset yapmıştı.
Title
İdeali, Bir hayalim var. Başını örtenle açanın, aynı üniversitede yasaksız, kavgasız, kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum. Bir hayalim var, Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımı olmadan zengin ve fakir ayrıcalığı görülmeden, imtiyazsız, sınırsız bir Türkiye istiyorum. sözlerinde hakikat bulan Yazıcıoğlu, Namlusunu millete çevirmiş tanka asla selam durmam. diyerek oyunu bozan ilkeli ve kararlı bir çıkış göstermişti.
Title
BBP'nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklamalarla da siyasete damga vurdu.
Title
Muhsin Yazıcıoğlu'nun beraberindeki 5 kişiyle irtihal ettiği helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturma ve davalar Ankara ile Kahramanmaraş'ta devam ediyor.
Title
Title
Title
İlkeli duruşuyla dikkati çeken bir lider: Muhsin Yazıcıoğlu
Yaşantısını vatan ve millet sevgisine adayan, darbe dönemlerinde yaşadıklarına rağmen devletine küsmeyen ve Anadolu gençliğinin okuyarak adam olmasını hedefleyen bir lider olarak öne çıkan Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 11. yılında dualarla anılıyor.

Yazıcıoğlu'nu ölüme götüren halkalar
GÜNDEM
Yazıcıoğlu'nu ölüme götüren halkalar

"Gerekeni yaptık"

  • Daha sonra Başbakanlıkça kriz koordinasyon masasının oluşturulduğunu öğrendiğini ve kuruma gelen bilginin buraya iletilmesi gerektiğinin kendisine söylendiğini anlatan Arıduru, "20'ye yakın arkadaşla gelen her türlü bilgi ve belgeyi buraya ilettik. Genel müdür olarak ve genel müdürlük olarak yapılması gerekenleri yaptık. Gelen her türlü bilgiyi sıralı amirlerimize ilettik." dedi.

Arıduru, Sivil Havacılık Kurumunun helikopterdeki antenin kullanımının yolculara anlatılması gibi bir görevinin bulunmadığını, bu görevin kaptan pilotta olduğunu söyledi.

Sosyal medya Muhsin Yazıcıoğlu'nun bu görüntülerini konuşuyor
OYNAT 00:00
Sosyal medya Muhsin Yazıcıoğlu'nun bu görüntülerini konuşuyor
BBP'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun aracında seyir halindeyken namaz kıldığı görüntüler gündem oldu. Sosyal medyada yayınlanan görüntülerde Muhsin Yazıcıoğlu'nun makam aracı otoyolun kenarında kendisini bekleyen kalabalığın yanında duruyor. Yazıcoğlu'nun koruması aşağı inmesi için aracın kapısını açıyor. O anda Merhum Yazıcıoğlu'nun namaz kıldığını gören koruma kapıyı kapatarak çevredekilere el işaretiyle Muhsin Yazıcıoğlu'nun namaz kıldığını söylüyor. Yazıcıoğlu namazını kıldıktan sonra araçtan çıkarak bekleyen kalabalıkla teker teker tokalaşıyor.

"Yasal görevim olmamasına rağmen insani duygularla bölgeye gittim"

  • Ali Lapanta da olay sırasında 8 ilden sorumlu Adana Bölge Komutanı olduğunu, durumu öğrendikten sonra Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde kurulan kriz merkezine gittiğini anlattı. Yönetmelik gereği arama kurtarma koordinatörünün Sivil Havacılıkta olduğunu belirten Lapanta, "Arama kurtarma faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan personelin bölgeden teminini sağladım. İçişleri Bakanının talimatıyla gereken katkıyı sağladım, koordinatörlük yaptım. Yasal görevim olmamasına rağmen insani duygularla bölgeye gittim." diye konuştu.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yeni iddianame hazırlandı
GÜNDEM
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yeni iddianame hazırlandı

Olaydan sonra kendisi aleyhinde çok sayıda haber yapıldığını, tamamının iftira ve algı operasyonu olduğunu savunan Lapanta, olayın "Ergenekon"a bağlanmaya çalışıldığını ancak başarılı olunamadığını, bu süreçte görev alan hakim ve savcıların da daha sonra FETÖ'den ihraç edildiğini kaydetti.

"Bölgeyi aradık ancak hava muhalefeti nedeniyle zirveye çıkamadık"

Lapanta, arama kurtarma çalışmalarında zirvelere bakılmadığı iddiasına ilişkin ise şunları söyledi:

  • "Kar yağışı tipi şeklinde devam ediyordu ve görüş mesafesi 10 metreydi. Düz yolda dahi arama yapamazsınız ama biz olayın önemi de dikkate alarak arama faaliyetleri yaptık. Bölgeyi aradık ancak hava muhalefeti nedeniyle zirveye çıkamadık. 'Bölge aranmadı.' ifadesi doğru değil ama zirveye çıkılmadığı doğrudur. Çıkılmaya çalışılsaydı başka facialara sebebiyet verilebilirdi. Bütün riskleri göze alarak arama kurtarma faaliyetlerini gerçekleştirdik. Sadece biz değil sivil arama kurtarma ekipleri de zirvede arama yapamadı. Yapmadı değil yapılamadı, hava şartları müsaade etmedi."

"Benim sorumluluğum bulunmuyordu"

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen bilgilerin dikkate alınmadığı yönündeki iddiaların da gerçek dışı olduğunu savunan Lapanta, ihtiyaç duyulan bütün birliği fazlasıyla gönderdiğini ve arama kurtarma faaliyetlerine gece gündüz katkı sunduğunu belirtti. Lapanta, "Dünyanın hiçbir yerinde kötü hava koşullarında arama kurtarma faaliyeti yapılmaz. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Bütün riskleri göze alarak görevimizi layıkıyla yerine getirdik." ifadelerini kullandı. Lapanta, sorumluluğun il kriz yönetiminde yer alanlarda olduğunu, kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü.

"Arama yapmak isteyen köylüler silahla tehdit edildi mi?"

  • Avukatların sorularına da cevap veren Lapanta, "Keş Dağı'nda arama yapmak isteyen köylüler silah tehdidiyle durduruldu mu?" sorusuna, "Benim sorumluluğumda değil, İl Jandarma Komutanlığının sorumluluğundaydı." diye yanıt verdi.

Eski Kurmay Başkanı Mazlum Koçoğlu ise olayın duyulmasından 20 saat sonra Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı harekat merkezinde olduğunu, buraya gelen her türlü ihbar ve bilgilerin düzenli tutulmasını sağladığını kaydetti.

"O deftere kim imza attıysa ona sormak lazım"

"Benim orada bulunan herhangi birine emir verme yetkim yok, amacım sadece bilgilerin doğru tutulmasını sağlamaktı. Harekat merkezine vardığımda bazı kayıtlar işlenmemişti. İşlenmesi için yol gösterdim. Bir düzensizlik vardı." ifadelerini kullanan Koçoğlu, kayıt defterlerinde bazı saatlerin daha sonra eklendiği iddialarına ilişkin de "O deftere kim imza attıysa ona sormak lazım. Atılı suçu işlemedim, beraatımı talep ediyorum." diye konuştu.

Duruşma ertelendi

  • Bu arada, iddianameye "kağıt parçası" diyen bir sanık avukatı hakim tarafından uyarıldı. Avukatların savunmasının ardından hakim, duruşmayı 29 Ocak'a erteledi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, helikopterin düştüğü tarihte Adana Jandarma Bölge Komutanı olan emekli korgeneral Ali Lapanta, eski Kurmay Başkanı Mazlum Koçoğlu, dönemin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal ve eski Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar cezalandırılmaları talebiyle dava açılmıştı.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.