Perakendedeki sinarşinin sırrı!

Şükrullah Dolu
00:0013/12/2010, Pazartesi
G: 12/12/2010, Pazar
Yeni Şafak
Perakendedeki sinarşinin sırrı!
Perakendedeki sinarşinin sırrı!

Çok değil, bundan 1.5 yıl öncesine kadar markalar dünyasında bir anarşi yaşanıyordu. 'Kira isyanı' başlığı ile gündemi belirleyen haberlere göre markalar, kriz ortamında alışveriş merkezlerinden (AVM) kiralarda indirim yapılmasını talep ediyorlardı. Bu gelişmeler üzerine bazı AVM'ler indirim yaptı, bazıları ise bunun mümkün olmadığını belirtip rest çekti. Tartışmalar, perakende sektörünün çatı örgütlerinden Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği'nin (AMPD) dağılmasını gündeme getirmişti. AVM'cilerin Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği'ni (AYD) kurmasını takip eden günlerde yerli markaları çatısı altında toplayan Birleşmiş Markalar Derneği de (BMD) AMPD'den ayrılmayı tartışmaya başlamış, hatta bu konuda üyelerine yönelik bir anket çalışması başlatmıştı.

İşte böylesine karmaşık bir süreçte, AMPD'nin başkanlığına Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane seçildi. Sabancı Holding'in 'Halka açık yüzü' olarak dikkat çeken Mehmet Nane, sektörel ayrışmayı yatıştırıp AMPD'de 'Birlik' dönemini başlattı. Buna göre AMPD'de temsil edilen her alt sektör için özel kurullar oluşturdu ve her sektörün hakkının korunacağı mesajını verdi. Fakat Mehmet Nane'nin sadece konuşmadığı, aynı zamanda konuştuklarını hayata geçirdiği ortaya çıktı. İstanbul'u bölge ülkeler için alışverişin merkezi yapacak İstanbul Shopping Fest projesi bunun bir göstergesi. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere birçok kamu ve özel sektör kuruluşunun katılımı ile hayata geçirilen projenin üç tane eş başkanı var: AYD Başkanı Hakan Kodal, BMD Başkanı Yılmaz Yılmaz ve AMPD Başkanı Mehmet Nane. Yılmaz Yılmaz'ın sözcülüğünü yaptığı projenin tanıtım toplantısında Mehmet Nane, herhangi bir katılımcı gibi duruyordu. Bunun nedenini sorduğumda Mehmet Nane, "Projenin sunumunu Yılmaz bey üstlendi. Çünkü en çok o çalıştı" diyerek diğergamca bir cevap verdi. Böylece sektördeki anarşiden sinarşiye (Anarşinin zıddı, uyum) geçişin sırrı ortaya çıktı.


Anadolu ailesini bozmayacak yönetim

Aslen Sivaslı olan, ancak Şölen Çikolata'yı Gaziantep'te kurarak sektörde 20 yılı geride bırakan Çoban ailesi de kurumsallaşma kervanına katıldı. Şölen'de kurumsal yönetim stratejisi kapsamında güçler ayrılığı prensibi benimsendi ve Şölen Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu ayrıldı. Ailedeki 4 erkek kardeş (İsmail Çoban, Ali Çoban, Hasan Çoban, Mehmet Çoban) icranın başına CEO olarak Elif Çoban'ı getirdi, yönetim kurulu başkanlığını da İsmail Çoban üstlendi. Bir dönem Eti'nin CEO'luğunu yapan Hazım Ellialtı ise yönetim kurulu üyesi yapıldı. Böylelikle ilk kez aile dışından bir profesyonel Şölen Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmış oldu.

Genellikle bu tarz yapılanmalarda yönetimi aile üyeleri, icra ve CEO'luğu ise dışarıdan profesyoneller üstleniyorken Şölen'de farklı bir durum dikkat çekiyordu. Nedenini sorguladığımda Hazım Ellialtı, bunun bir geçiş süreci olduğunu ve ilerleyen zamanda CEO'luğun profesyonellere geçebileceğini söyledi. Çünkü şirketin yeni bir yapıya geçmesi ve ailenin de buna göre organize olması gibi iki farklı faktörün yönetimi sözkonusuydu. Anlaşılan Çoban ailesi, Eti'deki tartışmalı süreci yaşamamak için temkinli bir yolu tercih etmişti. Hatırlanacağı üzere Hazım Ellialtı, Algida Genel Müdürlüğü sonrasında Eti Grubu'nda CEO olarak göreve başlamış, ancak 2 yıl dolmadan Eti'yi yöneten Kanatlı ailesiyle ters düşmüş ve "Bir daha aile şirketinde çalışmam" diyerek ayrılmıştı. Aile şirketleri konusunda kitabı da bulunan Dr. Nihat Alayoğlu, Anadolu ailesini bozmayacak şu uyarıyı yapıyor: "Kurumsallaşmanın ön şartı gibi gösterilen aile anayasalarıyla aile üyeleri arasındaki ilişkiler sıradanlaşıyor. Bir süre sonra da şirket gibi aile olunuyor. Oysa bize uyan, aile gibi şirket olmak. Bu nokta göz ardı edilmemeli."


Esnaftan işadamı çıkarma programı

Türkiye, Küçük ve Orta Boy İşletmeleri (KOBİ), özellikle Gümrük Birliği'ne (GB) girdikten sonra keşfetti. 1994 yılından sonra gazeteler KOBİ sayfaları yapmaya başladı, başta bankacılık sektörü olmak üzere hemen her hizmet sektörü, Türkiye'deki işletmelerin yüzde 98'ini oluşturan bu özel kesime yönelik açılımlar yaptı. Bu sayede atölyeler fabrika oldu, Türkiye binlerce başarılı girişimci çıkardı. Fakat süreç devam ediyor. Şimdi gündem: Mikro işletmeler, yani esnaf ölçeğindeki yapılar. Katılım Bankası Bank Asya da, yeni başlattığı 'Çoban Yıldızı' programıyla esnaftan işadamı çıkarmayı hedefliyor.