Türköne'den özgürlük dersi

Aa
00:007/02/2008, Perşembe
G: 7/02/2008, Perşembe
Yeni Şafak
Türköne'den özgürlük dersi
Türköne'den özgürlük dersi

AK Parti İstanbul Milletvekili Özlem Piltanoğlu Türköne, “Tarihin özü, insanlığın özgürleşmesidir” diyen Türköne, “Böyle sorunun altında ezilmeyi utanç olarak görüyorum" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Özlem Piltanoğlu Türköne, “Cumhuriyetin temel değerlerine dün nasıl sahip çıktıysak, bugün nasıl sahip çıkıyorsak, yarın da aynı şekilde sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren değişiklik teklifinin 1. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Madde üzerinde konuşan Türköne,Türkiye'nin yüzünün çağdaş medeniyete dönük olduğunu söyledi.

Medeniyetin ise insan hakları, hukukun üstünlüğü ve herkese demokrasi olduğunu anlatan Türköne, Türkiye dışında Avrupa Konseyi üye ülkelerin hiç birinde eğitim hakkının sınırlandırılmasına yönelik herhangi kısıtlama bulunmadığını ifade etti.

Atatürk'ün 1922 yılında yaptığı ve kadınlarla ilgili konuşmasına atıfta bulunan ve konuşmanın üzerinden tam 84 yıl geçtiğini belirten Türköne, “Cumhuriyet, kadınların önüne parlak bir ufuk yerleştirmişti” dedi. Türköne, 84 yıl sonra yasaklardan medet umulduğunu söyledi.

“Tarihin özü, insanlığın özgürleşmesidir” diyen Türköne, “Böyle sorunun altında ezilmeyi utanç olarak görüyorum. Bizler için, ülkem için sorular soruyorum. 18 yaşını doldurmuş bir genç kızımıza, 'Sen artık reşitsin. Ehliyet almakta, oy kullanmakta ve evlenmekte senin hür iraden her şeyin üstündedir' diyoruz. Ardından kocaman üniversite kapılarını kibarca yüzlerine kapatıyoruz” ifadesini kullandı. Başörtülülerin, üniversite kapısı önünde bekleyişlerinin, Türkiye'nin eğitim profilinde koca bir gölge olduğunu savunan Türköne, “Biz eğer bir tersine gidişten, geriye dönüşten bahsedeceksen, bundan daha vahimi düşünemiyorum bile... Eğer mesele değerler meselesiyse, biz, Cumhuriyetin temel değerlerine dün nasıl çıktıysak, bugün nasıl sahip çıkıyorsak, yarın da aynı şekilde sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÖZGÜRLÜKSE HER ALANDA ÖZGÜRLÜK...”

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, toplumsal mutabakatla çözüm üretilmesinin önemine işaret etti. Özgürlüklerin bir bütün olduğunu belirten Kaplan, Kürtçe konusunda bir düzenleme yapılmamasını eleştirdi. “Din ve vicdan özgürlüğü kullandığı zaman, üniversiteye bir kardeşimiz başörtüsüyle gittiği zaman sanki laiklik elden gidiyor. Hiçte laiklik elden gitmiyor” diyen Kaplan, şöyle konuştu:

“Eğer laiklik bir ülkede başörtüsüne bağlanmışsa, o ülke ne hukuktan nasibini almıştır, ne demokratik deneyimi vardır. Bu kadar da sığa indirgememek lazım. Özgürlükler konusunda, bu ülkenin olgunluk sınavı iki noktadadır. Birisi başörtüsüdür. İkincisi Kürt sorunudur. Bu ülkenin harcı da betonu da farklılıkları birleştireni de demokrasinin güzelliği de bu iki noktadadır. Özgürlükse her alanda özgürlük, eşitlikse her alanda eşitlik. Başörtüsü konusunda biz engel olmayacağız. Açıktan, yürekten söylüyoruz. İnanarak söylüyoruz. Başörtüsü kampanyalarında, kadın arkadaşlarımız gitti, destek oldu. Burada da açık açık oy vereceğiz. Bununla da laiklik, bu ülkede elden gitmez. Özgürlüklerin kapısını açmada, statüko ve tabuları yıkmada birlik olma günüdür.”

“KOMŞUNUN KIZININ OKULA GİDEMEMESİNİN VİCDANI...”

AK Parti İstanbul Milletvekili Mesude Nursuna Memecan, konuşmasına, ABD'de 1957 yılında çekilmiş bir fotoğrafla başlayarak, ABD'de o seneye kadar zenciler ile beyazların ayrı okullara gittiğini söyledi. Fotoğraftaki, “Zenci öğrenci kız, beyazların gittiği okula doğru yürürken, beyaz öğrencilerin arkasından bağırıp, protesto ettiğini, beyaz öğrencilerin yıllar sonra pişman olduklarını” ifade ettiğini belirten Memecan, “Bizim doğruları görmemiz için 40 yıl daha beklememiz gerekmemeli. Yıllar sonra pişman olacağımız yanlışlardan bir an önce dönüp, enerjimizi ilerlemeye harcamalıyız. Uyguladığımız yasakların temel hak ve özgürlüklerimize kısıtlama olduğunu bir an önce fark etmeli ve düzeltmeliyiz” diye konuştu.

Komşunun kızının her ne sebeple olursa olsun okula gidememesinin vicdanını sızlattığını ifade eden Memecan, “Bu, bizim sorununuz olmayacaksa, kimin sorunu olacak? Kendi çocuklarımız için hak gördüğümüz şeyi, komşunun kızı için niye hak görmüyoruz?” diye sordu. Memecan, eğitim ve öğrenim hakkı önündeki bu yanlışın düzeltmesi gerektiğini savunarak, “Utanç verici yasaklarla, kızların en temel haklarının kısıtlandığını” savundu. “Komşunun kızının ne kadar daha ıstırap çekmesini istiyoruz” diyen Memecan, “Çözüm için biz elimizi taşın altına koyduk. Çözüm, bir temel hakkın tanınması kadar basittir. Çözüm için de tek çaremiz, 'fakatsız, amasız' demokrasidir” diye konuştu.

“LAİKLİĞİN TAVİZSİZ SAVUNUCUSU OLACAĞIZ”

MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik de düzenlemenin, üniversiteler dışında; ilk ve orta öğretim ile kamu hizmeti verenler açısından da uygulama olanağı sağlayacağı eleştirilerinin haksız olduğunu, bunların “Çok açık istismar çabaları” olduğunu söyledi. MHP'nin üniversiteler dışında böyle bir uygulamaya karşı olduğunu anlatan Çelik, MHP'nin, Cumhuriyetin laik ve demokratik yapısının tavizsiz savunucusu olacağını söyledi.

CHP'li Nur Serter'in konuşmasında sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, “Böyle bir temennim ve açıklamam olmadı. Tamamen çarpıtılarak verilmiş bir şey” dedi. Türkiye'de 23 milyon çalışan olduğunu, bunların 2.5 milyonunun kamuda çalıştığını, bunlarının yarısından fazlasının da büyük ihtimalle üniversite mezunu olmadığını ifade eden Bağış, şöyle konuştu:

“Kamuda çalışmayla alakası olmayan bir konuda tamamen çarpıtarak mantalitelerini ortaya koyuyorlar. Çünkü manyetolu telefon, siyah beyaz tek kanallı televizyon, yağ için kuyrukların olduğu mantalite, sadece tek istihdam kapısının devlet olacağını zannediyor. Özel sektör bu ülkede hızla büyümektedir. Özel sektör büyüdükçe yeni istihdam kapıları açıyor. Devletin topluğu iğne veya ayakkabı üretmesini istemiyoruz. Biz, devletin huzur sağlamasını istiyoruz, refahın artmasını istiyoruz.”

ÖNERGELER REDDEDİLDİ

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, teklifin görüşmeleri nedeniyle “Milletin Meclise girişine, milletvekillerinin ise meclisten çıkışına yasaklandığını” belirterek, düzenlemeye tepilerini gösterenlerin sokaklarda dövüldüğünü savundu. Yüzde 64 oy almanın AK Parti'ye dayatma hakkı vermediğini belirten Ersin, “AKP-MHP kutsal ittifakının dayatmasıyla karşı karşıyayız. Aldığınız oy, faşizan eğilimlerinizi hayata geçirme hakkı vermez size...” dedi.

CHP Yalova Milletvekili Muherrem İnce, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'e, “Oğlunuz Çağrı Çiçek KPSS'ye girmeden işe başladı mı, gelininiz Seda Çiçek kaç puanla devlet memuru oldu” diye sordu.

Çiçek'in yerine Hükümet'i temsil eden Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ise soruların teklifle ilgili olmadığını belirterek yanıtlamadı. Çubukçu, “Kız çocuklarını eğitimsiz bırakarak, üniversitelerden uzak tutarak mı laik sistemi koruyacağız? Bu milletin kadınları ayrımcılığa uğramak istemiyor” dedi.

1. Madde üzerinde 4 önerge verildi. DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'in “Anayasaya aykırılık” önergeleri birleştirilerek görüşüldü.

DSP'li İçli, önergesi üzerinde konuşurken, YÖK Kanununda değişiklik teklifinde başın örtme biçimi tarif edilirken “Bayan” denilmediğini belirterek, “Erkeklerin de başına türban geçiriyorsunuz. Cumartesi günü Anıtkabir'de düşüncelerini açıkça ifade eden mert kadınlar gördüm ama burada düşüncelerini ifade edemeyen etek de giymekten çekinen erkekler görüyorum” diye konuştu.

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç de AK Parti'nin teklif üzerinde kadınları konuşturduğunu belirterek, bunun çok güzel bir erkek politikası olduğunu söyledi. Kadınlara “Kendi kendinizi kara çarşafa sokun” dendiğini savunan Genç, “Referanduma gidilirken de sadece kadınların oy kullansın. Kadınların güzel olan dudakları, gözleri ve yüzüdür. örtmek istiyorsanız kadının yüzünü örtün. Yan yana iki kişinin yüzünü örtün, saçlarından hangisinin kadın hangisinin erkek olduğunu anlayamazsınız” diye konuştu.

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise önergesinde, maddeye “Ülkemizin tarihi gerçekleri ve kültürel zenginliğini farklılık sayma temelinde uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ölçütleri dikkate alınarak ayrımcılık yapılamayacağı ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılması” ibaresinin eklenmesi amacıyla önerge verdi. Konuşmaların ardından önergeler reddedildi.