
28 Şubat dönemine ilişkin davada, sanıklardan dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. İ. Hakkı Karadayı, Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Org. Çevik Bir ve Genelkurmay Genel Sekreteri Tümg. Erol Özkasnak'ın da aralarında bulunduğu 60 kişi için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
28 Şubat darbesine ilişkin aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, emekli Orgeneral Çetin Doğan, emekli Korgeneral Engin Alan’ın da bulunduğu 103 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmek ve engellemek” suçundan yargılandığı davanın 93. celsesi görüldü. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya sanıklar, taraf avukatları ve mağdur olan çok sayıda vatandaş katıldı.
Türkiye tarihine ‘post modern’ darbe olarak geçen 28 Şubat sürecine ilişkin 103 sanığın yargılandığı davada duruşma savcısı Mehmet Hanifi Yıldırım mütalaasını açıkladı. Mütalaada BÇG’nin hükümeti devirmek için kurulduğu belirtildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. İsmail Hakkı Karadayı’nın 5 Mayıs 1997 tarihinden itibaren Batı Çalışma Grubu’ndan (BÇG) haberdar olduğu belirtilerek, BÇG’nin Refah Yol hükümetini düşürmek için Genelkurmay Karargahında Çevik Bir başkanlığında toplantılar yaptığı kaydedildi.
Savcı Yıldırım, ardından esas hakkındaki görüşünü okudu. Mütalaada, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. İ.Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Org. Çevik Bir, Sincan’da tankları yürüten komutan olarak bilinen Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Erdal Ceylanoğlu, 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan, MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç ve dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 60 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi. Sanıkların eylemi, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni cebir ve şiddet yoluyla devirme” olarak nitelendirildi.
Savcı Yıldırım, Emekli Korgeneral ve eski MHP Milletvekili Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 39 sanığın beraatine karar verilmesini talep etti. Savcı Yıldırım, yargılama sürecinde vefat eden sanıklar eski Jandarma Gn.K. ve MİT Müsteşarı Teoman Koman, eski Deniz Kuvvetleri İst. Daire Başkanı Eser Şahan, Emekli Binbaşı Salih Eryiğit ve dönemin EDOK Komutan Vekili Tevfik Özkılıç hakkındaki davanın düşürülmesini istedi. Dava, sanıklar ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için 8-9-10 Ocak 2018’e ertelendi. Haklarında dava açılan 103 sanık ilk kez 2 Eylül 2013 yılında hakim karşısına çıkmıştı. Yaklaşık 4 yıl süren yargılamada sona gelindi. Sanık ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını alacak olan mahkeme, daha sonra kararını açıklayacak.
28 Şubat’ta Genelkurmay’ın kamuoyunu etkilemeye ve ilgili merciler üzerinde baskı oluşturmaya dönük faaliyetlerde bulunduğu belirtilirken, “Genelkurmay tarafından organize edilen ‘bilgilendirme toplantıları’ ve ‘brifingler’ çeşitli konular üzerinde hükümete bir ön uyarı, kamuoyu oluşturma ve manipülasyon aracı olarak kullanılmıştır” denildi.
Batı Çalışma Grubu’nun 28 Şubat 1997 tarihli MGK kararlarının alınmasını sağladığına yer verilen mütalaada, şöyle denildi: “BÇG’nin, hiçbir demokratik ülkede kabul edilemeyecek şekilde halkın oyları ile seçilip güvenoyu almış hükümeti cebir ve şiddet kullanmak suretiyle ıskat etmek amacıyla emir yazılmasını sağlayıp, hükümeti ıskat etme iradelerini resmileştirdikleri anlaşılmıştır.”
Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak'ın, 13 Ocak 2001 günü katıldığı bir televizyon programında sarfettiği sözlere de dikkat çekildi: "28 Şubat sürecini herkesin bildiği gibi Genelkurmay Karargahında yapılan faaliyetler açısından, Genelkurmay Başkanının başkanlığında kuvvet komutanlarının da katılımıyla bir silahlı kuvvetler faaliyeti olarak nitelendirebiliriz. Ben de bu faaliyetler içerisinde üzerime düşen rolü oynayan veya rol verilen bir kişiyim.”
28 Şubat sürecine damga vuran Sincan’da tankların yürütülmesine ilişkin ise “(..) 4 Şubat 1997’de Sincan’dan geçen tanklar gazetelerde ‘TSK’nın gövde gösterisi’ olarak yer bulmuştur. (..) Genelkurmay bu tank geçişlerini altı ayda bir yapılan normal eğitim faaliyeti olarak açıklamışsa da gazetelerin ve yazarların görüşü bunun bir gövde gösterisi olduğudur” denildi.
AK Parti’li vekiller 28 Şubat dönemine ilişkin davada, savcının mütalaasını vermesinin ardından Ankara Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, “28 Şubat, demokrasimize yapılmış açık ve net bir darbedir. Bu darbenin birçok boyutu var. Şu an görülen davada sadece askeri sanıklar yargılanıyor. 28 Şubat’ın sivil ve medya boyutu da var. Bu dosyalar hala soruşturma aşamasında” dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli ise “Darbeler bütün Türkiye’ye karşı, seçilmiş hükümete karşı yapılan darbelerdir. Bu noktada herkesin bu davalara müdahil olması, kendi haklarını savunmaları açısından etkili olacaktır."
AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan da, “(Bin yıl sürecek) dedikleri bir sürecin buradaki sanıkları 30 yıl sonra da olsa milletin, mahkemelerin huzurunda hesap veriyor.”
AK Parti Milletvekili ve emekli savcı Reşat Petek, mütalaa ile ilgili olarak, 28 Şubat davası iddianamesinin daha önce kabul edildiği için zaman aşımının uygulanmayacağını belirtti.









