Babamın kızı olmadım

Merve Sena Kılıç
00:007/02/2010, Pazar
G: 6/02/2010, Cumartesi
Yeni Şafak
Babamın kızı olmadım
Babamın kızı olmadım

Burcu Çetinkaya, Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu bir pilot. 1981 doğumlu Çetinkaya, Otomotiv sektörünün tanınmış simalarından İlhan Çetinkaya'nın kızı. Burcu, tehlikeli bir spor sayılan ralli için babasının rızası olmadığını söylüyor ve “Babam hala ekonomist olmamı ve yanında çalışmamı istiyor” diyor.

Ekonomi eğitimi almana rağmen ralliyi tercih ettin. Tutku insanı mutlu etmeye yetiyor mu?

Aslında ekonomi okuyup rallici olmak tam da bununla alakalı birşey, tutku insanı motive ediyor ama asıl bana tak dedirten nokta hayallerimdi. Tutku çok gerçek birşey değil. Ben hayatım boyunca sporsuz birgün geçirmedim. Bütün bunlar beni ralli sporunun içine çekti ve bu sporu sevdirdi.

Başka eğitimler de aldın tabii ki ama ekonomi eğitimin de rallide işine yaradı mı?

Türkiye' de futbol gibi tanınmış bir spor yapmıyorsan, kendini daha çok geliştirmen gerekiyor. Yurtdışına açılmak gerekli, tabi bunun içinde dil bilmek gerekiyor, ayrıca kendini anlatmak için aldığın eğitimin büyük faydası oluyor. Yıl içinde bütçe planlaması yapıyorum, her hesabı kendim ayrı ayrı tutuyorum. Bu yüzden aldığım eğitimin asla çöpe atıldığını düşünmüyorum.

Ya rallici olmasaydın?

Bir bankacı ya da ekonomist olup masa başında oturamazdım gibi geliyor çünkü ben fiziksel hareket içeren işlerden zevk alıyorum. Bir garaj oluşturup orada arabaları modifiye etmek, onları tamir etmek, bakım yapmak tam da bana göre bir iş..

Baban ille de ekonomist ol dedi mi sana?

Ekonomist ol demedi ama yanımda çalışmam için çok ısrar etti halen daha da ediyor. 'Bırak, bu işi hobi olarak yap' diyor ama hobi olarak yapsaydım bu kadar vakit ayıramaz, bu kadar başarılı olamazdım.

Hırslı mısın yoksa azimli mi?

Azimliyimdir diyelim. Hırs negatif bir kelime bence. Ben hırs ve azmi şöyle ayırıyorum: Bir yarışta rakibimin lastiği patlayıp yarış dışı kalınca benim birincilik kazanmam birşey ifade etmez. Bunun yerine yenilmeyi tercih ederim. Gerçek anlamda, eşit şartlarda yarışıp aldığım birincilik bana keyf veriyor. Rekabetten hoşlanıyorum.

Bayanlar daha kırılgandır diye bilinir. Kazanma hırsı gerektiren bir iş için tezat değil mi bu?

Bu bakış açısına katılmıyorum. Bayanlar doğum gibi zor bir süreci atlatıyor, acılara daha dayanıklı. Trafikte daha duygusal davranmaları ise acemi olarak yollara çıkmasıyla alakalı birşey. Bu yüzden onlara daha çok sürüş eğitimi verilmeli ve kesinlikle sıkı bir iletişimi bulunmayan kişilerden yani eş, kardeş, abi, babanın dışındaki kişilerden otomobil kullanmayı öğrenmeli.

AMERİKA'DAKİ YÜZEYSEL YAŞAMI SEVEMEDİM
Türkiye'de olmasaydı nerede yaşardın?

Amaçsız, anlık istekler ve zevkler üzerine kurulu bir yaşam bana çok uzak geldiği için bir İtalya'da, Hindistan ya da Pakistan'da yaşardım mesela. Bir dönem Amerika'da yaşamama rağmen orada uzun süreli kalmayı hiç düşünmedim çünkü insanların zevk aldığı şeyler, birbirine verdikleri değerler çok yüzeysel.

“Yaratıcı'nın varlığına inanmak insana huzur veriyor.' Bu cümleyi kurma sebebin ne?

Ben inanmayan insandan korkarım. Herkesin dini kendine ama inançsız insanın olduğu yerde bulunmak bile huzursuz ediyor beni. Bu, hayatta takıntılı olduğum az şeylerden biridir.

Ya evlilik?

Evlilik birbirine karşı verilen sözler silsilesi. Bunların içinde güven, sevgi ve saygı olmazsa olmaz. Günümüzde kağıt üstünde atılan bir imzaya güvenip, bunu sadece maddi bir çıkar yolu olarak görenler var. İradesiz, ne yaptığını bilmeyen, düzenli bir yaşamı olmayan ve kontrolsüz erkekler korkutuyor beni.

Evlenmeyi düşünmüyorsun o halde?

Benim düzenli bir yaşamım var bu yüzden kendime uygun birini bulduğum zaman evlenmeyi düşünüyorum tabii ki, çocuk yapmayı da. Fakat ralli tehlikeli bir spor, çocukla birlikte bu iş yürümez, çocuğumla kendim ilgilenmek isterim.

Yurtdışından ekibinize ilgi var mı?

Geçen hafta Meksika'da yerel bir gazeteden telefon açıp 'cesur Türk Kızları' başlığı altında röportaj yaptılar. Ayrıca İtalya'da birçok gazete haber olarak giriyor ve çok ilgileniyorlar. Dünya Ralli Şampiyonası'nda 80 kapı numarası ile yer alıyorduk. Bu yarışlarda ilk 10 ve 15. yarışçılardan bahsedilir, bunlardan sonra ise ilk bizlere yer veriyorlar. Çünkü yarışan tek kız ve Türk ekip bizdik. Mesela İran'dan gelen ralli yapan bayan arkadaşlarımız var. Türkiye'ye gelip yarışlara katılıyorlar. Orada bizden de bahsediyorlarmış.

Bu sene ilk bayan ve Türk ekibi olarak Kıtalararası Ralli Şampiyonası'na katılacaksınız. Neler hissediyorsunuz?

2010 yılı için; Dünya Ralli Şampiyonası'ndan sonra dünyanın en büyük ralli şampiyonası olan IRC (Kıtalararası Ralli Şampiyonası)nda yarışan ilk türk Türk ve tüm dünyadaki ilk 'Bayan' ekip olma şansını elde ettik. Ayrıca son 2 sezon elde ettiğimiz yurtdışı başarılarımız sayesinde, rallide milli sporcu olma ünvanını alan 6 isimden ikisiyiz. Milli duygularla gittiğimiz IRC Şampiyonası'nda Türk bayraklı bir otomobille yarışmak ve "Cesur Türk Kızları" başlığı altında üç senedir olduğu gibi ismimizi duyurmak istiyoruz. Bu yıl 14-18 Nisan tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Dünya Ralli Şampiyonası Turkiye ayağı RALLY OF TURKEY ve IRC (Kıtalararası Ralli Şampiyonası) yarışlarından oluşan 9 yarışlık programımız için 450 bin Avro sponsor desteği bulduk ve geriye kalan 250 bin Avro'yu arıyoruz. Bunun için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na da başvurduk. Onların desteğini almak demek, Türk bayrağını otomobilin kaputu üzerinde taşımak demek. Bu bizim için çok gurur verici olacak.


Trafikte yarışmak isteyenlere tebessümle cevap veriyorum

Şehir trafiğinde de iyi şoför müsün?

Otomobil benim üzerime dikilmiş bir kıyafet gibi oldu, onunla tamamen bütünleştim. Otomobile hakimim, iyi kullanırım ama yol tarifi konusunda sıfırımdır. Bu yüzden co-pilotum Çiçek yanımda olmadığı zamanlarda kaybolmam daha olası bir hale geliyor. Hatta bir seferinde eski co-pilotum Nehir'den evimin yakınındaki bakkalı tarif etmesini isteyince 'Burcu herhalde evin yolunu biliyorsundur' diye takılmıştı.

Makas atmayı seviyorsundur sanırım?

Trafikte hiç agresif değilimdir. Yolda giderken önüme otomobil kıranlara ya da hız yaptırmaya çalışan erkeklere daha çok hızımı azaltarak cevap veriyorum ya da çok üstelerse duruyorum ve gülümsüyorum sadece. Sürücülerin daha dengeli araç sürmeleri ve kendilerine güvenmeleri gerekiyor. Mesela minibüs veya dolmuş şöförleri aynı anda para alıyor, para sayıyor, bir yandan kimin para verip vermediğini takip ediyor, direskiyon sallıyor ve mümkünse sigara içiyor. Bu yüzden şoförlük çok dikkat gerektiren bir iş.

Rallide kadın-erkek ayrımı yapılıyor mu?

Bu sporun fiziksel ve ruhsal açıdan avantaj ya da dezavantajları çok oluyor. Ama bir ayrım yapılmıyor. Mesela kadınlar daha dirençli, düzenli ve sorumluluk sahibi olduğu için erkeklere göre daha avantajlı. Bu farkı fiziksel açıdan güçlü olmalarıyla kapatan erkekler, daha az zorlanıyorlar.