
Türkiye’nin yaşadığı enflasyon sıkıntısında en büyük kalemlerden biri gıda. Tarladan sofraya neredeyse 5 kat fiyat artışı yaşanan sebze-meyve, kilogram fiyatının en fazla 700 lira olması gereken kuzu etinin 1000-1400 lira arasında satılması üreticiyi zarara sokarken tüketicinin de fazla harcamasına sebep oluyor.
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği (TÜRKYED) Başkanı Nihat Çelik, gıdada yaşanan oyunları ve tüketici de üreticiyi de zarara uğratan süreci anlattı.
Çelik “Tarlada portakalı 10 lira, mandalinayı 12 liradan fazlaya hiçbir aracı, toptancı almıyor. hiçbir aracı, toptancı vermiyor” dedi ve üreticide 10 lira, markette 50 lira fiyatın hikayesini şöyle aktardı: Aracılar üreticiye geliyor, kilosu 10 liradan alım yapıyor. Parayı hesabına aktarmıyor, elden veriyor. Müstahsil ise 35 liradan almış gibi yapıyor. Yani sahtecilik. Sonra bakanlık denetime geliyor. Müstahsil makbuza 35 lira yazdığı için onu gösteriyor. Denetime gelen yetkililer ‘35 liraya aldıysa kirası, firesi, lojistiği var, kaça satsın’ diyor.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre Nihat Çelik, çiftçinin masrafını çıkaramadığı için üretimi bıraktığını belirterek “Mandalinayı 35 liraya, patatesi 10 liraya satsa çiftçi üretimi bırakır mı? Güçlü denetim istiyoruz. Çiftçinin kabahati yok. Müstahsil nedir bilmiyor. Aracı, toptancı düzenliyor, çiftçi zarar ediyor, tüketici pahalı yiyor. Toptancı, aracı bu oyunu yapmasa 1 liraya aldığını 30 liraya nasıl satacak?” dedi.
Kırmızı et piyasasındaki duruma da değinen Çelik “Küçükbaşta şu an üretici çıkışı canlı hayvan karkas kilogramı 500 lira. 50 kiloluk bir hayvandan 24 kilo et çıkar. 24 kilo et, 500 liradan 12 bin lira eder. Üreticiden 500 liraya alınan bu etin kasapta en fazla 700 lira olması lazım. Ama 1.000 liradan aşağı satılmıyor. Kuzu pirzola 1.400 lira. Şu anda ette kazanan aracıdır, kasaptır” dedi.









