İstanbul'un babası...

Şükran Çifci
00:009/10/2011, Pazar
G: 8/10/2011, Cumartesi
Yeni Şafak
İstanbul'un babası...
İstanbul'un babası...

İstanbul'un kurtuluşu denilince pek çoğumuzun aklına ilk o isim gelir; ama önemle hatırlatıyoruz ki bu hafta fethi değil, 1923'te İstanbul'un İngiliz işgalinden kurtuluşunu kutladık. Buna rağmen büyük fetihçinin çocukluğunu bilmek de İstanbul tarihini öğrenmek için iyi bir başlangıç. Haydi o zaman İstanbul'un babası, beyaz atlı kahraman padişahın çocukluğuna gidelim. İyi okumalar...

II. Murat'ın altı oğlundan birisi olan şehzade, ele avuca sığmayan, oldukça hareketli bir kişiliğe sahipti. Bu akıllı çocuk hocalarının her öğrettiğini hemen anlayacak kıvrak zekaya sahipti; her gün pek çok farklı hocadan dersler alıyor; tarihe, coğrafyaya, matematiğe büyük ilgi duyuyordu. Bir de edebiyat ve resme tutkuluydu. Onun yazdığı şiirlerin namı oldukça büyüktü. Geceleri Farsça ve Arapça okuduğu kitaplardan büyük ilham alıyor, saatlerce mum ışığında şiirler yazıyordu. Zaman zaman da çok iyi çizgisiyle çalışma defterinin arasına harika resimler yapıyordu. Tüm bunların yanı sıra en çok kafa yorduğu şeylerin başında ülke yönetimi geliyordu. Daha çok küçük yaşlardayken padişah olduktan sonra yapacaklarını düşünüyordu. Öğrendiği her bilgiyi ülkesi için daha iyi şeyler yapmak için kullanıyordu. Küçük şehzade, başarılı olabilmek için bilginin çok önemli olduğunun farkındaydı ve derslerine çok sıkı çalışıyordu; çünkü yaşadığı bir olay ona bunu çok iyi öğretmişti.

Şehzade, okula başladığı ilk zamanlarda dönemin en büyük bilginlerinden Akşemseddin Hoca'dan dersler almaya başlamıştı. Bu zeki şehzade, sınıfta hiç akıllı durmaz, önünde arkasında oturan çocuklara takılır, zaman zaman da hocasını dinlemez, padişah oğlu olmanın rahatlığını kullanmaya çalışırdı. Rivayete göre bir gün yine Akşemseddin Hoca'nın dersindeyken ve şehzade yine yaramazlık peşindeyken ansızın kapı açıldı. Tüm sınıf kapıdan gelenin Padişah 2. Murat olduğunu görünce ayağa kalktı. Ama Akşemseddin Hoca bu olaya çok bozuldu. Dersi bu şekilde izinsiz ve zamansız bozduğu, bilgiye saygı duymadığı için padişaha derhal dışarı çıkmasını söyledi. Padişah mahçup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı. Olaylar karşısında küçük şehzadenin nutku tutulmuş, ne yapacağını bilememişti. Çok güvendiği padişah babası bile hocası karşında ezilmişti. Şehzade allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Şehzade o gün hocasının, okulunun ve derslerinin önemini anladı; derslerini yaramazlıkla aksatmadı ve bir daha asla padişahın oğlu olmakla böbürlenmedi.

Bir diğer hocası Molla Gürani de çok disiplinli hocalarından biriydi; hatta zaman zaman sopasıyla sınıf aralarında gezdiği, öğrencilerini çok sıkı çalıştırdığı söylenir. Ama akıllı şehzade Molla Gürani'yi de başarısı ve zekasıyla etkilemişti.

Şehzade bundan sonraki eğitiminde de çok iyi öğrenim görmüş, gerek din bilimlerinde, sosyal bilimlerde, gerekse pozitif bilimlerde oldukça iyi bir düzeye gelmişti. Türkçe'nin yanında Farsça, Arapça, Yunanca, Sırpça, İtalyanca ve Slavca'yı da belirli ölçülerde öğrenmişti. Bundan sonra gelen Hocazade, Molla İlyas, Siraceddin Halebi, Molla Abdülkadir, Hasan Samsuni, Molla Hayrettin hocaları şehzadenin bilgisine bilgi kattı.


İstanbul'un fetheden padişah: Fatih Sultan Mehmet (1432 - 1481)

Gerek yerli gerekse yabancı kaynaklarda, her şeyi öğrenmek isteyen, her şeyi araştırarak karar veren, oldukça dindar, adaletli, çok akıllı, cesaretli, idrak ve sezgi kabiliyeti yüksek, bilim adamları ve şairlere önem veren ve onları koruyan, kendine güveni oldukça yüksek bir pâdişah olarak nitelendirilen Fâtih Sultan Mehmet, tarihin kaydettiği büyük liderlerden birisidir. 20 yaşında Osmanlı padişahı olan Sultan 2. Mehmed, İstanbul'u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırarak Fatih unvanını aldı. Ortaçağ'ı bitirip Yeni Çağı açan cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed, dost ve düşmanlarına bilgisinden gelen gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı.


Çocuklar "Yemekte Denge"yi Öğrenecek

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile 8-11 yaş ilkokul öğrencilerine yönelik geliştirilen, "Yemekte Denge" eğitim programı başlıyor. Türkiye'deki tüm ilköğretim okullarını kapsaması hedefleyen proje, bu yıl Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Trabzon'daki 40 pilot okulda 20 bin öğrenciye ulaşacak. "Yemekte Denge" eğitim programı, çocukların, okul çalışanlarının ve ebeveynlerin sağlıklı beslenme alışkanlığı geliştirmelerine destek olmayı hedefliyor.


Prensesler ve Kahramanlar

Mekan: Ora Arena

Adres: Altıntepsi Mah. Ferhatpaşa Çiftliği Mevkii, Çİftlik Cad. Bayrampaşa

Telefon: (212) 347 98 07

Web: http://www.ict-turkey.com

Zaman: 8 Ekim - 16 Ekim, 2011

Dünyada büyük yankı uyandıran "Disney On Ice – Prensesler ve Kahramanlar" adlı buz gösterisi 8 - 16 Ekim tarihlerinde Avrupa turnesine İstanbul'dan başlıyor. Disney'in en sevilen karakterlerinin boy gösterdiği "Disney On Ice – Prensesler ve Kahramanlar"da; sekiz Disney prensesinin sadık prensleri yardımıyla dileklerinin gerçekleşmesi, artistik patinaj ve zarif akrobatik gösterilerle buz üstünde canlanıyor.


NG Kids Uluslararası Fotoğraf Yarışması

Zaman Son Katılım

Tarihi: 31 Ekim 2011

Yaş Grubu: 6-14

National Geographic Kids Çocuklar İçin Uluslararası Fotoğraf Yarışması başladı. Önce Ulusal Yarışma düzenlenecek ve Türkiye'nin birincileri seçilecek. Sonra da birinciler ülkemizi ABD'de yapılacak uluslararası yarışmada temsil edecek. Yarışmanın birincisi Washington'a seyahat kazanacak.