Hayat Kitap ayracıydı yardım derneği oldu

Kitap ayracıydı yardım derneği oldu

Bir üniversite öğrencisinin Afrika’da birkaç kişinin gözlerine ışık olabilmek için el emeğiyle başlattığı ‘Kitap Ayracı Projesi’, milyonluk bütçelere ulaşan birçok hayrın vesilesi oldu. Üniversite öğrencilerinin destekleriyle büyüyen platform, yoluna dernek olarak devam ediyor.

Nuriye Çakmak Yeni Şafak
İyilikhane Yetimlerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Merve Çirişoğlu'nun 2011 yılında üniversitede okurken İHH'nın katarakt ameliyatlarına yardımcı olmak ümidiyle elleriyle çizdiği, kestiği ve sattığı kitap ayraçları, geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan bir derneğin temel taşı oldu. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümü 2. sınıfta öğrenim gören ve öğrenci evinde kalan 21 yaşındaki bir genç kız bu projenin mimarıydı. Çocukluğundan beri çizgilerle arası iyi olan Merve Çirişoğlu, ürettiği ayraçların üzerine çizdiği karikatürler ve farklı karakterler sayesinde kitap ayraçlarını farklı bir boyuta taşıdı.

Her şey 360 lira toplayabilmek içindi

“Grafik ve çizim konusunda çeşitli eğitimler almıştım ama bunu profesyonel hale getirmem ve karikatür eğitimi alarak bunu ayraçlarla birleştirmem projemiz içindi" diyen Merve Çirişoğlu, karikatürün sadece insanları güldürmek için kullanılmasının yetersiz olduğunu vurguluyor. Madem Allah bir yetenek vermiş, bunu O'nun yolunda kullanmak gerek düşüncesiyle yola koyulan genç başkan, her şeyin İHH İnsani Yardım Vakfı'nın Afrika'da düzenlediği katarakt ameliyatlarına destek olmak istemeleriyle başladığını söylüyor. Hedefleri ise 360 lira toplayabilmekmiş.

Oda arkadaşı Meryem Akbaş ile üç kişinin gözüne ışık olmaya karar verdikten sonra hem bunun kendi harçlıklarından arttırdıkları ile mümkün olmayacağını düşünerek, hem el emekleriyle bir şey yapmak daha iyi olur düşüncesiyle ayraç yapmaya karar vermişler. Meryem'in gazetelerden dergilerden kestikleriyle hazırladığı kolajları ve Merve'nin 'Bizi anlatıyor' dediği karakterleri çizdiği karikatürleri ile ilk çalışmalar başlamış.

“Sabaha kadar çalışıyor, bir ayracı yarım saatte yapıyordum"
“Matbaanın, baskının ne olduğunu hiç bilmiyordum, fazlasıyla amatördük" diyen Merve Çirişoğlu, ilk günlerde bir ayracın üretim sürecini şöyle anlatıyor: “Elime cetveli alıp dosya kağıdının üzerine çizmeye başlıyordum. Önce kurşun kalemle çizip sonra kuru boyayla boyuyordum. Üzerinden pilot kalemle geçip makasla keserek el işi kağıdına yapıştırıyordum. Üzerine de sağlam olsun diye nüfus cüzdanlarımızın üzerindeki pvc kaplama ile kaplıyorduk. En sonunda da pvc kaplamayı kesiyorduk. Bir ayraç tüm bu aşamalardan geçtikten sonra ortaya çıkıyordu. Bu şekilde bir çalışmayla bir ayracı tamamlamak yarım saat sürüyordu."

Ayraçların hepsi bir günde satıldı 21 kişiye ışık oldu
İlk aşamada bu şekilde 80 tane ayracı tek başına hazırlamış Merve. Oda arkadaşının da çalışmalarıyla ilk partiyi 100 – 150 arası ayraç üreterek tamamladıktan sonra sıra satışa gelmiş. Bir öğle namazı çıkışı Boğaziçi Üniversitesinin camisinin önünde gidip ayraçları yaymışlar. İlk denemede birkaç saat içinde ellerindeki tüm ayraçlar satılmış. Tanesini 3 liradan sattıkları ayraçların satış sürecinin birkaç hafta alacağını düşünürken tümü bir günde satılınca projeye devam etme kararı almışlar. “Aslında derslerimiz çok ağırdı ve üç ameliyat hedefimize bir günde ulaşmıştık" açıklamasın bulunan Merve Çirişoğlu, “Ancak ilk günkü heyecanının etkisiyle o günün gecesinde de sabaha kadar çizmeye, üretmeye devam ettik ve ertesi gün aynı yere tekrar gittik" diyor. Aynı şekilde tüm ayraçlar bir günde tükenmiş ve bu şekilde devam ederek 3 kişiyi hedeflerken sadece öğrencilerin katılımıyla 2 haftada 21 kişinin gözlerinin açılmasına vesile olmuşlar.

“Fotokopici kapanana kadar ayraç kestik"
Etraftan da kendilerine katılmak isteyenler olunca bir sosyal medya sayfasını açarak projelerini duyurmalarıyla çalışma yayılmış. Dönüm noktası ise Gaziantep'ten bir öğretim görevlisinin arayıp bin tane ayraç talep etmesi olmuş. “Bin tane ayracı tek tek nasıl hazırlayacağız diye kara kara düşünmeye başladık" diyen Merve Çirişoğlu, üniversitenin fotokopicisine danışmış ve onlar da kendilerini giyotin diye bir teknikle tanıştırmış. “Giyontinle aynı anda yüz tane ayracı kesebiliyorduk, derslerden çıktığımda gece 11'e kadar fotokopicide ayraç kesiyordum" diyen Merve Çirişoğlu, siparişlerin artmasıyla çalışmalarını bir çizim tabletiyle çizmeye başlamış ve onlarca karakteri elle çizme devri bitmiş.

10 ayda 130 bin liralık satış yapıp Malavi'de yetimhane açtılar
Merve Çirişoğlu, katarakt ameliyatı yaptırmak için başladıkları yolun bir yetimhaneye çıkma hikayesini ise şöyle anlatıyor: “64 şehirden sipariş almaya başladık ve zamanla da profesyonelleşmeye başladık. Bu doğrultuda hedefimizi de büyüttük. İHH'nın gönüllü biriminden bir ablamıza danıştık ve 100 bin liralık bir yetimhane projesine teşvik etti bizi. Önce endişe ettik ama kolları sıvadık. Bu aşamada kitap ayracının üstüne bir şeyler daha koymaya karar verdik. Anahtarlık, rozet, not defteri, kalem, magnet gibi yine öğrencilerin alabileceği beş lirayı geçmeyen ürünler çalıştık. Yine karakterlerimizi, çizgilerimizi, tarzımızı koruduk. 10 ayda 130 bin TL bağışa ulaşarak İHH İnsani Yardım Vakfı aracılığıyla Malavi'de bir yetimhane yaptırdık. Yetimhanenin açılışına bizzat katıldık, 46 yetim çocuk kalıyor şimdi orada."

Merve Çirişoğlu 130 karakteri tek başına çizmeyi devam ettirdikten sonra en çok satılan 50 karakterde karar kılmış. Kaliteyi hep aynı tutmaya çalıştıklarının altını çizen Çirişoğlu, nasılsa hayır için alınıyor diye düşünmediklerini ve kendilerini ilerletmeye çalıştıklarını vurguluyor.


Patani'de 300 bin liraya okul yapıldı
Ayraçlarla çıktıkları hayır yolculuğunda üçüncü hedefleri ise yine İHH'nın yönlendirmesiyle Patani'de 9 sınıflık bir okul projesi olmuş. Bir yıl gibi bir sürede 300 bin lira maliyetle gerçekleşen projenin altında yine onların imzaları var.
Bu süreçte her ayın ilk pazartesi günü gönüllüler tarafından gerçekleştirilen iftarlar, kermesler ve Türkiye'nin her ilinden üniversitelerde açılan standlar ile iyilik hareketi devam etmiş. Diğer yandan düzenlenen Afrikalı yetimler gecesi ile bir gecede 25 bin lira gelir elde edilmiş.

Ayraçtı dernek oldu: İyillikhane Yetimlerle Dayanışma Derneği
2011'de başlanan 'Kitap Ayracı Projesi' vesilesiyle hem yurt içinde hem de yurt dışında destek veren yüzlerce gönüllünün çalışmalarıyla bir platforma dönüşen İyilikhane, yoluna İyillikhane Yetimlerle Dayanışma Derneği olarak devam ediyor.
İyilikhane'nin neden dernekleşmeyi seçtiğini anlatan Merve Çirişoğlu, “Yetimlere yardım eden birçok dernek var, ama sadece yetimler alanında uzmanlaşan bir dernek yok, biz bu boşluğu doldurmak istedik" diyor. Yetimlerle ilgili projeler üretmek, yetimhaneler, okullar açmaya devam etmek ve diğer yandan araştırma ekipleri kurarak bu konuda akademik çalışmalara ön ayak olmanın temel amaçları olduğunu vurguluyor.

Öğrencilere özel yetim sponsorluğu
Öğrenci hareketi olarak başlayan derneğin Yetim Sponsorluk Sistemi de diğer derneklerinkinden farklı ve öğrencilere uygun olarak düşünülmüş. 'Aylık 90 lirayı bir öğrencinin vermesi zor' düşüncesiyle yola çıkan ekip, öğrencilere özel yetim halkaları oluşturuyor. Şu anda halkalara değişik fiyatlarla dahil olan 400 kişi var. Sistemde, aylık 90 lirayı on lira ödeyerek 9 kişi paylaşabiliyor.

Bir tek misyoner örgüt 4 milyondan fazla yetime sahip çıkıyor
World Vision isimli derneğin dünya genelinde 4.3 milyon yetime baktığının altını çizen Çirişoğlu, “World Vision 60 yıldır faaliyet gösteriyor ve sadece yetimlerle ilgileniyor. Kendisini de Hristiyan bir yardım kuruluşu olarak niteliyor. Yetim köyleri kuruyorlar ve çocukları birer misyoner olarak yetiştiriyorlar. Biz bu alanın Müslümanlar tarafından çok boş bırakıldığını düşünüyoruz" diyor. Yetimlerin temel ihtiyaçları haricinde, yetimler neden yetim kalıyor, nelere ihtiyaç duyuyor, sosyopsikolojik ihtiyaçları nelerdir, gibi konulara ağırlık vermek istediklerini belirten Merve Çirişoğlu, yetim haritaları oluşturan ve bu alanda uzmanlaşan, vizyon üreten bir dernek olmak istediklerinin altını çiziyor.

Yeni proje Bangladeş'e, hedef 1 milyon lira
Dernek ekibinin şu anda üzerinde çalıştığı proje ise 3 katlı ve içinde 120 kişinin kalabileceği Bangladeş Yetimhanesi. Projenin maliyeti 1 milyon lirayı geçiyor. Hummalı bir çalışmanın devam ettiği dernekte, rengarenk ayraçlar, rozetler, magnetler, defter ve kalemler yetimhaneye dönüşmeyi bekliyor. Dernekleşmeyle birlikte daha profesyonel yeni ürünler üreten İyilikhane, 'İyilik Heybesi' ismini verdiği sistem ile bu ürünleri bağışçılara yetimhaneye yaptıkları bağış karşılığında hediye ediyor.
3 kişinin gözüne ışık olmak için yola çıkıp dünya yetimlerini misyonerlere bırakmamak kadar büyük bir ülküyle çalışan bir dernek haline gelen proje, aynı zamanda 'bir öğrenci ne yapabilir' sorusunun da güzel bir cevabı olmuş durumda.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.