Hayat Müslüm Gürsesin hocası gecekonduda yaşam mücadelesi veriyor

Müslüm Gürses'in hocası gecekonduda yaşam mücadelesi veriyor

Bir döneme damga vuran isimlerden İstanbul Radyosu sanatçılarından bestekar Mustafa Canan, ablasıyla birlikte yaşadığı iki göz odalı gecekonduda sanat dünyasının ilgisizliğinden yakındı. Müslüm Gürses'e ders veren ve TRT'te sanatçılık yapan Canan yaşam mücadelesi veriyor.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi AA
Müslüm Gürsesin hocası gecekonduda yaşam mücadelesi veriyor
Yaşamı da besteleri gibi duygu yüklü.

Türk Halk Müziği'nde bir dönem adından sıkça söz edilen, Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği'ne (MESAM) kayıtlı 100'ün üzerinde eserinin bir bölümü bazı ünlü ses sanatçıları tarafından seslendirilen eski TRT İstanbul Radyosu sanatçılarından bestekar Mustafa Canan (77), Yalova'da yaşadığı köy evinde sanat dünyasının ilgisizliğinden yakındı.

10 eserin telif hakkı 25 lira

Yalova'nın Çınarcık ilçesine bağlı Koru beldesindeki evinde 14 yıldır ablasıyla yaşayan Mustafa Canan, senede 10 eserin telif hakkı için sadece 25 lira civarında para alıyor. Ablasının emekli maaşı ve bağlama kursu vererek elde ettiği gelirle yaşamını sürdüren, maddi anlamda bir sıkıntı yaşamayan Canan, sanat dünyasının kendisini unutmasına üzülüyor.

  • "Adana'da 100 yakın öğrenci yetiştirdim. Halk Ozanları Cemiyeti açtım, orada da 25 sanatçı yetiştirdi?m. Müslüm Gürses, 15-16 yaşlarında Adana'ya geldi. Bir müteahhit arkadaşım getirdi onu. O dönemde bir süre ders verdim kendisine. Adana'daki sanatçılar beni taklit ediyordu çünkü sahnelere hep ben çıkardım. Bir tek klasik müzik okuyan Necati Ateş vardı. Orada bir ekol oldum, uzun havalarla ün salmıştım. Sonra İstanbul'da bir plak çıkarttık."

500 kişi arasından birinci oldu

Canan, 1960'lı yılların sonunda zorlu bir sınavdan geçtikten sonra TRT sanatçısı olduğunu dile getirerek, 15 kişinin girdiği sınavı kazanan iki kişiden biri olduğunu söyledi. 1976'ya kadar burada çalıştığını belirten Canan, 1975'te Türkiye çapında Akşam gazetesinin düzenlediği ses yarışmasında 500 kişi arasından birinci olduğunu anlattı.

  • "Herkesin yatı, katı var benim yok. Ben 'Eserimi yayınlayın beni programlara çıkarın.' diye yalvarmıyorum. Şarlatanlık yapamam, televizyona çıkayım diye yapımcılara yalvaramam. Benim üzüldüğüm konu, sanatçı yalnız kalmamalı. Sanatçı ne hikmetse Türkiye'de sahneyi bırakınca o topluluktan uzaklaşıyor, hiç kimse ne arıyor ne soruyor. İnsan bir telefon açar, insan o kadar emek veriyor."

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.