Son buluşma

Osman Tanburacı
00:001/11/2008, Cumartesi
G: 31/10/2008, Cuma
Yeni Şafak
Son buluşma
Son buluşma

Ünlü yönetmen Nesli Çölgeçen'in Kurtuluş Savaşı'nı anlatan filminin tarih itibariyle zamanlaması mükemmeldi ama 24 Ekim'den 14 Kasım'a ertelendi... Filmin oyuncuları ise Kurtuluş Savaşı'nı yaşayan gerçek gaziler... Yüz yaşını çoktan aşmış gaziler 'vatanı kurtardılar' ama ne yazık ki kendilerini anlatan filmin galasına yetişemeden hayata veda ettiler... Filmde ilginç sahneler de var... Bu hafta başlayacak olan TÜYAP Kitap Fuarı'nın onur konuğu ise; 47'liler'in anası Füruzan...

85. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet Bayramı'na bu anlamlı armağanı sunan Nesli Çölgeçen; Türkiye'nin bağımsızlığı için binlerce insanın şehit düştüğü Kurtuluş Savaşı'nın son tanıkları; Gazi Ömer Küyük, Gazi Yakup Satar ve Gazi Veysel Turan'ın günlük yaşamlarını, savaş yıllarına dair anılarını bu filmde kendi ağızlarından sunmuş... Ne kadar ilginç değil mi? Türkiye Cumhuriyeti nasıl ilelebet yaşayacaksa bu üç kahraman gaziler de Nesli Çölgeçen'in belgesel yapımı ile ölümsüzleşiyor.

Çölgeçen önceleri bu filmi Şener Şen'e oynatmayı düşünmüş ama proje için çalışmalara başladığında bir de bakmış ki kala kala üç-beş gazi kalmış hayatta! Hem de orda, burada, Anadolu'da... Çekimlere başlamak için üç şehirden birini tercih etmesi gerekince Eskişehir ve Konya'dan vazgeçmiş 'Çorum' demiş Nesli Çölgeçen...

Ve üç Gazi'yle başlamış çekimlere...


Gazi Ömer Köyük

Köyük, çekimler sırasında 108 yaşındaymış. Diğer gazilere göre çok daha canlı, sürekli çevresiyle iletişim halinde olan biriymiş. Çok geziyor, vatanın her karış toprağına güvenle basıyor ve çok gülüyormuş... Filmde duygu yüklü öyle sahneler var ki seyrederken savaşın anlaşılmaz manasını anlıyor, vatanın bütünlüğünün ne denli 'kan ve can' bedeli olduğunu da iliklerinize kadar sarsılarak hissediyorsunuz... Ömer Küyük'ü 12 Ocak 2006'da yitirmişiz...


Sıhhiyeci Onbaşı Veysel Turan...

Veysel Turan son günlerinde romatizmanın kireçlenmeye dönmesinden ötürü yatalakmış. Başucundaki bayrağı ile yatıyormuş. Radyodan haberleri çok yakından takip ediyormuş. Çağırılmadığı halde 15 yaşında gönüllü olarak savaşa katılmış. Yanına da ihtiyaç olur diye at arabasını almış. Sıhhiyeci yapmışlar onu. İlk görevi at arabasıyla şehit toplamakmış. Daha sonra 1. Tümen Hücum Taburu'nda süvari olarak Dumlupınar, Sakarya ve II. İnönü savaşlarında düşmanla mücadele etmiş.


Süvari Yakup Çavuş

Gazi Yakup Satar tam bir asker. Kalpağıyla dolaşıyormuş. Kızlarıyla yaşıyor ve bütün evi her şeyiyle hâlâ o yönetiyor, her şey ondan soruluyormuş. Her gün gelip günlük gazeteleri kulağına okuyan bir de komşusu varmış... 1895 yılında Kırım'da doğmuş. Daha sonra ailesi ile birlikte Eskişehir'e göç etmişler. Sakarya Meydan Muharebesi'nde de düşmana karşı savaşmış. Birinci Dünya Savaşı'na da katılmış. Yakup Çavuş'u da geçtiğimiz Nisan ayında yitirmişiz...

Bu filmi seyredecek olanlar bu vatanı kurtaranların nasıl insanlar olduklarını görecek, anlayacak ve öğrenecekler. Nasıl savaşmışlar, hangi şartlarda yaşamışlar, düne kadar neyle uğraşmışlar... Sıkıntıları neymiş... Onca badireye, büyük savaştan 'gazi' çıkmalarına rağmen nasıl ayakta kalabilmişler… Kurtuluş Savaşı'ndan sonra dünü bugüne bağlayan bu filmi seyretmek yürek ister.... Bir asrı geçmiş bu üç İstiklal Savaşı gazisi de filmin gerçek kahramanları...

Belki bu film; sanal dünyalarda, bilgisayar kahramanlıklarıyla yaşayan günümüz insanına başka bir kapının da var olduğunu gösterecek. Yönetmen Nesli Çölgeçen'e binlerce teşekkür. Son Buluşma' filmi adeta bir tarihi kanıt... Türk insanının var oluşundaki harcın suyunda unutulmuş karakterlerin kanı var... Onların arasından gerçekleri tüm çıplaklığı ile günümüze taşıyacak olanlar ise yaşları yüzü geçmiş kahramanlar... Nesli Çölgeçen de öyle yapmış ve onları gündeme taşıyarak; 'bakın bu vatanı kimler kurtardı, bu insanları tanıyın' demek istemiş... Giderek geçmişin kutsiyetini unutan bu ülkenin belleğine katkıda bulunmuş. Bugüne ve gelecek kuşaklara tarihi bir belge teslim etmiş...

“Son Buluşma” ideolojiler üstü bir film

Film, seyredenin yorumuna bırakılmış... Herkes kendi algılaması ölçüsünde filme not versin istenmiş. İdeolojik bir tavır yok. Hatta öyle ki; bu filmi seyrettikten sonra dünyanın gidişatını değiştiren çok önemli şeylerin yaşandığı bu topraklarda, teknoloji eğer o zamanlar bugünkü gibi var olsaydı, İstanbul'un fethine katılan erlerin görüntüleri ya da İstanbul'u fethedişteki naraları bugün kıymetli olmaz mıydı diye de düşünebilirsiniz...

Bu film bizi anlatıyor... Kurtuluş Savaşı'nın son tanıklarını filme çekmek ateşi bulmak gibi bir şey... Yüreğimizde yanan vatan ateşini bulmak gibi bir şey... Hani hep diyoruz ya bir takım değerlerimizi kaybettik… Ben de diyorum ki; mutlaka görülmeli bu film...

Son Buluşma, farklı sanatsal yapıda bir sinema filmi izlemek isteyenlerin, babalarını, dedelerini görmek isteyenlerin filmi...


47'lilerin anası Füruzan

TÜYAP Kitap Fuarı'nın bu yılki onur konuğu karakterleri derinlemesine inceleyen, detaylara önem veren Füruzan... İlkokul mezunu olan Füruzan ilk kitabı “Parasız Yatılı”yla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı da almış bir ünlü yazar... Onun 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldığı 12 Mart dönemini anlatan '47'liler' romanı ise bütün çıplaklığı ile bir devri yansıtıyordu. Ünlü romancı Füruzan 1-9 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Kitap Fuar'ının onur konuğu olacak. Giderek yozlaşan dilimizin ilkokul mezunu ama iki ödüllü yazarının elini sıkmaya gideceğim bugün TÜYAP'a... Size de öneririm.