Engin Özendes'in üç kitaptan oluşan Osmanlı başkentleriyle ilgili çalışması kent ve fotoğraf tarihi açısından önemli bir kaynak.
Yeni bir yüzyılı karşılarken geride bıraktığımız zaman dilimine dair belgeler bırakmak daha önem taşıyor. Çünkü insanlar, şehirler, yaşam biçimleri başdöndürücü bir hızla değişiyor ve nisyan ile malûl olan hafıza-i beşeri canlı tutmak için yazılı ve görsel tarihe olan ihtiyacımız da artıyor. Şehir siluetleri ise zaman içinde yaşanan değişimlerin en çarpıcı göstergesi. Anın izdüşümünü yakalamak, hayatı fotoğraf karesinde dondurmak bu anlamda bir tür vak'a-nüvistliğe dönüşüyor ve yaşadığımız şehrin belki de hiç bilmediğimiz, tanımadığımız bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Üstelik bu şehirler bir imparatorluğa başkentlik etmişse, fotoğraflar, en az yaşanılan devri kayıt düşen hatıratlar, resmi belgeler, dergi ve gazeteler kadar önem kazanıyor.
Yapı-endüstri merkezi'nin Osmanlı başkentleriyle ilgili olarak yayınladığı fotoğraf albümleri, Bursa, Edirne ve İstanbul'un 19. yüzyılda, ağırlıklı olarak Fransız fotoğrafçılar tarafından çekilmiş görüntülerini biraraya getiriyor. Engin Özendes'in Pierre de Gigord ve Getty Araştırma Enstitüsü'nün arşivlerinden yararlanarak hazırladığı geçmiş zaman fotoğraf albümleri serisinin ilk kitabı "Osmanlı'nın İlk Başkenti Bursa", şehrin 19. yüzyıldaki görüntüsünü belgelediği gibi fotoğraf tarihi açısından da önem taşıyor. Türkçe ve İngilizce olarak iki ayrı basımı bulunan çalışmada 142 tam sayfa fotoğraf yeralıyor. "Osmanlı'nın İkinci Başkenti Edirne" ise serhad şehrinin 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki durumunu yansıtırken Edirne'nin kent dokusundaki değişimle ilgili olarak da zengin bir kaynak sunuyor. İşgal sonrası yaşanan zor günler ve yeni başkentle birlikte unutulmuşluğun da dikkat çektiği Edirne albümünde fotoğrafların yanı sıra kartpostallar da bulunuyor. Seriyi tamamlayan son kitap ise Dersaadet'in yine 19. yüzyıldaki yüzüne ayna tutan "Osmanlı'nın Son Başkenti İstanbul"... Osmanlı'nın son dönemlerinde Avrupalı seyyahların ilgi odağı olan İstanbul'a ilişkin çalışmada kent dokusu ve insan portrelerini içeren belgelerle yüzyıllık bir değişimi de izlemek mümkün. Albümleri yayına hazırlayan Özendes, Osmanlı'nın Son Başkenti İstanbul'a, İstanbul'un tarihi ve Osmanlı'da fotoğraçılık tarihini de ekleyerek bu önemli çalışmaya son noktayı koymuş.







