Gençliğimizin ihtiyaç duyduğu türden ŞIK VE MOTİVE EDİCİ BİR GÖSTERİ

Ali Murat Güven
00:0028/10/2011, Cuma
G: 30/10/2011, Pazar
Yeni Şafak
Gençliğimizin ihtiyaç duyduğu türden ŞIK VE MOTİVE
Gençliğimizin ihtiyaç duyduğu türden ŞIK VE MOTİVE

'Herşey Çok Güzel Olacak', 'İnşaat' ve 'Kabadayı' gibi kalburüstü filmleriyle tanıyıp sevdiğimiz çağdaş Türk sinemasının başarılı yönetmenlerinden Ömer Vargı, Türk Hava Kuvvetleri'nin 100'üncü kuruluş yıldönümünde, hem bundan çeyrek yüzyıl önce Tony Scott'un 'Top Gun'unu iç çekerek izlemiş bizim kuşağımıza, hem de son yıllarda beyazperdede karşısına çıkan her türlü sinemasal anlatıda 'berbat, mutsuz ve umutsuz bir Türkiye' görmekten kronik depresyona yakalanmış durumdaki günümüz gençliğine yüksek teknolojiyle desteklenmiş nefis bir havacılık serüveni sunuyor. Hava Kuvvetlerimizin tam desteğiyle çekilen bu yüksek bütçeli filmin Cumhuriyet Bayramı'nda gösterime girmiş olması da apayrı bir güzellik...

alimuratg@yahoo.com

ANADOLU KARTALLARI

Yapım Yılı ve Ülkesi:
2011, Türkiye Yapımı
Türü ve Süresi:
Havacılık konulu serüven / 100 dakika
Gösterim Formatı:
(HD Video tabanlı) 35 mm standart sinema filmi
Perdedeki Resim Formatı:
1.85:1
Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı:
278
Yönetmen:
Ömer Vargı
Yapımcı:
Murat Akdilek
Uygulayıcı Yapımcı:
Filmacass
Senarist:
Hakan Evrensel
Görüntü Yönetmeni:
Uğur İçbak
Özgün Müzik Bestecisi:
Ozan Doğulu
Kurgucu:
Bülent Taşar
Sanat Yönetmeni:
Özkan Çimenli
Ses Kayıt Teknisyeni:
Boris Dimitrov Trayanov
Yapım Tasarımcısı:
Gökhan Sözeri
Oyuncular:
Engin Altan Düzyatan, Çağatay Ulusoy, Hande Subaşı, Özge Özpirinççi, Alpay Kemal Atalan, İlhan Şeşen, Alper Saldıran, Şevket Çoruh, Ekin Türkmen, İsmail Filiz, Ediz Hun, Filiz Taçbaş, Ayşe Tunaboylu, Tuncay Beyazıt, Orhan Aydın
Yapımcı Şirket:
Fida Film
Dağıtıcı Şirket:
Tiglon Film
İçerik Uyarıları:
Her yaş grubundan izleyici için uygun bir yapımdır.
Ailece izlenebilir mi?
/ EVET
Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı:
www.anadolukartallarifilm.com
Yeni Şafak-Sinema Yıldız Puanı:
* * *

:::::::::::::::::::::::

FİLMİN KONUSU:
Savaş uçağı pilotu olma hayâliyle yaşayan beş genç subay,
Onur
,
Ayşe
,
Mustafa
,
Tunç
ve
Fatih
'in hayatları, aileleri, aşkları, ayrılıkları, uçuş eğitimi sırasında yaşadıkları zorluklar, dostlukları, rekabetleri, uçabilmek için yaptıkları fedakârlıklar... Kahramanlarımız, hayatlarının bu en önemli, ama bir o kadar da zorlu ve stresli döneminde birbirlerine destek olmaya çalışırken, tecrübeli eğitmenlerinin destekleri ve hayat tecrübeleri de onlara yol gösterir. Aynı dönemde başlayan
“Uluslararası Anadolu Kartalı Tatbikâtı”
hepsinin hayatlarını baştan aşağıya değiştiren çok büyük bir serüvene dönüşecektir.

:::::::::::::::::::::::

“Anadolu Kartalları”
,
“sinema”
denilince akıllarına hemen gaddarca ve giderek düşmanca bir üslûpla sistem eleştirisi yapan, daha açık bir deyişle
“devlet”
e ya da toplumun bir kesimine (çoğunlukla da dindarlara)
“iştahla giydiren filmler"
in geldiği kesimler için, ne bir eksik ne bir fazla, dört dörtlük bir
“misyon filmi”
Pekiyi, üstlendiği
"misyon"
tam olarak nedir bu yapımın?
Türkiye Cumhuriyeti
'ni -zihinleri bu konuda alabildiğine kirletilip politize hâle getirilmiş olan- genç kuşaklara kudretli ve müreffeh bir ülke olarak yeniden tanımlamak; gençliğin -bu hafta sonunda
88
'inci yaşına basan- devletinin sahip olduğu yüksek nitelikli askerî kadrolar ve üstün savaş techizatıyla gurur duymasını sağlamak…
Sonuç olarak, yılda
70-80 film
üreten bir ulusal sinemanın ürettiği bütün o filmlerden
2-3 tanesinin
de böyle bir amaca hizmet etmesinin
ne gibi bir sakıncası olabilir?
Teknik
ve
ahlâkî
olarak hiç bir sakıncası yok. Dahası, Amerikan sinemasının kalbi
Hollywood
'un, yanı sıra
Britanya
ve
Fransa
gibi köklü sinema endüstrilerinin bir yüzyıldan beri özellikle
savaş
ve
casusluk
filmlerinde yaptığı şey de tam olarak bu zaten;
ulusal gururu ve özgüven duygusunu ayakta tutmak
Hem bizim kuşağımızın, hem de şimdikilerin ayıla bayıla izledikleri bütün o
"James Bond"
lar,
"Rambo"
lar,
"Rocky"
ler,
"Missing In Action"
lar,
"Red Dawn"
lar,
"Delta Force"
lar,
"Armageddon"
lar,
"Independence Day"
ler,
"Top Gun"
lar ve Batı sinemasından yerküreye yayılan daha yüzlerce savaş, casusluk, serüven, bilim-kurgu formundaki örnek hangi temel amaca hizmet etmekteydi?
Ancak, en batıdan en doğuya kadar pek çok ülke için gayet
olağan
ve
sıradan
olan bu refleks, ülkemizde ise filmlerin ele alınış sürecinde başlıbaşına bir
“utanç gerekçesi”
ne dönüştürülmüş durumda… Çünkü ne yazık ki
seveni kadar nefret edeni de bol
bir ülkenin yurttaşlarıyız biz; üstelik bu nefret edenlerin hepsi sınırın öte taraflarından da uzatmıyorlar yılan gibi sokmaya çalışan dillerini… Aralarında bol miktarda
“Te-Ce kimliği”
taşıyanları da var.
O yüzden; peşinen vurgulamak gerekir ki bu film ve bundan sonra yapılacak olan benzerleri kimilerine
çok kötü batacaktır
. Batmakla da kalmayacak, Türk gençliğinin ülkesi ve devletine karşı nicedir yıkık olan özgüvenini yeniden geri getirmeyi amaçlayan böylesi yapımları
“şovenist film”
,
“ırkçı film”
,
“hamaset kokan film”
,
“misyoner film”
gibi suçlamalar eşliğinde yerden yere vuracaklardır. Tıpkı iki yıl önce
“Nefes”
adlı başyapıta karşı sergiledikleri bütün o bodoslama reddiyelerde olduğu gibi…
Ülkesiyle (geçmişte ve günümüzde yaşanmış, yaşanmakta olan bütün olumsuzluklara rağmen) gönül rabıtasını hiç koparmamış, koparmak da istemeyen, gerçekten yurtsever bütün gençlere bu
“ucuz gaz”
a gelmemelerini önemle tavsiye ediyorum. Türkiye, ekonomik, kültürel, tarihsel ve askerî birikimiyle gerçekten
“büyük bir ülke”
dir; bütün büyük ülkeler gibi onun da bu tür zenginliklerini vurgulayan sinema filmleri, televizyon dizileri yapma hakkı vardır. Olmayan medeniyetlerinden
“Bizim 10 bin yıllık tarihimiz var”
şeklinde sallama hikâyeler türetenlerin ne dediğinin hiç bir önemi yok; tarih gerektiğinde denilmesi gerekeni fazlasıyla diyor zaten…
“Anadolu Kartalları”
, anne-babaların çocuklarını, öğretmenlerin de öğrencilerini yanlarına alarak hep birlikte, cümbür cemaat izlemeleri gereken, özellikle Türk sinema tarihinde bir eşi daha olmayan görsel-işitsel kalitesiyle nefes kesici bir gösteri, bu yıl
100
'üncü kuruluş yıldönümünü kutlayan
Türk Hava Kuvvetleri
'ndeki kılı kırk yaran pilotluk eğitiminin daha önce pek fazla bilinmeyen yönleriyle gözler önüne serildiği son derece şık bir serüven-drama…
Geçen hafta sonu,
“Türk Pasaportu”
adlı yarı-dramatik anlatıma sahip belgeselin gösterime girişi de bende benzer türden bir coşkuya yol açmıştı. Hemen ardından
“Anadolu Kartalları”
nın gelişiyle keyfim ikiye katlandı. Dahası, bu güzel yapıtın bir
"sinema filmi"
olarak sahip olduğu pek çok teknik, estetik ve politik erdemin yanısıra,
25 Ekim Salı
günü
İstanbul
'da düzenlenmesi planlanan gala gösterisinin
Van
'daki deprem felaketi ve ardı ardına gelen terorist saldırılarda şehit olan askerlerimiz nedeniyle
iptal edilmesi
, yapım, yönetim ve dağıtım ekibine yönelik saygımı iyice perçinlemiş bulunuyor.
Yeni Türk sinemasının,
“Bizden hiç bir halt olmaz”
depresyonuna saplanıp kalmış durumdaki gençliği motive edip ayağa kaldıracak bu tür pozitif örneklere öylesine çok ihtiyacı var ki…

* * *

YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU

* * * *
(4 Yıldız)
Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.
* * * 1/2
(3,5 Yıldız)
Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.
* * *
(3 Yıldız)
Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…
* * 1/2
(2,5 Yıldız)
Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.
* *
(2 Yıldız)
Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.
* 1/2
(1,5 Yıldız)
Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.
*
(1 Yıldız)
Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!