
Samsung'un son akıllı saati Gear S2'yi inceliyoruz.
Ofisimizin şimdiki misafiri Samsung'un geçtiğimiz günlerde ülkemizde de satışa sunulan çiçeği burnunda akıllı saati Gear S2.
Bildiğimiz gibi model spor ve klasik olmak üzere iki farklı versiyona sahip. Bir de telefondan bağımsız görüşme yapabileceğimiz e-SIM kart destekli, 3G versiyonu var ki o henüz satışa sunulmuş değil. İşte bizim incelediğimiz model spor olanı. Haliyle değerlendirmemizi de bunun üzerinden yapacağız.
Gerçi Samsung'un sınıflandırmasında 'spor' diye bir ibare yok. Sadece Gear S2 ve Gear S2 Klasik olarak ayırmış ama biz yine de daha kolay anlaşılması için kendisine 'spor' diyeceğiz.
Detaylara geçeceğiz tabii ki ama sonda söylememiz gerekeni en baştan diyelim:
Gear S2 şimdiye kadar incelediğimiz tüm ürünler içerisinde bizi en çok 'muallakta bırakan' cihaz oldu. Haliyle kendisini ancak şöyle garip bir cümleyle tanımlayabiliyoruz:
İnceleme süresince sıklıkla halihazırda da kullandığımız selefleri Gear 2 ile Gear S modellerine atıfta bulunacağız ki yukarıdaki ifademizin anlamı net biçimde ortaya çıkabilsin.
Evet; başlayalım bakalım. Her zamanki gibi önce teknik özellikler gelsin:
Burada diyeceklerimizin tümü olmasa da büyük bir kısmı subjektif temellere dayandığından referans kabul etmemek gerek. En nihayetinde bildiğimiz gibi zevkler ve renkler tartışılmıyor.
Gear S2, plastik kayışıyla özellikle Swatchseverler için mükemmel bir seçenek olsa da kesinlikle 'klas' bir görünüme sahip olmadığının da altını çizmemiz gerek. Gerçi zaten böyle bir iddiası da yok. Şıklık bazında değerlendirecek olursak Apple Watch'un yanında dahi geçemez. Keza Gear S de kesinlikle daha çekici bir görünüme sahipti.
Bununla birlikte şimdiye kadar kolumuza taktıklarımız içerisinde kesinlikle en rahatı olduğunu da vurgulayalım. Dahası şimdiye kadar ilk kez bir akıllı saati eve geldiğim zaman yahut işte bir şeyler yazarken kolumdan çıkarmak gereği hissetmedim. Akıllı saatlerden önce de devamlı kolumda duran tek saatim Swatch'un plastik kayışlı, standart bir modeli olmuştu ki ikisi de bu açıdan birbirine benziyor. Yani özetle şık olduğunu söylemek güç ama inanılmaz rahat.
Boyutsal açıdan değerlendirdiğimiz vakit yine benzer bir tablo çıkıyor karşımıza. Eğer küçük saatlere alışkınsanız sorun yok ama 'şaşaalı' modeller seviyorsanız size göre değil.
Gear S2'nin en önemli eksilerinin başında kişiselleştirme seçeneklerinin aşırı kısıtlı oluşu geliyor. Apple Watch yahut Moto 360 kendi zevkimize göre seçebileceğimiz envai çeşit kayış, renk seçeneği vb. gibi opsiyonlarla gelirken Gear S2'de sadece siyah veya beyaz arasında bir seçim yapmak durumundayız. Dahası kayışı çıkarmamızı sağlayan kilit mekanizması da Samsung'un patentinde olduğundan aksesuar üreticileri pek ilgi göstermiş değiller. Açıkçası ileride de gösterecekleri hiç zannetmiyoruz. Buna karşın klasik modelinde standart kayış pini kullanıldığından çıkarıp 22mm'lik herhangi bir kayışı takabiliyoruz.
Gear 2 yahut Gear S ile karşılaştırdığımız vakitse kesinlikle seleflerinin daha çekici olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Gear S kolumuzdayken ciddi şekilde dikkat çeken bir model idi. Bunun sebebi ise hem tasarım çizgilerinin daha köşeli ve sert oluşu hem de ekranlarının belirgin biçimde daha büyük oluşu. Ama rahatlığa gelince ibre yine Gear S2'den yana dönüyor.
Özetle, eğer rahatlık sizin birinci plandaysa Gear S2 kesinlikle sizi her açıdan tatmin edecektir ama şıklık ön planda ise kolunuza takmadan karar vermeyin deriz. Yani internetten vs. sipariş etmeyin.
Aslında burası da bir nev'i tasarımın alt kümesi olsa da ayrı bir başlık altında değerlendirmek daha uygun olacak.
Gear S2, saatin sağında üstlü altlı dizilmiş iki tane tuş ve bir de döner çerçeve mekanizmasına ile yönetiliyor. Sağ üstteki tuş 'geri' işlevi görürken, sağ alttaki ise bizi ana ekrandayken bastığımızda uygulamalar menüsüne, haricinde nerede olursak olalım doğrudan ana ekrana döndürüyor. Basılı tuttuğumuzda ise çıkan menüden saati kapatıyor yahut güç tasarruf moduna sokuyoruz. Her iki tuş da birbirinin aynısı olduğundan alışmak kısa bir süreliğine de olsa vaktinizi alabilir. Bunun haricinde ikisi arasındaki mesafe gayet kararında.
Gear S2'yi Gear S2 yapan şey ise kesinlikle döner çerçevesi. Tek kelimeyle harika bir buluş olduğunu söylememiz gerek. Tüm saati çerçeveyi parmağımızla kaydırmak suretiyle kontrol edebiliyor ve gelmek istediğimiz yere gelince de dokunmatik ekran üzerinden ikona tıklıyoruz. Eğer tıkladığımız ikon da kendi içerisinde bölümlere ayrılıyorsa (örn. kişiler) burada da çerçeveyi kaydırarak yahut da doğrudan dokunmatikten faydalanarak ilerleyebiliyoruz.
Çerçeveyi saat yönünde bir kere çevirdiğimizde bizi kendimizin kişiselleştirebildiği ana ekrana götürürken ondan sonraki her çevirişimiz atadığımız uygulamalara (örn. adımsayar, takvim, hava durumu, aktiviteler, nabız, alarm, kişiler vb.) çıkarıyor. Her uygulama ile bir kez çevirmemiz kafi.
En son sayfaya gittiğimizde karşımıza çıkan + işaretine tıklarsak yeni bir uygulama sayfası açabiliyoruz. Ters yönde çevirdiğimizde de geldiğimiz yoldan geri gidiyor ve saatin olduğu ekrana çıkıyoruz yine. Bu ekrandayken saatin tersi yönde çevirdiğimiz zamansa karşımıza bildirimler geliyor. Yani mesajlar, e-postalarımız eğer kullanıyorsak WhatsApp uyarıları vs.
Titreşimli bildirimler kesinlikle kararında ve çerçevenin dönüşü kusursuz. Keza kullanım kolaylığı da muazzam.
Saatin arkasına baktığımızda ise karşımıza merkezde konuşlandırılmış nabız sensörü çıkıyor. Bir de kayışların kilit mekanizması var tabii. Oldukça sağlam bir formda klipslendiklerinden kazara çıkmalarının imkanı yok.
Gear S2'de toplam 15 tane hazır saat arayüzü var. Dilersek telefonumuzun Gear menüsü üzerinden mağazaya gidip ekstra arayüzler indirebiliriz ama muhtemelen bunlar kafi gelecektir. Seçmek için yapmamız gereken saat ekranına basılı tutmak ardından ya çerveveyle ya da dokunmatik arayüzden ilerlemek.
Bazı arayüzlerde 'stil ver' seçeneği var. Bunun anlamı eğer tıklarsak üzerinde değişiklik yapabileceğimiz. Stil seçenekleri arayüzün konseptine göre değişiyor. Keza bazı arayüzlerde ise doğrudan arayüz üzerinden çeşitli işlevlere erişebiliyoruz. Örneğin kronograf arayüzünde iç dairelerden herhangi birisine basınca kronometre çalışırken, modern hizmet arayüzün üstteki daire pil kısayoluna, alttaki ise adımsayara götürüyor bizi.
Parmağımızı saatin ekranından alta doğru kaydırdığımızda karşımıza özet bildirim ekranı çıkıyor. Burada pil durumu veaktif bağlantı seçeneğimizi (BT veya Wi-Fi) görebiliyor ve müzikçalar/rahatsız etme ve parlaklık kısayollarına erişebiliyoruz. Keza yine bu parmak hareketi saatin genel kullanımında da 'geri tuşu' işlevi görüyor. Yani herhangi bir menüdeyken ekranı üstten alta çektiğimizde bir geri gidiyoruz:
Saat ekranındayken çerçeveyi sola kaydırdığımızda bildirim menüsü geliyor demiştik. İşte burada okunmamış bildirimlerimizi görebiliyor, okuyabiliyor ve dilersek yanıtlayabiliyoruz. Özellikle gün içerisinde çok sayıda e-posta alanlar için mükemmel bir kolaylık sağlıyor bu. Çünkü e-postaları sıkıntısız biçimde görüntüleyebiliyor ve hepsini okuyabiliyoruz. Cevap yazmak istersek yapmamız gereken 'cevapla' tuşuna basmak. Bunun ertesinde dilersek önceden tanımlanmış hazır mesajlardan birisini yolluyor yahut da açılan klavyeden - tuş dizilimi eski cep telefonlarındaki gibi- cevabımızı yazıp gönderebiliyoruz. Keza emojiler arasından da seçim yapabiliyoruz. Bir de SVoice seçeneği var ama henüz Türkçe desteklemediğinden bir anlamı yok maalesef. Tüm bu dediklerimiz mesajlar için de geçerli.
Eğer Samsung'un kendi e-posta uygulamasını değil de 3. parti bir e-posta uygulaması kullanıyorsak yahut yine cihazımızın dahili mesajlaşma yazılımı haricindeki tüm 3. parti uygulamalarda (WhatsApp vb. gibi) bildirimleri alabiliyor ve cevap yazabiliyoruz. Fakat bunlar saatin dahili uygulamaları arasında yer almadığı için (ki Samsung'un mağazasında da yoklar) münferit olarak erişemiyoruz hiçbirisine.
Gear S2'nin spor ve klasik versiyonlarında hoparlör olmadığı için saat üzerinden yapabileceğimiz sadece kişi listemizdekilere arama (yahut mesaj atma) tuşuna basmak. Ardından saat doğrudan arama yapamadığı için bizi telefonumuza yönlendiriyor. Keza cevaplama işleminde de aynısı geçerli. Yani diğer bir deyişle aslında -BT kulaklığımız olmadığı sürece- pratikte bir işlevsellik sunmuyor bize. (Keza yine hoparlör olmadığı için müzikçalar da bir işe yaramıyor haliyle.)
Bildiğimiz gibi Gear ailesi hoparlörle geldiğinden BT bağlantısı korunduğu sürece telefonumuzdan uzakta dahi olsak doğrudan saatimiz üzerinden konuşabiliyorduk. Haliyle bunun rahatlığına alışan bir insanın Gear S2'yi tercih etmesi oldukça yanlış bir çözüm olacaktır.
Son olarak saatte sadece bağlantılarımızın 'kişiler' yerine 'arkadaşlar' ismi altında listelendiğini ve varsayılan olarak sadece telefonumuzdaki favorilerimizin yer aldığını not olarak düşelim. Saatimize kişi ekleme/çıkarma işlemlerini ise telefonumuz üzerinden gerçekleştiriyoruz.
Gear S2'nin de işletim sistemi seleflerinde olduğu gibi Tizen OS. Yani Samsung'un kendisine ait olan alabildiğine 'güdük' bir işletim sistemi. Güdük derken aşağıda detaylarına gireceğimiz gibi 3. parti uygulamalardan bahsediyoruz. Yoksa işletim sistemi ve arayüzün uyumluluğu kesinlikle muazzam. Yukarıda anlattığımız üzere Gear S2 kullanım kolaylığı bakımından şimdiye dek denediğimiz açık ara en iyi saat. Apple Watch'tan da Android Wear tabanlı rakiplerinden de önde.
Yine Gear S2 ile birlikte Tizen'e kazandırılan bir diğer önemli artı da Samsung harici Android cihazlarla uyumlu oluşu. Bunun için cihazın Android 4.4 ve üzeri olması ve 1.5GB+ RAM'e sahip olması gerekiyor. Bununla birlikte Samsung'un mobil ödeme sistemi Samsung Pay sadece Samsung'larda kullanılabiliyor ki bu şu aşamada bizim için bir anlam ifade etmediğinden sorun değil.
Gelelim uygulamalara:
Gear S2'de ''Arayüz ve Temel Kullanım'' bölümünde ayrıntılarıyla paylaştığımız bildirimlerin haricinde yapabileceğimiz başlıca eylemler SHealth üzerinden adımsayar, nabız vb. gibi aktivitelerimizi ve Nike uygulamasıyla da (telefonumuza da yükleyerek) koşularımızı düzenlemek, hava durumuna bakmak ve ajandamızı kontrol etmekten ibaret. Bunun haricinde kronometre, zamanlayıcı, alarm vb. gibi yukarıda da belirttiğimiz gibi 'çerez' uygulamalardan da faydalanabiliriz.
Gear S2'nin ikinci aksayan ayağı da burası. Eğer dahili uygulamalar size yetiyorsa sorun yok ama 3. parti uygulamalar arıyorsanız maalesef dişe dokunur bir şeyler bulmanız imkansız. Şahsen ben Maps For Gear ve Flipboard haricinde 'budur' diyebileceğim tek bir uygulama dahi göremedim mağazada. Gear S'lerden tecrübeli birisi olarak zamanla gelişeceğine yönelik umudum da hiç yok açıkçası. Yani yukarıda da belirttiğimiz gibi bir WhatsApp, Messenger yahut haber, son dakika vb. gibi uygulamalar beklemeyin. Mağaza varsa yoksa bir dünya saat teması ile dolu. Bir de olsa da olur olmasa da olur türünden envai çeşit içerik var.
Size tavsiyemiz (Eğer İngilizce biliyorsanız) mağazadan Flipboard'u indirmeniz. Çünkü kayda değer tek haber uygulaması o. Bloomberg ve CNN zaten yüklü olarak geliyor.
Bir de Maps for Gear (ok işareti olan) uygulamasını indirin. Bu sayede saat üzerinden konumuzu bulabiliyor (gerçi bunu dahili harita uygulamasıyla da yapıyoruz) ve saatin ok işaretleriyle bizi gitmek istediğimiz yere kadar rehberlik etmesini sağlayabiliyoruz.
Normalde dahili uygulamalar arasında değerlendirmemiz gereken sesli asistan SVoice'a ayrı bir başlık açmamızın sebebi Türkçe desteğinin olmaması. Hatta bırakın Türkçe desteğini aksanlı İngilizce konuşmuyorsanız şayet onu bile anlamıyor! Türkçe desteği olmadığı için de 'konuş yazsın' olayı yok tabii ki. Mesajından, e-postasına kadar her türlü yanıtımızı yazarak vermek durumundayız ki minnacık klavyede tabii ki işkenceden farksız bir eylem bu.
Gear S2'nin SAMOLED panelli ekranı 1.2-inç büyüklüğe ve 360x360 piksel çözünürlüğe sahip ki bu değerler ppi'a (yani inç başına düşen piksel sayısına) uyarladığımızda karşımıza 302 ppi'lık -Apple'ın tabiriyle retina- ekran çıkıyor. Gerçekten de kendisi Apple Watch ile birlikte pazardaki en iyi ekrana sahip iki akıllı saatten birisi. Keskinlik de, netlik de, renk kalitesi de mükemmel. Keza güneş altı okunabilirlikte de hiçbir sorun yok. Daima otomatik parlaklıkta kullandık ve hiçbir sıkıntı yaşamadık.
1.2-inç'lik büyüklüğünü hem selefleriyle hem de rakipleriyle kıyasladığımızda belki küçük gelebilir ama zamanla alışıyorsunuz. Gear 2'de 1.63-inç, Gear S'ye ise 2-inç ekran vardı haliyle bayağı bir ufalmış. Alışmasına alıştık ama yine de Gear S'in ekranı (ki o da 360 x 480 piksel değeriyle retina idi) daha iyiydi bizce. Hatta Gear 2 bile -daha düşük ppi'ına karşın- ekran büyüklüğüyle daha çok hoşumuza gitmişti. Yine de eğer daha önceden böyle bir tecrübeniz yoksa sizi tatmin edeceğine emin olabilirsiniz.
Bu arada ekranı dilerseniz 'daima açık' modunda kullanabilir ya da 'bileğimiz çevirdiğimde açılsın' diyebilirsiniz. Ama tavsiyemiz ikinci seçeneğe yönelmeniz çünkü ilki pil tüketimini belirgin biçimde arttırıyor.
Bir akıllı saatin performansı hakkında çok a denecek bir şey yok doğal olarak. İncelememizin başında da belirttiğimiz gibi alette çift çekirdekli 1GHz'lık bir işlemci ve 512MB RAM var. Dahili hafızası ise 4GB büyüklüğünde. Hoparlör olmadığı için zaten müzik vs. atacağınızı zannetmiyoruz haliyle rahat rahat yeter bu alan. İşlemci ve RAM ikilisi de gayet iyi performansa sahip. Hemen her uygulama hızla açılıyor. Sadece Haritalar ve Nike+ gibi görece işlem gücü gerektiren uygulamalarda biraz bekliyoruz. Kısacası performanstan yana sıkıntı yok.
Saatin bağlantılarına baktığımızda karşımıza BT 4.1, Wi-Fi ve NFC çıkıyor. BT üzerinden zaten telefona bağlanıyoruz eğer varsa BT kulaklığımızla da eşleştirebiliyoruz keza. Wi-Fi sayesinde telefondan bağımsız uygulamalarımızdan bildirim alabiliyoruz ama Wi-Fi ile BT'u aynı anda bağlayamadığımızdan asıl önemli olan bildirimlerden (yani e-posta, mesaj vb.) mahrum kalıyoruz. Keza GPS olmadığı için Wi-Fi üzerinden haritaları da kullanamıyoruz. NFC ise sadece Samsung'un mobil ödemelerinde geçerli ki o da henüz ülkemizde olmadığından bizi ilgilendirmiyor.
Samsung, Gear S2'nin içerisine 250mAh kapasiteli bir batarya yerleştirmiş (3G'lisinde 300mAh olacak) Eğer tasarruflu kullanırsak -yani ekran açık modunu kapalı tutarsak- ortalama 2-3 gün kadar gidiyor. 3. günün sonunu getirebileceğinizin sözünü veremeyiz ama 2 günü kesinlikle alıyor ve 3. güne de çıkıyorsunuz. Bunun tek istisnası haritayı kullanmanız olur ki, hele bir de rehberlik isterseniz gerçekten çok güç harcıyor. Bu açıdan seleflerini aratmadığını söyleyebilirim. Aşağı yukarı aynılar. Eğer 'ekran daima açık' kullanırsanız bu defa 2 günü görmeniz güç. 1 bilemediniz 1.5 gün kadar gidiyor. Pil %5'e gerilediğinde Samsung' tasarruf modu için uyarıyor bizi. Burada da temel bildirimler ve aramalar hariç tüm tali uygulamalar pasif edildiğinden biraz daha direnebiliyoruz.
Saati kutudan çıkan kablosuz şarj ünitesi ile dolduruyoruz. Gerçi kablosuz dediğimize bakmayın sistem diğerleriyle aynı ne de olsa. Şarj ünitesini kabloyla prize takıyor saatimizi de şarj yuvasının üzerine yerleştiriyoruz. Mıknatıslı olduğundan düşme ihtimali yok. Şarj yuvasının led bildirimli oluşu güzel. Dolarken kırmızı, dolduğunda yeşil yanıyor. Tam dolum, kutu içinden çıkan standart şarjla 2 saat kadar sürüyor. Bu arada saatin QI standardını desteklediğini de not olarak düşelim. Yani tüm QI yuvalarında şarj edebiliyoruz.

- Artılar
- +İnanılmaz rahat
- +Döner çerçevesi mükemmel bir kolaylık sunuyor
- +Bildirim yönetiminde oldukça başarılı
- +Bataryası tatminkar
- +Su/toz geçirmiyor
- +Ekran kalitesi muazzam
- +Diğer Android telefonlarla uyumlu
- Eksiler
- -Uygulama mağazası berbat
- -Seleflerindeki en kilit özellikler yok (hoparlör ve kamera)
- -SVoice Türkçe desteği yok
- -Kişiselleştirme desteği çok sınırlı
- -Kolda pek (hatta hiç) 'havalı' durmuyor
- Gear S2 Spor:900 TL
- Gear S2 Klasik:1.000 TL
- Gear S2 3G:?
Bildiğimiz gibi fiyat konusunda alabildiğine eli sıkı bir tutuma sahip olsak da açıkçası şimdiye kadar incelediğimiz tüm ürünler içerisinde fiyatını yerinde bulduğumuz tek ürün bu oldu. Öyle ki yurt dışından alsak (300 ve 400 dolar) daha pahalıya geliyor. İndirimleri vs. göz önünde bulundursak dahi aşağı yukarı aynı fiyata geliyor.
Eğer SVoice'un Türkçe desteği olsa yahut en azından hoparlör desteği olsa (ki bu sayede görüşme yapabilirdik) değer diyebilirdik. Ama mevcut haliyle sadece bildirim almamıza yarayan bir cihazdan ötesini sunmuyor bize. Uygulama mağazası zaten yok desek yeri haliyle mükemmel döner çerçevesi de pek kullanmadığımızdan atıl duruma düşüyor. Açıkçası ben olsam 500 TL'den bir kuruş fazlasını vermezdim. O da Samsung'un güzel hatırı(!) için. :)
Kaldı ki Gear 2 yahut Gear S kullanıyorsanız kesinlikle geçmeyin deriz. Emin olun kolunuzdaki çok daha 'çekici' bir model. Hoparlörü ve kamerası da cabası! Misal ben incelemeyi bitirdiğim için anda geri döneceğim. :)






















