20:21, 03/10/2026, Cumartesi
Uykusuz geceler ve gelen zafer: TEKNOFEST şampiyonlarının kürsünün arkasında yaşadıkları
Gökyüzünde süzülen bir İHA, suyun metrelerce altında hedef arayan bir denizaltı roketi ya da göğe yükselen bir model uydu… TEKNOFEST Şanlıurfa’da podyuma çıkan yüzlerce gencin elinde tuttukları kupaların arkasında, aylarca süren uykusuz geceler, hurdaya dönen prototipler ve yarışma sabahına kadar süren kriz anları yatıyor. Şampiyonlar Geçidi’nde kürsüyü göğüsleyen takımlar, aylar süren mücadelelerini ve kırılma noktalarını anlattı.
Elektronik harpten şampiyonluğa
Savaşan İHA Avcı Drone kategorisinde birinciliği kazanan Mizan-ı Sema takımı, zorlu bir görev konseptini aşarak zafere ulaştı. Hedef İHA’dan gelen GPS sinyallerinin bilinçli olarak karıştırıldığı elektronik harp simülasyonunda yarışan ekip, sayısız kaza kırım yaşadı. Süreç içinde otonom iniş algoritmalarını yarışma sahasında bile optimize eden ekip, yarışma süresince verilen pit-stop hakkını en doğru anlarda kullanarak dronlarını yeniden göğe kaldırmayı başardı ve birincilik kupasını kaldırdı.
Tarlada test edilen uydu
TEKNOFEST TÜRKSAT Model Uydu yarışmasında birinciliği göğüsleyen Sakarya Üniversitesi takımından yazılım ekibi üyesi Altun Kerimli, "Haberleşme testimiz için 2,5 kilometrelik boş bir tarla aradık. Dronu otomobilin üzerine koyup uzaklaşarak anten bağını denedik. Kanat açılarından tam uçuş yetkisinin devrine kadar önümüzde hazır hiçbir açık kaynak yoktu. Atış sabahına kadar testlerimizi sürdürdük." ifadelerini kullandı.
Gökyüzünde kaza kırım
Savaşan İHA kategorisinde ipi göğüsleyen İTÜ Gama takımı ise geçen yıl yaşadığı mekanik aksaklıkları bu yıl şampiyonluğa dönüştürdü. Otonom kilitlenme ve kamikaze görevlerinde yarışan ekip, hazırlık sürecinde uçağını paramparça eden bir kaza yaşamasına rağmen pes etmedi. Takım kaptanı Hasan Pul, yarışma esnasında yaşanan kriz anını şöyle aktardı:
"İstanbul’daki test alanımızın kısıtlı olması sebebiyle simülasyona ağırlık vermiştik. Sahada 13 müsabakanın dördünde Wi-Fi kopması yaşandı; yerle bağ kopunca uçak kamikaze ya da kilitlenme yapamıyordu. Uçuşların birinde ise havada başka bir takımla çarpıştık ve uçağımız parçalandı. Tek bir yedeğimiz vardı; iki müsabaka arasındaki daracık vakitte yedek uçağı toparlayıp uçuşa yetiştirdik ve birinciliği aldık."
Hurdaya çıktıktan sonra kısa zamanda tekrar ürettiler
Su Altı Roketi yarışmasında iki görevi birden eksiksiz tamamlayabilen tek takım olarak birincilik elde eden ekip, adeta küllerinden doğdu. 7 knot hızla ilerleyen ve burun kısmındaki 16 gramlık karbondioksit basıncıyla roketi suyun üstüne fırlatan bir sistem inşa eden takım, yarışmaya son bir hafta kala büyük bir felaket yaşadı.
Ekip adına süreci anlatan Cemalettin Özbek, "Test havuzunda aracımız duvara çarptı, gövdesi kırıldı ve kullanılamaz hale geldi. Yarışmanın ilk iki gününü kaçırdık. Ancak pes etmedik; atölyede sabaha kadar çalışıp aracı sıfırdan yeniden ürettik. Üçüncü gün suya indik ve pistteki iki görevi de tamamlayabilen tek takım olarak şampiyon olduk" dedi.
‘Rezil olur muyuz acaba?’
Dikey İnişli Roket kategorisine ilk senelerinde katılarak üçüncülük elde eden Sakarya merkezli Turkish Defenders takımı ise sanayiden çıkan bir başarı öyküsü sundu. TÜBİTAK SAGE tarafından sağlanan 300 barlık tüpe kuru hava basarak pnömatik selonoid valfler ve ana itki sistemiyle roketi dengede tutan ekip, parçaların tamamını Sakarya Sanayisi'nde dolaşarak temin etti.
Üniversite rektörlüğünün kampüse kurduğu 9 metrelik test kulesinde günde 16 saat çalıştıklarını belirten ekip temsilcisi, son sabah yaşadıkları tereddüdü şu sözlerle paylaştı:
"İniş kalkıştan zordur; en ufak sapmada roket devrilir. Yarışma sabahı kendi aramızda 'Acaba gitmesek mi, tecrübeli ekiplerin yanında rezil olur muyuz?' diye korkuyorduk. Yaz boyunca çalışmadık, cepten yedik, uykusuz kaldık, çok tartıştık ama dağılmadık. Sonunda ilk yılımızda kürsüye çıkmayı başardık."










