Ölen Kürt öldürülen Kürt

00:0022/09/2011, Perşembe
G: 4/09/2019, Çarşamba
Abdülkadir Selvi

Güne Kumrular Caddesi''nde başladık. Bir gün önce yanık kokularının geldiği cadde trafiğe açılmıştı.Kumrular sakinleri yaralarını sarmaya çalışıyordu ama dehşetin izleri hala canlıydı.Patlamanın olduğu bina beyaz bir branda ile kapatılmış, önünde bir güvenlik şeridi oluşturulmuştu.Kırılan camlar takılıyor, sökülen tabelalar yerine dikilmeye çalışıyordu.Kumruların normale dönmesi için yoğun bir çaba harcanıyordu.Herkes birbirine, "Geçmiş olsun" diyor, olay sırasında yaşadıklarını anlatıyordu.Kimi

Güne Kumrular Caddesi''nde başladık. Bir gün önce yanık kokularının geldiği cadde trafiğe açılmıştı.

Kumrular sakinleri yaralarını sarmaya çalışıyordu ama dehşetin izleri hala canlıydı.

Patlamanın olduğu bina beyaz bir branda ile kapatılmış, önünde bir güvenlik şeridi oluşturulmuştu.

Kırılan camlar takılıyor, sökülen tabelalar yerine dikilmeye çalışıyordu.

Kumruların normale dönmesi için yoğun bir çaba harcanıyordu.

Herkes birbirine, "Geçmiş olsun" diyor, olay sırasında yaşadıklarını anlatıyordu.

Kimi hala şoktaydı.

Patlamanın olduğu yerin tam karşısındaki büfeyi çalıştıran kişiyle konuşmak istedim. Olayın en canlı tanıklarından biriydi.

Konuşamadı. Eşi," şokta, dünden beri konuşamıyor" dedi.

Patlamanın olduğu binanın yanında dürümcü var. Omar Dürümcüsü''nün eşi de şoktaydı, konuşamıyordu.

Serdar Akyüz genç bir insan. Hemen yandaki GSM şirketinde çalışıyor.

"Saat 11.05''ti. çok büyük bir patlama oldu. Yere savruldum. 2 adım atsam, parçalanırdım" dedi.

Murat Ölçer, "Kasada oturuyordum. Patlamayla birlikte yere yıkılmışım, kasa üstüme devrildi. " diye anlattı.

Oğuz Dinç ise üzerinde hala olayın izlerini taşıyordu. Olay anını, "Müşteri ile ilgileniyordum. Patlamayla birlikte yere düştüm" diye aktardı.

Serdar Akyüz''de, Murat Ölçer''de, Oğuz Dinç''te, sözlerini,"Şükür yaşadığımıza diye" bitirdiler. O an Kumrular''da olanların sanki ikinci hayatlarını yaşar gibiydiler. Çok ilginç bir duygu.

Murat Ölçer," parçalanan aracı gördüm. Dışarı çıktığımda 8-10 kişi yerde yatıyordu" diye bitirdi sözlerini.

Oğuz dinç,"Yerde cesetler,yaralılar vardı. 3-4 araç yanıyor, küçük küçük patlamalar oluyordu" diye tarif etti dehşet anlarını.

Ercan Çiçekçilik''ten Ercan Denek ise patlamanın olduğu binanın tam karşısında. Ercan, "Patlama olduğunda içerideydim. Yere yıkıldım, alevler ta bizim dükkanın içine kadar ulaştı, çok kuvvetli patlamaydı" derken titriyordu.

Serhat Öztürk''de patlamadan sonra olay yerine ilk gelenlerden. "İki kişiyi yere yatırmışlardı, birinin ayağı kopmuştu" diye anlattı, dehşet tablosunu.

O sırada bir esnaf yanındakine, " Ben uzun süre burada kalacağım diyerek aracı parkçıya vermiş"diye anlatıyordu.

Kumrular esnafının bir talebi vardı.

"Cadde trafiğe kapatılsın"

Başbakanlığın hemen ötesinde, bakanlıkların, Genelkurmay''ın olduğu bir yerde Kumrular caddesi. Ankara''nın en işlek yerlerinden biri. Neden olmasın. Bu öneri değerlendirilmeli.

Patlamanın olduğu yerin tam karşısında Namık kemal İlköğretim Okulu var. Okula gittim. Veliler servis araçlarının önüne oturmuş,çocuklarını bekliyorlardı. Sınıflardan cıvıl cıvıl miniklerin sesi geliyordu.

Terör öylesine alçakça bir şey ki, o araç yolun bu tarafına konulsa, çocuklarımız hedef olacaktı.

Kumrular da bir esnaf,"Beterin beteri var"diye söze başladı. "Eğer 12 ile 13 arasında olsaydı bu olay çok büyük bir facia yaşanırdı"

Oradakiler, "Allah korusun"dedi. "Facianın eşiğinden dönüldü" diyenler oldu.

Esnafın bir kısmı dükkanlarının kapısına, "Türk bayrağı asmış" yoldan geçen bazı vatandaşlar, ölenlerin anısına, patlamanın olduğu yere çiçek bırakmıştı.

Kumrulardan sonraki durağımız Bağlum Kabristanı oldu.

Taze bir toprak gördüm orada örtmüşlerdi bir gencin mezarının üstünü.

Bir gün önce hayattaydı. Bir gün sonra kara toprak.

Mustafa Bingöl''den söz ediyorum.

Patlamada ölen Muşlu Kürt genci Mustafa''dan.

Annesi arkasından Kürtçe ağıtlar yaktı. Ailesi yavrularını ellerinden alan teröre lanet okudu.

Ailesi Üstad Necip Fazıl''ın şeyhi olan Seyyid Abdulhakim Arvasi''nin kabrinin bulunduğu yere defnetti oldu.

Ölen Kürttü, öldüren Kürttü.

O nedenle ben bu davadan bir şey anlamadım.