Kavun tatlı ben ne yapiim!

00:005/07/2009, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Abdullah Muradoğlu

Şu ağır siyasi gündemin Temmuz sıcaklarıyla ittifak ettiği boğucu havadan hakikaten ben de bunaldım sevgili okurlar..Tatar Ramazan abimizin dediği gibi, "sular çırpınıyorsa kayığı kenara almak lazım".Yani işi biraz taşlamaya sardırmakta ne mahzur var..Fildişi kulesinden birilerini taşlamakla ömür geçiren birinin taşlamalar kendisine yöneldiğinde "recm meraklıları" diye recmetmesini de hoş görelim gitsin.Yazın kültürümüzün süsü olan bu taşlamalar(hicivler) sayesinde, "arkadaşlar bakın vurgusu olmayan

Şu ağır siyasi gündemin Temmuz sıcaklarıyla ittifak ettiği boğucu havadan hakikaten ben de bunaldım sevgili okurlar..

Tatar Ramazan abimizin dediği gibi, "sular çırpınıyorsa kayığı kenara almak lazım".

Yani işi biraz taşlamaya sardırmakta ne mahzur var..

Fildişi kulesinden birilerini taşlamakla ömür geçiren birinin taşlamalar kendisine yöneldiğinde "recm meraklıları" diye recmetmesini de hoş görelim gitsin.

Yazın kültürümüzün süsü olan bu taşlamalar(hicivler) sayesinde, "arkadaşlar bakın vurgusu olmayan demokrat değilmişim, işte bilançom" dedi mi demedi mi siz ona bakın..

E durduk yerde taşlamıyoruz, verdiği bilançoda bile gri noktalar var..

Daha birkaç gün önce Ahmet Hakan''ın kıyafetlerinin türü ve rengi konusunda da yanlışlıklar sergilemişti.

Özkök üç konuda da yanılmıştı ve bu yanılgılar "görme"ye dayandığı için "olasılıklar teorisi"yle ilgili de değildi .

Bu yüzden bizatihi Ahmet Hakan tarafından tekzib edilmişti.

Son günlerde üst üste gelen bu türden yanılgıların kronikleşmesi ihtimalinden endişeliyim..

Kenan Evren Paşa''nın savunmasını üstlendiği "yargıya bırakmam intihar ederim" başlıklı yazısında eski MHP''li Agah Oktay Güner''in "Eğer 12 Eylül öncesi Ecevit ve Türkeş evet deseydi ve seçime gitseydik 12 Eylül olmazdı" dediğini yazmıştı Özkök.

Oysa, "Demirel ve Türkeş erken seçim istedi, Ecevit ve Erbakan karşı çıktı" demiş Güner.

"12 Eylül" öncesinde Ecevit''in danışmanlığını yaptığı için hadi bunu da anlayışla karşılayalım.

* * *

Dünkü yazısında sunduğu hayat bilançosundaki gri noktalara da değinmeliyim.

O yazıda Özkök bakın ne diyor:

"12 Mart askeri müdahalesinde yurtdışında öğrenciydim. Askeri harekâta şiddetle karşıydım, Fransa''daki Türk öğrenci birliğinde yönetim kurulu üyeliği yaptım. Cumhuriyet''te çıkan bir başyazı ve Altemur Kılıç''ın çıkardığı "Devrim" dergisinin kapağında bize yüklenilmesi üzerine bursum kesildi."

"Altemur Kılıç" ve "Devrim" nasıl yan yana gelmiş diye hakikaten şaşırdım.

O halde işin doğrusunu yine Ertuğrul Özkök''ten öğrenelim.

Çünkü daha önce aynı konuya açıklık getirmişti.

12 Mart dönemi kapandıktan sonra 1974''de devlet bursu kesilmiş Özkök''ün. Ecevit Başbakandır, Kıbrıs''a askeri müdahale gerçekleşmiştir.

Özkök''ün de yönetim kurulu üyesi olduğu "Fransa Türkiyeli Öğrenciler Birliği", Ecevit-Erbakan Hükümeti''nin Kıbrıs''a askeri müdahale kararını şiddetle kınayan bir bildiri yayımlamış Paris''te. Ama Özkök yaz tatili için Türkiye''dedir ve bildiriden haberi yoktur, üstelik askeri harekatı da destekliyormuş.

Altemur Kılıç''ın çıkardığı "Devir" dergisi bu solcu derneği vatan hainliğiyle suçlamış. Bu bildiriden ötürü bursu kesilmiş ama CHP milletvekili kayınpederi Hüdai Oral ile AP''li Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem''in devreye girmesiyle durumu eski haline getirmiş.

* * *

Gürdüğünüz gibi Özkök kendi yazısını bile unutmuş, Devir''i "Devrim" yapmış.

"Devrim"le "Devir" arasında bir benzerlik var ama Altemur Kılıç''ın Devir''i devirmekten gelmiyor.

"Dönem" anlamında bir ''Devir''dir.

Son birkaç gün içerisinde Özkök''ün bilançosu şudur:

Kıyafet rengi ve türü konularında tam üç adet yanlışlık..

Telefonla konuşmadan mütevellit bir duyma zaafı..

Kendi yazdığını bile unutan bir hafıza kırıklığı..

Yanısıra okurlara "bilgi yanlışlığı" olarak yansıyan olaylar..

Tamam havalardandır ama şu ağır siyasi gündemin can sıkıcı ortamından sıyırmak için bundan iyi malzemeyi nereden bulabilirdim ki?

Meraklısına "Devrim" notları..

Ertuğrul Özkök''ün "Devir" dergisiyle karıştırdığı haftalık "Devrim" dergisini çıkaran Doğan Avcıoğlu''dur.

"YÖN" dergisiyle kendi aralarında Türkiye''nin yönünü tayin eden "Sol Kemalist" aydınlardan Avcıoğlu ve ekibi, askerlerle işbirliği içinde bir de devrim yapmak istediklerinden 1969''da "Devrim" dergisini çıkarmışlardı.

Uluç Gürkan ve Hasan Cemal bu derginin dönüşümlü yazı işleri müdürlerindendirler ve o sıralarda İttihatçı kırmızısı bıyıklar çok revaçtaydı.

Lakin evdeki hesap çarşıya uymamış ve böylece ekipten İlhan Selçuk''un de ilk devrim denemesi olan "9 Mart" girişimi 12 Mart''çı darbeciler eliyle akamete uğratılmıştı.

Hasan Cemal "Kimse kızmasın kendimi yazdım" kitabında darbecilik oynadıkları Devrim dergisi ve çevresini ifşa etmişse de diğer yazı işleri müdürü Uluç Gürkan, Doğan Avcıoğlu''na toz kondurulmasına fena halde içerlediğini her vesileyle bildirmektedir.

İlhan Selçuk ise 9 Mart yenilgisini asla ve kat''a bir daha ne yaşamak ne de hatırlamak istemektedir ama kader işte, ona da çare yok maalesef.

Merak etmeyenler için "Devir"..

"Devir" dergisi "Adnan Menderes" döneminde Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü yapan Altemur Kılıç''ın eski gözağrısıdır.

Şeyh Sait''in torunu (Demokrat Parti milletvekili) Melik Fırat ile aynı uçakta ortak kelepçe arkadaşlığının yanısıra Yassıada''da yatmışlığı vardır Kılıç''ın.

Altemur Bey''in hayatında iki "Devir" vardır ve ikisi de başarısız bir proje olarak matbuat tarihimize geçmiştir.

İlk "Devir" 1954-1955 arasında, bankacı "Kazım Taşkent"in desteğiyle çıkmıştır.

İkincisi ise 1973-1974 arasında, Yaşar Holding''in ve "Zenginler Kulübü" olarak kurulan TÜSİAD''ın desteğiyle önce İzmir''de, sonra İstanbul''da çıkarılmıştır.

Her iki Devir''in başında da Altemur Bey vardır.

İkinci Devir (yani Ertuğrul Özkök''ün bursunun kesilmesine vesile olan dergi)''in "yazı işleri müdürü" ise şimdi "Vatan" gazetesinin başyazarı Güngör Mengi''dir. Devir''in yazarlarından birisi de Hıncal Uluç''muş..

Vehbi Koç''un "reklam ve abone desteğine rağmen yürütemedik" dediği ikinci Devir kısa sürede çökmüş ve kapanmıştır.

"Devir" ile "Devrim" dergilerinin ortak yanı, başarısızlıkla sonuçlanmaları.