
Merve Kavakçı''nın "âh"ı DSP''yi çarpacak. Kimse acele etmesin!.. DSP''nin seçim öncesinde kullandığı ılımlı lâiklik temaları, "28 Şubat''ın bittiği" yolundaki açıklamaları ve CHP''ye nisbetle daha ahlâkî görünümler hâsıl etmesi, hemen hepsi şu anda berhava olmuş durumda. Sâkin lider, ılımlı ve devlet adamı sorumluluğu!.. DSP bu vasıflarıyla toplumdan oy almıştı, öyle değil mi?
Ecevit''in, Merve Kavakçı olayında takındığı tavra fazlaca takılıp kalmaya gerek yok. Çünkü o sahne, Türk toplumunun şuur altında hep kalacak!.. İhtilâçlı bir yüzden boşalan kin ve nefret dalgaları!.. Bu sahne, Ecevit''in cinnet geçirdiği anın resmidir. Bu cinnet hâli asla unutulmayacak; Ecevit''in söylediği her söz ve attığı her adım bu cinnet resmi ile eşleştirilerek değerlendirmeye tâbi tutulacak.
Bundan sonradır ki, Ecevit''in büyüsü bütünüyle bozulmuştur. Dengesi daha da kaybolacak. Yüzündeki takallüsler yeniden nüksetmeye başlarsa, buna da kimse şaşırmasın.
Onun için, yaşadığımız gelişmeler karşısında kimsenin morali bozulmasın, ruhu daralmasın!.. Onlar şeâir-i İslâmiye''ye saldırdıkça dengelerini daha bir yitirecek, gördükleri bir iyilik ve kavgasız nizasız bir Türkiye arzusuyla kendilerine oy verenlerin muhabbetini kademe kademe kaybedecekler. Çünkü büyük Allah nelere kadir değil ki!.. Kalpleri bir bir çevirmesin, yüzlerdeki sahte maskeleri indirip de, ruhlardaki kin ve nefreti yani Allah''a karşı duyulan bir cinneti ve vahşeti âşikâr etmesin!.. Böyledir bu âlemin deverânı:
Allah''a bühtan edenler, şeâiri İslâmiye''ye (başörtüsü vs.) karşı salyalı ağızlarla saldıranlar, içine yuvarlandıkları kin ve nefret berzâhında şaşkın ve yapayalnız kalırlar da, hâlâ daha neyin ne olduğunun farkına varamazlar.
Onun için ne kimse üzülsün, ne de mahzûn olsun!..
Çok vakit geçmez, onların her biri veya ikisi, bu dünya gözüyle toplumsal bir zilleti kendi elleriyle davet ederler. Olan biten herşeye, yeter ki gerekli olan sabrı gösterelim, nefsimizden neş''et ettiğine kuşku bulunmayan nice hatalara karşı tevbeler edelim.
Kimse şu ezeli gerçeği hatırdan çıkarmasın: "Size bir iyilik geldiğinde bunu Allah''tan bilin. Bir belâ ve musibet ârız olduğunda ise nefsinizden!.." Bunun mânâsı şudur: Eğer iyi düşünürseniz, size ulaşan belâ ve musibetler de Allah''tandır. Öyle olduğu halde, bazılarını anlamakta güçlük çektiğimizi burada ifade etmek durumunda kalıyoruz. Kimse düşünmüyor ve sormuyor. Bizim nefsimizde (politika, siyaset tarzı, hatada ısrar, yayın biçimi vs.) Allah''ı hoşnud etmeyen birşeyler mi var? Hangi hatalarımızda ısrar ediyoruz? Ne tür hatalarımızı nefsimiz bize hoş gösteriyor?
Yüce Allah''ın insana hatırlattığı "hür olma" ihtarını ayaklarıyla tepenler; siyasette, ticarette ve cemaatte, ya da her türlü içtimâî yapılanmalarda "kul''a kulluğu" İslâmlığın icabı seviyesine yükseltip sunanlar, suçun ve hatanın bireyselliğini ihmal ederek kollektif rahatlamalar icad edenler, bunları iyi düşünmelidirler. Cenaze namazında olduğu gibi farzı kifaye ibadetler, sizden üç-beş kişinin edâsı halinde bütün toplumu mesuliyetten kurtarabilir. Fakat siyasette bunun cevazı yok!.. Cevaz topluma ait. Toplumların günahı bir nebze olsun kalkıyor. Fakat seçilenler, kamuoyu önüne çıkanlar, (toplumsal, dinî, siyasî, ticarî) bir hizmet üretmek amacıyla yola çıkanlar var ya!.. Onların sorumluluğu, günahı, hatası, hürriyet haklarını kullanmayanlar var ya!.. Kalemi doğruyu söylemeyenler, hataları görmezden gelen sayfalar, bir sulta ve güç hatırına yılgınlığı tercih edenler, hemen her gün şeytan taşlamayı meslek edinip de kendi mensubu olduğu içtimâî, siyasî, ticarî hizbe leke kondurmayanlar var ya!.. İşte onlardır, başlarına gelen her türlü musibetin sebebini unutanlar. Onlar belâ ve musibetleri kendi nefislerinden bilmezler çünkü. Onun için Allah''ın kitabında neler söylendiğini hatırlamanın tam zamanı: "İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi de helâk eder misin Allah''ım?.."
Bu işleri hikmet planında anlamak isteyenler, Allah''ın bu dünyada Müslüman''ı-kâfiri hizaya çekmek yolunda devreye soktuğu yöntemleri asla unutmamalıdırlar. Onun için, Merve Kavakçı olayında Ecevit''in geçirdiği cinnet ile, bizim maruz kaldığımız zillet arasında çok büyük bir farklılık yoktur. Çünkü fitne; ona sebep olanları da, maruz kalanları da yıkayıp arındıran ilâhi bir rahmete dönüşür sonunda!.. Gelin öyleyse, Davud''un Mezâmirleri okuyuşundaki eda ile biz de tekrar edelim:
"Tevbe yarabbî hata râhına gittiklerime
Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime."
NOT: Rahşan Hanım''dan sâdır olanlar da aynen bir cinnet tezâhürüdür. Onlar, kendi ruhlarında ürettikleri bir korku karşısında, böyle çırpınıp kalacaklar inşaallah. Onların korkusu DSP''nin parçalanma korkusudur. Korktukları başlarına gelecek. Korku, korkuyu davet eder durur. Mesele bundan ibarettir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.