
Popstar Alaturka''yı yeni kanalı Fox''ta izledim. Yarışmacılardan biri türbanlıydı. Şarkısını söyledi, sıra jüri üyelerinin değerlendirmesine geldi. Armağan Çağlayan kesinlikle kıyafete karışmadığını, karşı olmadığını vurguladı. Hatta herkesin eşit eğitim hakkını savundu, sonrasında ilginç bir soru yöneltti; “Bu yarışmadan sonra ne olmayı bekliyorsun?” diye..
Çok düşündüğüm bir soruydu… Popstar''ın seçildiği yarışmada ne olacaktı? Birinci olursa Popstar mı?
Yarışmacının bin kere düşünmesi gereken bir soruydu. Ben uzun süre düşündüm bunu…
Armağan Çağlayan “Türkiye''de herkes şarkı söyleyebilir, ne giydiği önemli değil” şeklinde bir cümle kurdu. Bu açıklama da bir başka duyguya itti beni. 21.yüzyılda hâlâ neredeydik. Türkiye''de herkesin şarkı söyleyebileceğini konuşma ihtiyacı duyduğumuz kadar gerici bir dönemin içindeydik hâlâ…
Tabii ki isteyen herkes şarkı söyleyebilir. Ancak bunun kamuoyuna ekranlarda açıklanmasını gerektirecek bir ülkede yaşıyor olmak utanç verici geldi bana…
Bir insanın şarkı söylemesi bile, kırmızı çizgiler alanına giriyor mu yoksa girmiyor mu noktasındaydık hâlâ.
Ve herkese “Rahat olun şarkıya kamusal alan yok” der gibi bir açıklamaydı Armağan''ın yaptığı… Bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissedecek bir ülkede yaşıyordu çünkü.
Yarışmacıya 10 üzerinden 10 veren Bülent Ersoy da şarkıyı değerlendirmeye geçmeden önce Armağan''a benzer konuşmalar yaptı. Demokrasiden bahsetti.
Pazar günü digitürk''te bir film izledim. Biri kız ikisi erkek filmin başrol oyuncuları. Çocukluktan başlıyor arkadaşlıkları. Sonra büyüyorlar. Erkeklerden biri papaz oluyor, diğeri haham.
Arkadaşlıkları tüm hızıyla sürüyor. Haham da papaz da arkadaşları olan aynı kıza âşık oluyorlar.
Birbirlerinin inançları kimsenin umurunda değil. Öyle arkadaşlar ki, haham papaza kilisede, papaz da hahama havrada hep yardımcı oluyor.
Kız papaza âşık oluyor. Haham yıkılıyor. Gidiyor içini bir dostuna döküyor. “Bana nasihat ver” diyor…
Nasihat istediği adam “Ben Sih- Tamil inançları karışımını taşıyorum. Annem Yahudi. Babam İrlandalı Katolik” diyor. Gülüşüyorlar.
Kim neye inanıyor, kimin etnik kökeni ne kimsenin umurunda değil..
Onlar aşklarını, hayatlarını konuşuyorlar…
Bize gelince… Maalesef hâlâ kimlerin şarkı söyleyebileceğini konuşma ihtiyacı hisseden ve hissettirilen bir ülkede yaşıyoruz..
Şarkı söyleyebilecekler açılımımız da var artık. Hayırlı olsun!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.