Yazarlar İlker Başbuğ FETÖnün siyasi ayağı tartışmasının fitilini hangi nedenle ateşledi?

İlker Başbuğ FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmasının fitilini hangi nedenle ateşledi?

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Aslında seçilmiş hükümeti hedef alan kalkışma zinciri Amerika merkezli RAND Corporation’ın raporu ile başladı. Raporda Türkiye’de iktidar değişikliği dillendirildi. Ardından zorla hayata geçirilmeye çalışılan senaryo eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tarafından FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmasının fitili şüpheli bir neden ile ateşlendi. Dönemin CHP Milletvekili Dursun Çiçek aynı senaryoyu dillendirmeye devam etti. Başbuğ’un başlattığı ‘’FETÖ’nün siyasi ayağı kim?’’ tartışmasını bu kez 11 Şubat’ta TBMM Grup Toplantısı’nda sürdüren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ’nün siyasi ayağı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a işaret etti. Haber Global’de 29 Ocak 2020 tarihinde FETÖ’nün siyasi ayağı ilgili açıklamalarda bulunan İlker Başbuğ ‘’FETÖ’nün siyasi ayağı var mıdır? Vardır. Yok dersek gerçeği inkar etmiş oluruz. Çünkü askeriyeye, polise, yargıya, üniversiteye sızmış bir örgütün siyasi partilere sızmadığını düşünmek akla ziyandır. Vardır hatta bütün partilerde vardır. Bu durumu yargının ortaya çıkarması, siyasi iradenin de destek olarak ağırlığını koyması lazımdır. Aslında 25 Haziran’ı 26’sına bağlayan gece bir yasa değişikliği var. Torba yasalar kapsamında TBMM gündemine getiriliyor. Bu kiminle ilgili, TSK ile ilgili. Bizim yasalarımıza göre TSK ile ilgili bir kanun teklifi hükümet tasarısı değil. Usule göre bu yasa teklifi TSK ile ilgili olduğu takdirde MSB ve Genelkurmay’ın bilgisi olması lazım. Bu yasa teklifi 10-15 dakikada paldır güldür Meclis’ten geçiyor. MSB’ye Genelkurmay’a sorulmuş mu? Hayır. Biz bu yasadan ne zaman haberdar oluyoruz 26 Haziran 2009 tarihinde Genelkurmay’da yapılan basın toplantısında öğreniyoruz. Facia bu. Peki haklı olarak diyeceksiniz ki nedir bu yasa talebi? Peki 26 Haziran 2009’da getirilen yasa teklifinin 1’inci maddesi ‘Askeri şahıslar askeri mahallerde işledikleri suçlarda dahi Özel Yetkili mahkemelerde yargılanırlar’. 1’inci düzenleme bu. 2’nci yasa değişikliği ne biliyor musunuz? Sivil şahıslar askeri mahallerde askerlerle birlikte suç işleseler dahi her hâlükârda askeri mahkemelerde yargılanamazlar. Sivil mahkemelerde yargılanırlar diyor. Ben burada çok açık konuşuyorum. 26 Haziran 2009’da bu iki ana konuyu içeren bu kanun teklifini kim hazırladı? Ben bilmiyorum. Ben araştırsınlar diliyorum. Ben bir ipucu veriyorum. Çünkü kanun teklifinin tamamen FETÖ’nün direktifi ile emri ile hazırlandığını düşünüyorum. Bu iki kanun teklifi nedeni ile tamamen FETÖ komploları ile bağlantılı bir olay ile karşı karşıyayız” dedi.

DARBELERE ZEMİN HAZIRLAYAN YANLIŞ BİR UYGULAMANIN DÜZELTİLMESİ

Başbuğ’un bu açıklamalarından yaklaşık bir hafta sonra Erdoğan başkanlığında toplanan AK-Parti MYK’da Başbuğ’un açıklamaları gündem oldu. MYK’da Başbuğ’un sözleriyle doğrudan partilerini ve parlamentoyu hedef aldığı değerlendirmesi yapıldı ve toplantı sonrasında parti sözcüsü Ömer Çelik, Başbuğ hakkında partili milletvekillerinin suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

Ancak tartışma burada bitmediği gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında, Başbuğ’un eleştirdiği 2009’da askerlerin ağır ceza mahkemelerinde yargılamalarının yolunu açan düzenlemeyi, “Darbelere zemin hazırlayan, hukukun işlemesinin önüne geçen, ülkemizi uluslararası platformlarda sürekli eleştiri konusu yapan yanlış bir uygulamanın düzeltilmesidir” diye savunmuştu. Aslında askerlere sivil yargılamanın önü yıllar önce TBMM’sinde açılmıştı. Bu durumda İlker Başbuğ ve Dursun Çiçek neden AK Parti’ye iftira atıyorlardı. Bu olay çamur at izi kalsın atasözü ile açıklanabilir miydi? Zira Ak Parti iktidarı üzerinden milli iradenin tecelli ettiği TBMM’sine saygısızlık yapılıyordu. Darbecilerin asıl hedefinin milli irade olduğunu unutmazsak bu aleni yalanları da anlayabiliriz sanırım. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ayrı ayrı iddianamelerde askerlerin özel yetkili mahkemelerde yargılanmasını sağlayan kanunu hazırlayanları “FETÖ’nün siyasi ayağı olmak”la suçlayan eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a 4 yıla kadar, eski vekil Dursun Çiçek’in 7 yıla kadar hapsi talep edildi.

İLKER BAŞBUĞ K.K KOMUTANI VE GENELKURMAY BAŞKANI OLARAK FETÖ İLE MÜCADELE ETTİ Mİ?

Gerek medyaya gerekse 15 Temmuz darbesini soruşturan Meclis komisyonuna açıklama yapan İlker Başbuğ MİT’in TSK içinde darbe araştırması yapmasını engelleyen askeri talimatı unutup Meclis Araştırma Komisyonu’nda MİT’ten TSK içindeki FETÖ’cüler hakkında bilgi alamadığından yakınmıştı.

CHP Milletvekili Tuncay Özkan, FETÖ’nün sözde Hava Kuvvetleri örgütlenmesini ve imamı Adil Öksüz’ü deşifre eden bir flash belleği Kara Kuvvetleri Komutanı iken 2007 yılında İlker Başbuğ’a vermişti. Başbuğ kendi ifadesine göre flash belleği Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na göndermiş sonrasında bu flash bellekle hiç ilgilenmemişti. Üstelik ne Tuncay Özkan ne de Başbuğ bu flash bellekle ilgili olarak TBMM’sinde kurulan 15 Temmuz Darbesi’ni araştıran komisyona bilgi vermemişlerdi. Gizlemişlerdi dersek daha doğru olur. Eğer İlker Başbuğ bu flash bellekle ilgilenseydi FETÖ bırakın 15 Temmuz’da kalkışmayı, toparlanamayacak bir darbe yemesi işten bile değildi. 15 bin FETÖ’cü derdest edilecek, yapılan soruşturmalar sonrasında örgütün beli kırılabilecekti.

İlker Başbuğ ve Tuncay Özkan flash belleği sizce neden gizlemişlerdi?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.