Yazarlar İslamcılara göre Kürdistan neresidir?

İslamcılara göre Kürdistan neresidir?

Faruk Aksoy
Faruk Aksoy Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Çözüm sürecinin 'neden' bittiğini, Sur'da ve Cizre'de yaşananlara bakarak anlamak mümkün.
PKK, Kürtleri sokağa çağırıyor, Duran Kalkan, Kürt gençlerinin direnişe(!) katılmamasını hayretle karşıladığını söylüyor, HDP, kapatılmayı da göze alarak, durduğu safı açıkça ilan ediyor.
Bunlar olurken, eli silahlı guruplar dışında, devlete karşı yaprak bile kıpırdamıyor.
Peki neden?
***
Terör örgütünün 'topyekün isyan' çağrısına derin bir sükunetle cevap veriyor, Kürtler.
Böyle davranmaları için iki ihtimal var;

Birincisi
;
Kürtlerin bir kısmı, aslında PKK'yı destekliyorlar ama bağımsız bir devlet kuracak gücü olduğuna inanmıyorlar ve sokak çatışmalarında, boşu boşuna ölmek istemiyorlar.
Devletin ciddileştiğini, bu işin şakası olmadığını, sokağa çıkmanın bundan sonra 'ölmek' anlamına da gelebileceğini görüyorlar.
İkincisi;
Bu kesim, aslında PKK'yı desteklemiyorlar ama örgütten korktukları için de seslerini çıkaramıyorlar, devletin, örgüte karşı sertleşen tutumuna güveniyorlar ve sokağa çıkmıyorlar.
Gerçi, operasyonların devam ettiği şehirlerde sokağa çıkma yasağı uygulandığı için Kürtlerin, devlet engeline takıldığını ve terör örgütüne destek veremediğini söyleyenler de var fakat yaşanan durumu açıklama adına pek de inandırıcı değil bu.
***
Ayaklanma çağrılarının karşılık bulamamasını, birinci ihtimalle açıklamak daha doğru sanki.
6-7 Ekim'de Kobani için isyan eden ve ortalığı savaş alanına çevirenler, bugün, PKK'nın çağrısına rağmen aynı iştahla sokaklarda değillerse, bu, devletin caydırıcı gücü nedeniyledir.
HDP'li vekillerden tokat yiyen komiserler, olanı biteni tepelerden seyreden askerler yok artık, “devir ve tavır” tamamen değişti.
Devletin, PKK'ya karşı bu kadar sertleşebileceğini hesaplamıyorlardı ve şimdi bu durumun şaşkınlığını yaşıyorlar.
Fakat bu hal uzun sürmez, muhtemelen yeni bir eylem şekli geliştireceklerdir.
Onun için devletin elini çabuk tutması ve bir an önce şehirleri, terör örgütünden temizlemesi ve kalıcı güvenlik birimlerini oluşturulması gerekiyor.
***
Gelecek dönemde devletin ve özellikle AK Parti'nin muhatap olacağı ciddi bir sorun daha var.
O' da, İslamcı Kürtlerin, talepleri ve kullandıkları dil…
2010 referandumunda “Yetmez ama evet” diyen, demokrat/liberal kesim, Gezi ile tamamen, AK Parti karşıtı cephede konumlandı.
AK Parti, çözüm sürecinin sona ermesiyle birlikte, devletle olan bütün tartışmasını bitirdi ve hatta geçmiş dönemde şiddetle itiraz ettiği bazı devlet politikalarını da sahiplendi.
Fakat Ak Parti'yi destekleyen İslamcı ya da muhafazakar ya da Müslüman Kürtlerin aynı dili kullanmadıkları çok açık.
İslamcı Kürtler, PKK'ya yönelik eleştirilerini; “Kürdistan'ı, gavurlaştıramayacaksınız!” cümlesiyle özetliyorlar.
PKK'lı olmayan Kürtlerin bu tavrı, Türkleri ikiye bölüyor, lakin Türklerin ikiye bölünmüşlüğü de, PKK'nın işine yaramıyor.
AK Partili olan veya olmayan Türklerin görüş ayrılığı 'gavurlaşma' noktasında ortaya çıkıyor.
Muhafazakar bir Türk, “gavurlaşmanın” karşısında duruyor ama Batıcı bir Türk için makul bir Kürt tipi ortaya çıkmış oluyor.
Bu işin PKK'ya yaramayan kısmı, her iki Türk tipinin de “Kürdistan” sözcüğüne karşı ittifak halinde olmasıdır.
HDP dışındaki partilere oy veren seçmenin tamamı, Türkiye sınırları içinde “Kürdistan” diye bir yerin varlığını kabul etmiyor.
Buna karşılık HDP'ye oy veren ya da vermeyen Kürtlerin tamamı da “Kürdistan” diye bir yerin varlığına inanıyor.
***
Şimdilik sorun yok, fakat bu fırtınalı dönem sona erdiğinde, devletin İslamcı Kürtlerle ilişkisi nasıl bir dil üzerinden devam edecek ya da “Yetmez ama evetçiler” gibi yeni bir muhalif cephe mi oluşacak acaba?
Olacakları şimdiden söyleyeyim;
Altan Tan'ın, HDP kanadında bulunan İslamcı bir milletvekili olarak, devlete karşı itiraz ettiği şeylerin benzerini, Müfit Yüksel'in, HDP'li olmayan biri olarak tekrarladığını göreceğiz.
***
Benim anladığım kadarıyla, Türk devleti için “Kürdistan” diye bir yer yoktur, İran'da, Suriye'de, Irak'ta ve Türkiye'de yaşayan Kürtler vardır.
Ve yine benim anladığım kadarıyla Türk devleti, kendi topraklarında yaşayan Müslüman Kürtlerin ricasıyla da “Kürdistan” diye bir yerin varlığını kabul etmeyecektir.
Bu işi netleştirelim…
PKK'nın, Marksistliği falan kalmadı, bağımsız bir Kürdistan için kim destek veriyorsa, onunla iş tutuyor.
PKK'ya, Kürtleri gavurlaştırmaya çalıştığı için mi karşısınız, yoksa bağımsız bir Kürdistan istediği için mi, bu soru cevaplanmalı.
***
Karlar erir, Nevruz gelir, hendekler kapatılır da gönüllerde açılan hendekler kapatılmaz.
Kimin ne sözü, ne niyeti varsa bugün söylesin, yarın çıkıp da Murat Belge gibi, “Kandırıldık!” demesin.
Devleti yöneten AK Parti'nin ajandasında, Türkiye topraklarında “Kürdistan” diye bir yer görünmüyor, hatırlatmakta fayda var…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.