Üstün zekalı çocukların özel okul dışında bir şansı var mı?

00:004/06/2014, Çarşamba
G: 12/09/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

Geçtiğimiz Cuma gününden bu yana üstün yetenekli/zekalı çocuklarla ilgili olarak bilgi ve mektup yağıyor. Her mektubu yayınlamama imkan yok. Aynı zorluğu iki defa yaşamak zorunda olduğu için temsil değeri yüksek, 43 yaşındaki mimar annenin mektubunu dikkatinize sunuyorum.Hayırlı sabahlar Fatma Hanım.İş yerinde sabah çayımı içerken gazete haberlerine bakıyordum. Üstün yetenekli çocuklar ile ilgili bir yazı!! Gözlerime inanamadım. Nihayet bu çocukları dikkate alan bir yazı gördüm.Benim iki çocuğum

Geçtiğimiz Cuma gününden bu yana üstün yetenekli/zekalı çocuklarla ilgili olarak bilgi ve mektup yağıyor. Her mektubu yayınlamama imkan yok. Aynı zorluğu iki defa yaşamak zorunda olduğu için temsil değeri yüksek, 43 yaşındaki mimar annenin mektubunu dikkatinize sunuyorum.

Hayırlı sabahlar Fatma Hanım.İş yerinde sabah çayımı içerken gazete haberlerine bakıyordum. Üstün yetenekli çocuklar ile ilgili bir yazı!! Gözlerime inanamadım. Nihayet bu çocukları dikkate alan bir yazı gördüm.

Benim iki çocuğum var. Birisi sayısal zekası çok yüksek ve dahi seviyesinde, diğeri işitsel zekası çok yüksek üstün zekalı. Allah"a hamdüsenalar olsun! Bana böyle kıymetli iki armağan çocuk nasip etti(Bu çocuklara armağan çocuk da deniyor). Ancak ülkemizdeki eğitim şartlarından dolayı bizim çocuklarımıza gereken önem ve değer kesinlikle verilmiyor. Hatta bu çocukları normal çocuk seviyesine indirmek için elden gelen her şey yapılıyor. Oğlum okula gitmeden önce kendisindeki farklılıklardan dolayı Milli Eğitim"in RAM merkezinde wiskar testi yaptırdım. Normal bir okulda okuyamayacağı, çabuk öğrenip çabuk sıkılacağından bahsedildi. O zaman Fordotosan 3.yılında eğitim veriyor idi.(Beyazıt ilköğretim Okulu). Bu viskar sonucuna göre ilk 24 öğrencinin içine girerek bu okula kayıt yaptırma şansımız oldu. Aynı zamanda altarnatif bir devlet veya özel okul var mı diye çok araştırdım. Ancak bulamadım(2004 yılı). Neyse oğlum bu okulda eğitime başladı. Bir hafta sonra okul deprem riski dolayısı ile yıkılacak denilerek Sirkeci"de bir okulda eğitim yarım gün içine sıkıştırılarak devam etti. Üniversite ile beraber yürütülmesi gereken program ise yarım yamalak uygulandı ve bu süreç 3 yıl devam etti. 3 yıl sonra Koç sponsorluğunda okulumuz yapıldı ve Beyazıt Ford Otosan olarak yeni binamızda eğitime devam edildi. İstanbul Üniversitesi ile Milli Eğitim Müdürlüğü"nün yapmış olduğu protokole rağmen, bizim çocuklarımıza Üstün Zekalı Çocuk Öğretmenliği Bölümü"nden mezun öğretmenlerin eğitim vermesi şartı hiç uygulanmadı. Yani prosedür normal çocuklara göre işledi. Yazımı kısa tutmak istiyorum, çünkü yaşadıklarımız çok maceralı ve inanın çok yıpratıcı. Her ne ise oğlum 5.sınıfı bitirince, malum SBS için Beyazıt"ta hiçbir ek çalışma yapılmamasından ve evimize de uzak olduğundan çocuk yollarda harab olup, sınava yeterince çalışamayacağı için kendi semtimizdeki bir özel okula burslu olarak nakilini aldırdık.Özel okuldaki müdür yardımcısı ile burs için görüşmeye gittiğimizde( kendisi bir eğitimci olarak) "Zeka göreceli bir kavramdır. Hem çocuğunuzun zekasının gerilemediğini ne biliyorsunuz" dedi. Bu çocuklar kıymetli, özel çocuklar diye bakan bir eğitimci bulmak o kadar zor ki. Üstelik özel okullarda sadece akademik başarı baz alınılıyor(Kaç tane yanlış yaptı gibi). Her neyse oğlum bu okulda eğitime başladı.Ancak bir süre sonra depresyona girdi. 15 gün sürekli ağladı. Normalde hiç ağlayan bir çocuk değildir.Ne yapacağımı şaşırdım. Üstün yetenekli çocuklar konusunda tecrübesi olan bir psikoloğa götürdüm oğlumu. Okuldan, öğretmenlerinden ve arkadaşlarından memnun ancak, kendisi gibi düşünen, kendisi gibi algılayan ve espri yapan eski okulundaki arkadaşları da yanında olsun istiyor. Tabii yapabilecek bir şey yoktu. Oğlum ile daha fazla sosyal faaliyette bulunarak ve vakit geçirerek bu süreci atlatmaya çalıştık. Ancak şu bir gerçek ki oğlum hiçbir zaman ilkokuldaki gibi mutlu bir çocuk olmadı. Şu anda özel okulda %100 burslu okuyor. SBS "de ilk 2000"de idi.Çok şükür akademik olarak iyi bir netice aldık. Ama sosyal olarak çocuğumun bir yanı eksik kaldı..

Gelelim ikinci çocuğumun durumuna. Kızım da işitsel zekada çok üstün bir durumda. O da BeyazıtFordotosan"ı kazandı.Orada eğitime başladı(2012).Ancak depresyon ilaçları kullanan ve o okuldan bu okula sürekli sürülerek giden, emekliliğine 5 yıl kalmış bir öğretmenimiz oldu ne yazık ki. O kadar çok sorunlar yaşadık ki. Neticede öğretmen yıl sonunda soruşturma ile başka bir okula atandı. İkinci yıl çocuklarımız Kasım ayının sonuna kadar öğretmensiz kaldı. İdareten bir öğretmen verildi. Milli Eğitim Müdürü ile Okul Aile Birliği ve birkaç veli görüşmeye gittiğimizde o kadar ilgisiz ve umursamaz bir tavır ile karşılandık ki! Bütün umutlarım suya düştü. Zaten oğlumda da burada yazmadığım uzun sorunlar geçirdiğimiz için yorulmuş ve tükenmiş bir vaziyette kızımı Milli Eğitim"den aldım ve aynı gün bir özel okula gittim. Zira orada üstün zekalı çocuklar için eğitim verilmeye başlanmıştı, ancak ücretleri yüksekti. Fakat bunca yaşanandan dolayı artık şartlarımızı zorlayıp (Çok şükür ki ben de çalıştığım için)bu okul ile görüşerek, tekrar wiskar yaptırıp, okulun çocuğumuzu kendi okullarında okumaya uygun olduğu kararı neticesinde bu okula kaydımızı yaptırdık ve 2 yıldır kızım bu okulda okuyor. Ayrıca şunu da hemen belirteyim ki Beyazıt Fordotosan Okulu"nun 2013 yılı itibari ile üstünler ile ilgili programı iptal ettiğine dair bir duyum aldım. Yani ülkemizde üstün çocuklara eğitim veren hiçbir devlet ilköğretim okulu yok.

Çalıştığım için kızımı özel okulda okutabiliyorum, ama çok yakından tanıdığım kaç tane aile çocuğuna maddi imkansızlıklar sebebi ile böyle bir eğitim aldıramıyor. Devletin bu çocuklar için ilkokul 3.sınıftan sonra hafta sonları BİLSEM"lerdeki programı ise ilk 3 sene için bir etkisi olmayan bir yan eğitim bence.Temel eğitimde esas sıkıntılara bir çare değil diye düşünüyorum.

Sözün kısası çocuklarımıza uygun eğitimin çok acilen gerçek manada araştırılarak ve bütün maddi imkanlar sarfedilerek oluşturulmasının devletimizin birinci görevi olduğunu düşünüyorum.Bu çocuklar geleceğimizin inşası için, ülkemizin çok değerli emanetleridir. Lütfen bunları görmezden gelip heba etmeyelim. Lütfen devletimiz bizim çığlığımıza kulak versin. Bu yaraya parmak bastığınız için çok teşekkür ediyorum.