İnsanın derin ve saklı tarihi

04:0012/01/2026, Pazartesi
G: 12/01/2026, Pazartesi
Gökhan Özcan

Genç yaşlarda sanki hayatın ritmi çok daha hızlı oluyor, akıp geçerken çoğu şeyin öneminin farkına varamıyoruz. Zaman geçince geriye dönük muhakemelerimiz bize çok da ayırdında olmadığımız bütün o küçük şeylerin tek tek ya da birbirleriyle el ele tutuşarak hayatımızda birçok şeyi değiştirdiğini, birçok şeye yön verdiğini söylüyor. İnsanın böyle özel, esrarlı ve derin bir tarihi var ve biz o saklı tarihin ciltlerini, eğer bir şekilde komplekslerimizi aşabilirsek, her şey olup bittikten sonra okuyabiliyoruz

Genç yaşlarda sanki hayatın ritmi çok daha hızlı oluyor, akıp geçerken çoğu şeyin öneminin farkına varamıyoruz. Zaman geçince geriye dönük muhakemelerimiz bize çok da ayırdında olmadığımız bütün o küçük şeylerin tek tek ya da birbirleriyle el ele tutuşarak hayatımızda birçok şeyi değiştirdiğini, birçok şeye yön verdiğini söylüyor. İnsanın böyle özel, esrarlı ve derin bir tarihi var ve biz o saklı tarihin ciltlerini, eğer bir şekilde komplekslerimizi aşabilirsek, her şey olup bittikten sonra okuyabiliyoruz ancak.

“Gençliğimizde yaşamımız için önem taşıyan ve büyük sonuçlar doğuracak olayların ve kişilerin karşımıza davul zurnayla çıkacaklarını sanırız; ama yaşlılığımızda geri dönüp bakınca, bunların hepsinin sessizce, arka kapıdan ve adeta dikkati çekmeden içeri süzülmüş olduklarını görürüz” diyor ‘Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar’ kitabında Arthur Schopenhauer.

İyi bakın, dikkatle bakın; şu gün ayaklarınıza dolanan bir engelin çok eski bir şeyden uç verdiğini, çözemediğiniz bir düğümün sizi çok öncelerde bağladığını, kanını durduramadığınız bir yaranın aslında çok eskiden açıldığını göreceksiniz. Hayatımız, bir yönüyle daima çok eski bir hikayedir. Ve insan, çoğu zaman hafızasından ibarettir.

“Bir yerlere yetişmek için koşturup dururken bir anda eskilerden bir şeyler hatırıma geliyor ve bütün hızımı kesiyor” dedi sarışın olan. “Çünkü içimizde bizimle birlikte koşturup durmayan bir şey var!” dedi buna karşılık esmer olan.

İçine kapanık dediğimiz insanların önemli bir kısmının sosyal bakımdan dışarıya kapalı insanlar olmayabileceğini hesaba katmalıyız belki de. Hafızalarında biriken hayatın, dış dünyada yaşayabileceklerinden çok daha geniş ve çok daha derin bir hayat vadettiğini farketmiş olabilir onlar. Kim sonsuz bir hayatın içinde dolaşmaya imkânı varken, darlıklar üzerine inşa edilmiş bir hayatı tercih eder ki? Dış dünyadaki hayatın gerçek, içerdekinin hayal olduğunu söyleyenler çıkabilir bu noktada. Kim bilebilir ki bunu? Neyin gerçek, neyin hayal olduğunu kim bilebilir?

Ünlem ve soru işaretleri ellerini ovuşturarak bir kıyıda beklerken, en kısa zamanda noktanın her şeyin üstünü örten güvenliğine kapağı atmaya çalışan ne çok cümle var!

Halıların bu kadar renkli ve bakışları cezbedici olarak üretilmesinin sebebinin, altına süpürdüğümüz şeyleri unutturmak olduğundan fena halde şüpheliyim!

Geçmişin aslında şimdiki zamanın tam da içinde olduğunu şöyle ifade ediyor bir şiirinde Birhan Keskin: “insan kadife bir hatıradan başka nedir ki? geçmiş: üstümüzü her gece onunla örttüğümüz… uykuların derininde kor yankılarına düşer gibi olduğumuz ve sonra unuttuğumuz. dağın doruğu ile dağın derini arasındaki mesafeden başka nedir ki insan: derininde kor tutmuş haller, doruğunda ıssızlık bilgisi…”

İnsan başka insanlarla paylaştıklarından, etrafına aşikâr ettiklerinden değil, sakladıklarından oluşuyor büyük ölçüde aslında. İnsanın hamurunu karan şey içindekiler, orada mayalanıyor insan! Bir insanı dışa vurduklarıyla anlamaya çalıştığımızda pek bir yere varamıyoruz bu yüzden.

“Benden bir şey mi saklıyorsun?” diye sordu ısrarla kadın. “Kendimden sakladıklarımdan daha fazlasını değil muhtemelen!” diye cevapladı bu soruyu derin düşüncelerinden kafasını kaldıran adam.

#aktüel
#hayat
#gökhan özcan