Kıyı talanından vakıflar da faydalanmalıymış

04:0014/06/2016, Salı
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

“Vakıf zeytinliklerine turizm tesisi yapmak da neyin nesi”
diye sormuştum geçenlerde.
Edremit Körfezi'nde Avcılar İskele
'de mübadele sonrası Yunanistan'a göç eden Rumlardan kalan ve en genci
150 yaşındaki zeytinlikleri söküp yerine turizm tesisi yapmayı düşünen kafaya…


“Vakıf zeytinliklerine turizm tesisi yapmak da neyin nesi” sorusunun muhataplarından biriyle

uzun bir telefon görüşmesi yaptım.



Görüşmenin içeriğinden anladıklarımın bir kısmını yazmak isterim.



Ama önce kısa bir hatırlatma…



***


VAKIF ZEYTİNLİĞİNE TURİZM TESİSİ YAPMAK HANGİ AKLIN ÜRÜNÜ?


Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf zeytinliklerini “turizme kazandırmak (!)” için epeyce çaba sarf ediyor.

Kısmi başarılara da imza attı(!)



Edremit Körfezi'ndeki

vakıf zeytinliklerine otel ve turizm tesisi yapmak

için hummalı bir gayret içindeler.



Her biri en az bir asırlık zeytin ağaçlarını söküp yerine otel, motel, restoran yaparak ülke ekonomisine katkı vermeyi düşünüyorlar…


Şimdi gelelim muhatabımla yaptığım görüşmeye.



Vakıflar Genel Müdürlüğü'

ne ait,

vakıf zeytinlikleri

nden Edremit Körfezi'nde

“turizm tesisi yapılacak evsafta”

sadece

2 tane büyük zeytinlik varmış

.



“Vakıflar Bölge Müdürlüğü,

Hazinenin (devletin) yararını gözetmek”

durumundaymış.



Hazinenin yararı, o zeytinliklerin yerine turizm tesisi yapmakmış.


Zaten, bütün kıyılar talan edilmişmiş…



Ve bu

talan edilmenin sonucunda bir rant oluşmuş

ve bu oluşan

ranttan kamunun da yararlanması gerekirmiş..!


Yasa kendilerinden yanaymış. Zira vakıf zeytinliklerinden elde edilen gelirden daha iyi gelir elde edilmesi halinde yasa buna cevaz veriyormuş...



Zaten bölgenin 1/1000'lik imar planları bile tamamlanmışmış.



Bu nedenle

, zeytinliklerin sökülüp yerine turizm tesisi yapmak devlete üç beş kuruş para kazandırmak açısından iyi olurmuş.


Dahası,

zeytinliklerin dışındaki alanlar talan edilmiş olduğu için vakıf zeytinliklerinin de talan edilmesinin bir mahzuru yokmuş.


Sorumluluk topyekûnmüş.



Madem,

bütün kıyı şeritleri emekliler, parası olanlar ve bölgenin dışından gelen insanlar tarafından talan edilmiş, bu talandan bir “kâr” elde edilecekse kamu da etmeliymiş..!


Madem kıyılar talan edilmiş, o halde

bu talana Vakıflar da katılabilirmiş.


Herkesin ranttan pay kaptığı yerde kamu adına görev yapan Vakıfların da bu ranttan pay almaması düşünülemezmiş!



Falanmış filanmış yani…



Şaşkınım..!



SÜLEYMANİYE'Yİ YIKIN REZİDANS YAPIN!


O zaman ben Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne…



Yok yok toptancılık yapmayayım…



Bana

“izahta bulunan kafa”

ya birkaç öneride bulunmak istiyorum.



İstanbul'un taşı toprağı altın be kardeşim...



Bu nedenle de son yıllarda gökdelenler yükseliyor, rezidanslar, lüks konutlar yapılıyor.



İstanbul'un her yeri rant ve hep beraber bu rantı paylaşıyoruz.



O halde gel sen de katıl…



Vakıflar da bu ranttan istifade etsin diye Süleymaniye Camii'ni yık yerine rezidans yap

(!)



Böylece hazine daha çok para kazansın(!)



Yine Eminönü'ndeki

Yeni Cami'yi

yıkıp yerine iş hanı yap, kiraya ver, büyük kira geliri elde edersin!



Dahası İstanbul'daki rant getirecek bütün Vakıf mallarını kira getirisi yüksek binalara çevir(!)



Hey Allah'ım aklıma mukayyet ol..!



Bu kafa böyle bir kafa ise buna yapacak tek şey var.



“Allah akıl fikir versin”

demek.



Vakıf zeytinliklerine turizm tesisi kurun… Vakıf mallarını, daha çok kira getirisi olacak binalara çevirin. Sonra da şöyle deyin,

“Nasıl olsa herkes yapıyor, bir paylaşım olacaksa kamunun yaranını gözeten bizler de o payın bir kısmının hazineye gitmesi için çalışırız

!!!”



Allah ıslah etsin!



Takipçisi olacağım…


Sayın Başbakanım iş size düştü

“Vakıflar Genel Müdürü sevgili

Adnan Ertem

Bey…” diyen bir çağrıda bulunmuştum. Adnan Bey'in Vakıf zeytinliklerine turizm tesisi yapılmaması konusunda hassas olacağını, Trabzon'daki Ayasofya Camii'nin avlusunda yaptığı

“Dünyevi endişelerimiz, uhrevi dünyamızın önüne geçmemeli”

açıklamasına bağlamıştım.



Şu ana kadar Adnan Bey'den bir ses gelmedi.



Vakıf zeytinliklerine otel, restoran, motel yapılmaması konusunda anlıyorum ki bürokrasinin kafası başka türlü çalışıyor.


O halde iş siyasete düşüyor.



Ben şimdi buradan

Başbakanımız Binali Yıldırım

Bey'e seslenmek istiyorum.



Vakıflar Genel Müdürlüğü doğrudan Başbakanlık'a bağlı Sayın Binali Bey.



Bu yüzden ben de sizden doğrudan yardım istiyorum.



Vakıf zeytinliklerinin korunması konusunda lütfen bürokratlarınıza gerekli talimatı veriniz.


Sizden istirham ediyorum.


#V​akıf zeytinlikleri
#Vakıflar Genel Müdürlüğü
#Adnan Ertem