“Taptığınız güç” bu memleketi bölemeyecek

04:0018/09/2016, Pazar
G: 14/09/2019, Cumartesi
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş
, yine Batı medyasına konuşmuş, tehdit etmiş Türkiye'yi.


Demirtaş'ın bu kaçıncı tehdidi bilmiyorum.



Lakin Diyarbakır Barosu Başkanı

Tahir Elçi

'nin 28 Kasım 2015'te PKK terör örgütü tarafından katledilmesinden sonra yapılan cenaze törenindeki konuşması ile bu seferki tehditler benzeşiyor.



Yok yok,

“PKK'yı biz bir terör örgütü olarak görmüyoruz”

dediği açıklamadan söz etmiyorum. Ya da “400 km kareyi PKK kontrol ediyor” dediği atarlanma konuşmalarından da...



Demirtaş o gün cenaze töreninde

“Tahir Elçi'yi öldüren devlet değil, devletsizliktir”

diye bir cümle kurmuştu. Ve alenen

“PKK devleti arzusu”

nu dile getirmişti.



Bugün İngiliz

Financial Times

'a konuşmuş ve

“Kürtler tarihte kazanmak için güce ihtiyacı olduğunu öğrendi”

diyor.



Sormak lazım Demirtaş'a:



Birincisi,

“Kürtler”

diye bir genelleme yaparak

PKK/HDP/PYD/YPG

gibi yapılarla

toptan Kürt halkının üzerine vesayet kurmak istiyorsunuz

. Oysa daha geçen hafta Diyarbakır'daydım ve sizden nefret eden sayısız Kürt gördüm.

O Kürtler acaba sizin gibi mi düşünüyor?


İkincisi, “Devletsizlik Tahir Elçi'yi öldürmüştür” dediğinizde kastınızı biliyorduk... Bu kez de “Kürtlerin (PKK/HDP'nin) kazanması için güce ihtiyacı var” derken 30 yıldır elinize bulaşmış olan kanın ve estirdiğiniz terörün bir işe yaramadığını gördünüz de bir başka “güç”ün himayesine girme arzusuna mı kapıldınız? Oysa sayısız defa farklı gücün taşeronluğuna soyundunuz, oradan oraya sürekli partner değiştirdiniz...



(Tel Abyad'da Amerikan bayraklarının görüldüğü gün bu açıklamanın yapılması tesadüf olabilir mi?)



Ve son olarak,

bölgemizde haritaların değişeceği ve bu değişimden Türkiye'nin de nasibini alacağı öngörüsünü satın alan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) gibi, siz de mi beklenti satın aldınız?


“Hükümet bize başka bir seçenek bırakmadı”

diyorsunuz ve “terör”ü kutsuyorsunuz. Sahi, “red ve inkar”ın bittiğini, asimilasyon ile bizzat hükümetin mücadele ettiğini en iyi siz bildiğinize göre, sizin gerçek derdiniz ne?



Suriye'de Amerika'nın gayri meşru çocuğu olarak oluşturulmaya çalışılan PYD koridoruna müdahale eden Türkiye'ye karşı dışarıda yeniden ittifaklar kurma arzunuzu görüyoruz.



Oysa dedelerinize sorsanız anlatırlardı. Sizi yine yakın bir gelecekte kirlenmiş bir mendil gibi çöp sepetine atıverecek o ittifak kurduklarınız.



Bu memleketin Kürtlerinin hamisi siz değilsiniz. Kürtlerin yegane temsilcisi de değilsiniz.


“Kazanmak için güce ihtiyacı olduğunuzu öğrendiğinizi” söylüyorsunuz.



O halde, dişe diş!



Kim kimi alt ederse öyle mi?



Bu milletin canını yakabilirsiniz lakin, “taptığınız güç”ün bu memleketi bölmeye gücünün yetmeyeceğini iyi bilesiniz.


Hadi o zaman, el mi yaman bey mi görelim..!


Dönüş

Biz hep aslımıza dönmeyi bilirdik.



Aslımıza...



Giderdik ve sonra dönerdik..!



Aslımıza...



Yani sılaya...



Yani toprağa...



Yani vatana...



Yani kendimize dönerdik...



En nihayetinde “geldiğimize...”



Dönerdik.



Hep hasrettik... Hep özlem duyardık... Hep dönmeyi beklerdik...



Sılaya... Geldiğimiz yere... Ait olduğumuza.



Peki ya şimdi?



Şimdi öyle değil... Dönüyoruz, gurbete..



Dönüyoruz, ait olmadığımıza..



Dönüyoruz sürgün olduğumuza...



Dönüyoruz!



Dünya böyle... Dünyevileşmek de böyle...



Biz gittiğimiz yere tekrar dönmek üzerine gidendik.



Artık, döndüğümüz yerden tekrar gelmek üzerine gideniz.



Geçici mekanlarımız kalıcılaştı...



Kalıcı olanlarla bağımız, oradan dönmek üzerine kaldı.



Dönüyoruz, hem de doludizgin dönüyoruz...



Dünyalığımızın peşinden koşmak için, koşa koşa dönüyoruz..!


#Selahattin Demirtaş
#FETÖ
#Tel Abyad
#PKK