‘We love Erdoğan’

04:001/04/2016, الجمعة
G: 13/09/2019, الجمعة
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

27 Aralık 2013
günü, saat 10 civarıydı.
“Hadi kalk gidiyoruz"
dedi bir dostum. “İşim var, gelemem. Her dakika
yeni bir tape, yeni bir iddia ortaya atıyorlar. Daha dün Bakanlar Kurulu değişti
" diye serzenişte bulununca,
“Sakarya'ya Başbakan Erdoğan'ın mitingine gidiyoruz. Anlamıyor musun, bugün orada olmalıyız"
dedi.


Ve arabaya binip Sakarya'nın yolunu tuttuk.



Miting alanı hınca hınç doluydu. Ve

“dönemin başbakanı

" Erdoğan 70 bini aşkın Sakaryalıya hitap etmeye başladı. Konuşmayı

17/25 darbe girişimine

getirdi ve şöyle dedi: “Sakarya bugün kabına sığmıyor.

Sakarya yeni Türkiye idealine sahip çıktığını bugün gösteriyor

. Allah hepinizden razı olsun.

Rabbim, birliğimizi, dirliğimizi yol arkadaşlığımız daim etsin… Ben kendimi size emanet ediyorum".


Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin her tarafından mesajlar geldiğini, dualar gönderildiğini anlattı. Arakan'dan Bosna'ya, Filistin'den Peşaver'e… İslam dünyasından mesajlar aldığını söyledi.



Ve yapılan darbe teşebbüsünü şöyle deşifre etti:

“Burada çok çirkin, çok tehlikeli, içinde ajanlık olan, casusluk olan… İ

çinde ihanet olan son derece tehlikeli niyetler var. Türkiye üzerine bir tasarım yaptılar. Bir tuzak hazırladılar. Kirli bir oyun kurdular. Yolsuzluk

süsü vererek milli iradeyi, milleti, büyük Türkiye'yi, yeni Türkiye'yi hedef aldılar. Bunu yaparken, benim ülkemin insanını, polisini, hakimini, medyasını, sermayesini kullandılar".


Miting bittiğinde akşam olmak üzereydi ve tüm Sakarya ayakta Erdoğan'ı bağrına basıyordu; gözlerimle gördüm kulaklarımla duydum;

millet, “Seni kimseye yedirmeyiz" diyordu.


Ve o gün yanımdaki dostuma,

“Bu şarkı burada bitmez…"

dediğimi hatırlıyorum.



2013'ün 27 Aralık'ından bu yana köprünün altından çok sular aktı. Birçok tartışma geride bırakıldı. Ama ne

Paralel Yapı

meselesi, ne

Türkiye'ye kurulan tuzak mesesi

, ne de buna karşı başta

Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere milletin geliştirdiği büyük direnç meselesi

gündemimizden düşmüş görünmüyor.



Dün 17/25 darbe teşebbüsü ile

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tasfiye etmeye, milleti diz

çök

türmeye niyetlenenler

, bugün

terör

belası ile aynı şeyi yapmaya çalışıyor. Dahası, içerideki işbirlikçilerinden umudunu yitirmiş olacaklar ki

dışarıdan medet umar hale geldiler
.


Tam da böyle bir dönemde…



Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika'nın başkenti Washington'da.



O,

TUR

uçağına binip yola çıktığında kara propagandayı bir silah olarak kullanan çevrelere inat, bu millet tıpkı

27 Aralık'ta Sakarya'da başlayıp her daim ona sahip çıktığı gibi, bu kez, “We love Erdoğan" (Seni seviyoruz Erdoğan) başlığı altında sosyal medyada ayağa kalktı.


Türkiye'de saatler gece yarısına gelirken, Washington'a inen Erdoğan, kalacağı otelin önünde “

We love Erdoğan"

pankartlarıyla karşılandı.



Twitter'a sızmış hazımsızların yaptıklarını bahis konusu etmeyeceğim.



Burada mühim olan, son dönemde karşılıklı sıkıntıların yaşandığı Amerika'ya doğru yola çıkan…



Ve gittiğinde orada

itibarsızlaşması

için elinden geleni ardına koymayan çevrelere inat…



Kendi kaderiyle onunkini bir gören bu milletin Erdoğan'a sahip çıkmasıdır

.



Sosyal medyada

“We love Erdoğan"

başlığı altında paylaşılan dualar, fotoğraflar, anılar vesairenin tamamı Erdoğan'ın şahsında milletin kendini bulduğu gerçeğidir.



İtibarsızlaştırma çabalarına, “Sokağa çıkamayacak, uçağa binip Türkiye'yi terk edecek" demelerine rağmen, 17/25 Aralık darbe teşebbüsünü,

“Ben kendimi size emanet ediyorum"

dediği

milletiyle birlikte püskürten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Washington'a giderken yine arkasında dağ gibi duran milleti görmüş oldu.


Çünkü yine Erdoğan'ın cümlesiyle:

“Bu aziz millet her zaman ferasetiyle, basiretiyle neyin ne olduğunu çok iyi anladı".


Genelkurmay'ın “darbe” açıklamasının zamanlaması

Geçenlerde yazmış,

“Ben insanlık milletindenim, vatanım tüm dünya”

diye. Aynı düşüncenin bir başka versiyonu yakın geçmişte şöyle diyordu,

“Bizim bir devlete aidiyet duygumuz yok. Olsaydı devletimize olurdu.



Bu zihniyet

“İnsanlık milletindenim”

dediğinde,

İbrahim

milleti”

nin ne olduğunu bilecek müktesebata sahip. Lakin o müktesebatın ihlasını çoktan yitirmiş. Çünkü

içine kaçan virüs DNA yapısını değiştirmiş

.



Laboratuvarda üretilen bir mikrop gibi çoğalıp, kontrolden çıkan bu yapı, son olarak umudunu

“d

ışarının kışkırtma ve teşvikle

yapılacak bir

darbe

ye bağlamıştı. Amerika'dan gelen çatlak sesler, orada burada fısıltıyla dillendirilen bu meyandaki görüşler nihayetinde

Genelkurmay tarafından reddedildi.


Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada,

“emir komuta zinciri”

ne atıf yaptı,

“demokrasiye bağlılık”

sözü verdi.

“Hiçbir yasa dışı, emir-komuta hiyerarşisi dışı oluşum ve/veya harekete taviz verilmesi söz konusu değildir”

dedi.



Paralel Yapı elemanlarının bir cunta oluşturacağı fikrini dillendirenlerden biri de bendim

. Ve bu iddiamı sürdürüyorum.



Lakin

Genelkurmay'ın yaptığı açıklamayı son derece önemsiyorum ve kıymetli buluyorum

. Hele bir de bu açıklamadan hemen önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Harp Okullarını ziyaret etmesi

ve önceki gün Çankaya Köşk'ünde

Başbakan Davutoğlu “Paralel Yapı ile mücadele toplantısı”

yapılmışsa



Yapılan açıklamanın zamanlaması sizin de dikkatinizden kaçmadı, öyle değil mi?


#We love Erdoğan
#Bakanlar Kurulu
#Cumhurbaşkanı Erdoğan