|
Çok neden var tek neden yeter

Türkiye yarın sandık başına gidiyor. 73 yıl sonra yine bir 14 Mayıs sabahı sandık başında olmak önemli bir anlam taşıyor. Bu seçim, aynı zamanda vesayetin demokrasimizden sökülüp atılacağı bir seçim olacak. Bu seçim, halkın iradesini bir türlü içlerine sindiremeyenlerin tarihe karışacağı bir seçim olacak.

Bu seçim de tıpkı 73 yıl önce olduğu gibi, halkın iradesinden yana olanlar ile halka tepeden bakanların yarışacağı bir seçim olacak. Bir tarafta siyasi hayatı boyunca milletin iradesinden yana mücadele etmiş, bedeller ödemiş, her zaman gücünü halktan almış Recep Tayyip Erdoğan, diğer tarafta gerek bürokrasi hayatında, gerekse siyasi hayatında hep vesayetten yana duruş göstermiş Kemal Kılıçdaroğlu var.

TAKSİM’E İNŞA EDİLEN CAMİ YETER

Sandıkta mührü doğru adrese vurmak için;

Necmettin Erbakan’ın yüzündeki ter damlacığını hatırlamak yeter.

İrtica despotluğunu sürdürmek isteyen generale “Paşa paşa, sen hangi ülkenin paşasısın” diye çıkışan,

27 Nisan muhtırasına karşı “Herkes yerini bilecek” diyen iradenin sahibini düşünmek yeter.

Başörtülü öğrencilerin gözündeki yaşı belleğinizde canlandırmanız yeter.

Meslek liseli öğrencinin çalınan hayallerinin ürpertisi yeter.

Çocuklarımıza istediğimiz yaşta Kur’an öğretebiliyor olmamız yeter.

Meclis’e cumhurbaşkanı seçtirmeyenlere milletin iradesine boyun eğdirilmesi yeter.

Milletten aldığı yetkinin vesayetçilere ezdirilmemesi yeter.

Darbecilerin millet adına karar veren yargıçların karşısına oturtulması yeter.

Kenan Evren’in er olarak öteki dünyaya gönderilmesi yeter.

Yarım asırlık Fetullahçı Terör Örgütü’nün maskesinin indirilmesi yeter.

FETÖ’nün bütün kumpaslarının ayaklar altına alınması yeter.

27 Mayıs’ta başlatılan darbe geleneğinin 15 Temmuz’da yerle bir edilmesi yeter.

AYASOFYA CAMİİ’NDEN YÜKSELEN “ALLAHÜ EKBER” NİDALARI YETER

Korkusuzca “Milletimi meydanlara davet ediyorum” çağrısını hatırlamak yeter.

Kadın subaylarımızın haki renkli eşarbı; başörtüsüyle cübbesini giyen yargıç yeter.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekâtları yeter.

Karabağ’da Azerbaycan bayrağının dalgalanması yeter.

Afrika’da beyaz tenli Türk’ü gören çocukların gülüşü yeter.

Emperyalistlerin “Türkiye laf dinlemiyor, kendi bildiğini okuyor” deyişi yeter.

Davos’ta “One Minute” resti yeter.

Terör örgütü PKK’nın 40 yıldır istismar ettiği Kürt kardeşlerimizin hakkının teslim edilişi yeter.

Emperyalistler adına Türkiye ile savaşan terörist elebaşlarının “Kafamızı mağaradan dışarı çıkaramıyoruz” diye ağlaşmaları yeter.

Ekonomik tetikçilerin, küresel istihbaratların çakallarının Türkiye karşısında çaresiz kalışları yeter.

Siyasi münafıkların gerçek yüzlerinin ortaya çıkarılışı yeter.

Kâbe’deki, Mescid-i Aksa’daki dualar yeter.

200 yıl sonra Taksim’e cami inşa edilmesi yeter.

84 yıl sonra Ayasofya minarelerinden yükselen “Allahü ekber” nidaları yeter.

#Seçim
#Recep Tayyip Erdoğan
#Kemal Kılıçdaroğlu
#FETÖ
#Hüseyin Likoğlu
1 yıl önce
Çok neden var tek neden yeter
Müslümanın saati, günü, ayı, yılı... 
Zor, oyunu bozar!
NATO zirvesi sonuç deklarasyonu ve Türkiye’nin öncelikleri
Bölgesel kaosa gidiyoruz
Rusya işgalci de İsrail ne peki?