Yazarlar Trump Erdoğana bunları önerecek

Trump Erdoğan’a bunları önerecek

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı

''Türkiye'yi daha fazla delirtmemek için ne yapalım, ne önerelim diye kafa yoruyorlar.''
Sözü sahibi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görev yapan Erdoğan'ın yakın kurmaylarından biri.
Bu hafta gözümüz, kulağımız Washington'da olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirecek.
Erdoğan, bu görüşmeye yüklediği anlamı ifadelendirirken, “Virgül değil, nokta mesabesinde olacak” demişti.
Mesajın anlamı açık:
“Beyaz Saray'dan ya istediğimiz sonucu alarak döneceğiz, ya da başka sonuçlar ortaya çıkacak.”
Erdoğan'ın Trump ile ne tür bir pazarlık yapacağı sorusu üzerine kafa yorup, bunu bilebilecek durumdaki isimlerle konuşurken, karşıma aynı öneme sahip başka tür bilgiler çıktı.
TRUMP ŞU TEKLİFLERİ YAPACAK
Beştepe'den bir kaynak, kendi tabiriyle “Türkiye'yi daha fazla delirtmemek için” Trump'ın bir takım karşı önerilerle masaya oturacağını söyledi.
Bu önerileri 4 başlık altında özetleyebiliriz:
1-PYD/YPG'yi Menbiç'ten kısa süre içerisinde çıkartıp, buralara Türkiye'nin destek verdiği grupların (ÖSO'nun) yerleşmesini sağlayalım.
Menbiç'in boşaltılması konusunda ABD tarafının çok önceden Ankara'ya açık sözler verdiğini, bugüne kadar bu sözleri yerine getirmediğini hatırlayalım.
Bu eğer gerçekleşirse, YPG'nin Fırat'ın batısı ile ilgili hayallerinin önemli bir darbe alacağını düşünebiliriz.
2-PYD'nin PKK ile irtibatını kesmesi için çaba harcayalım. Bunu sağladıktan sonra arabuluculuk yapalım, Türkiye PYD ile temasa geçsin.
3-SDG'ye (ABD'lilerin YPG için kullandıkları kamuflaj tabir) Rakka operasyonu için verilmekte olan silahların PKK'nın eline geçmesini önlemek için size kesin bir güvence verelim.
4-DEAŞ temizlendikten sonra oluşacak yeni düzende bir 'PKK devleti' oluşumuna sıcak bakılmayacağının teminatını verelim.
ŞİFRE SALİH MÜSLİM'İN SÖZLERİ
Amerikalılar, bu tür durumlarda masaya oturmadan önce 'uygun bir iklim oluşturmak için' bir takım manevralar yaparlar.
Bunun yöntemlerinden biri de, pazarlık yapacağınız hususlarla ilgili, elinizin altındaki bir ismi konuşturup, zemini olabildiğince uygun hale getirmektir.
Peki bu defa böyle bir şey oldu mu?
Evet oldu.
Önceki gün Amerika'nın Sesi Radyosu'na demeç veren PYD'nin lideri Salih Müslim'in sözlerine kulak verelim:
“YPG Rojava'nın koruma gücüdür. Onlar Rojava'ya mahsus bir grup ve oradaki Suriye Demokratik Güçleri içerisinde yer alan Suriye'nin bir gücüdür. Hatta ileride de Suriye güçlerinin bir çekirdeği olabilir.
PKK ayrı bir olaydır. Kendi yöntemleri vardır ama hiçbir zaman bir silah PKK'ya geçmeyecektir. Sanırım silahları verenler de bunun tedbirini alırlar, makul garantisini alırlar.”
Salih Müslim'in bu sözleri, “Trump Erdoğan'a bunları önerecek” diyerek yukarıdaki bilgileri bizimle paylaşan Külliye kaynağının sıraladıklarının birkaç tanesiyle örtüşüyor.
Bu böyle ise eğer, bu açıklamaların yapılması için ABD'li bir ya da bir takım yetkililerin PYD liderine “Hadi şunları söyleyin” gibisinden bir telkinde bulunduğunu da öngörebiliriz.
ABD basınına baktığınızda, danışıklı dövüş değilse eğer PYD'lilerin Erdoğan/Trump görüşmesinin sonuçlarına dair ciddi korkularının olduğunu da görebiliyorsunuz.
Mesela, PYD'nin önde gelen kadın yöneticilerinden Sinem Muhammed, New York Times'e verdiği mülakatta, “Bu savaşı kazandığımızda (Rakka operasyonunu kast ediyor), Amerika Türk baskısına boyun eğecek ve bizi bu fedakârlığa rağmen terk mi edecek?” diye bir soru soruyor.
“MASADA MÜTTEFİK SAHADA MÜNAFIK”
PYD'lilerin sözlerini geçelim.
Asıl konumuza gelelim.
Beyaz Saray görüşmesinde Trump'un yapması muhtemel bu öneriler, Erdoğan tarafından nasıl karşılanacak?
Sorumuz bu.
Ama bir de sorunumuz var.
Masada söz verme konusunda bir hayli cömert davranan ABD'liler, bugüne kadar sahada bu sözlerini tuttuklarını gösterecek çok az şey yaptılar.
Ankara-Washington ilişkileri Suriye bağlamında genellikle “Söz verip, zaman kazanıp, acil tehdidi uzaklaştırıp, sahada kendi bildiğini oynamak” biçiminde gelişti.
Bu güvensizlik halini, Tarım Bakanı Faruk Çelik'in şu ifadesi yerli yerince özetliyor:
“Masada müttefik, sahada münafık”
Bu güvensizlik halini herkesten daha fazla Cumhurbaşkanı Erdoğan yaşıyor.
Dolayısıyla Trump ile “nokta mesabesinde” yapılacak görüşmenin sahadaki karşılığını bu defa daha fazla kendisi görmek isteyecektir.
Erdoğan gibi bir ismin, PKK/YPG söz konusu olduğunda “Bir gece ansızın…” kartından kolay kolay vaz geçeceğini düşünemeyiz.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.