
Vasiyet, bir kimsenin sözlü veya yazılı olarak bildirdiği, ölümünden sonra arkasından yapılmasını istediği şey; nasihat, öğüt, diyor, sözlükler.
Vasiyet, ömrün son sözü, bir anlamda özeti demektir. Ben, böyle yaptım, siz de böyle yapınız, demek olduğu gibi, ben böyle böyle yaptım, siz sakın öyle yapmayın demek de olabilir. Her ne halse, neticede vasiyet, geride kalanlara bir son tavsiye, son dilek demek oluyor.
“Her an
Farkındayım
Az az öldüğümün” diyor şair. Peki bu az az ölüşün vasiyeti yok mu?
Olmaz olur mu, var işte:
“Ölümle tanıştıktan sonra anladım
Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın.”
Bir kimlik belgesi olan ömrün hakkını verin, kimliğinizi iyi, doğru ve güzel belirleyin, hayatı, yaşanması gerektiği gibi yaşayın demek istiyor.
Kocaman bir kalb ve kafa mührü taşıyan bu vasiyette nasıl bir ruh var, görün:
“Biliyorum oruçlu doğar insan
Ölümün iftar sofrasına!” diyen ve ömrünü sonsuzluk orucuyla geçiren bu ruh, ölüme böyle bakar. Bu orucun mü''mini, bu âbid gönül:
“Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm” der. Öldükten sonra da arkasından:
“Hayatında güzeldin
Ölümünde güzelsin
Öldün
Bir daha ölmeyeceksin!” dedirtir.
Hazreti Mevlana da bu güzellerin pirlerinden biridir. O da bakın aynı şeyleri söylüyor:
“Şu dünya yüzündeki hayat aslında bir ölümden ibarettir. Bizi korkutan ölüm de hakikatte hayattır. Bunu ters düşünmek yani ölümü başka bir âleme doğmak değil de yok olup gitmek gibi sanmak imansızlıktır.”
“Bütün kâinatın ve varlıkların yaratıcısından, o celal ve cemal sahibinden, ruha çok tatlı bir hitapla ''Haydi kulum, gel!'' denilince ruh, nasıl olup da kanatlanıp uçmaz?”
“Gerçekten haberli olarak ölen Hak âşıkları, Sevgilinin huzurunda şeker gibi erirler.”
“Ruh âleminde, elest meclisinde âb-ı hayat içenler, bir başka tarzda ölürler. Ötelerden haberdar olanlar, Hak sevgisinde derlenip toparlananlar, şu insan kalabalığı gibi ölmezler.”
“Ölürken Hak âşıklarının gönül gözleri açılır da, öteleri, gayb âlemini görürler. Başkaları ölüm korkusu ile kör ve sağır olarak ölürler. Geceleri ibadetle vakit geçirenler, Hak korkusuyla uyumayanlar, ölüm zamanı gelince, korkusuz, rahatça ölürler.”
“Bu dünyada boğaz derdine düşenler, sadece yemeği, içmeği düşünenler, öküzleşirler, eşekler gibi ölürler.”
“Ahlaklarını, Mustafa (s.a.s.)''nın ahlakına benzetenler, Hz. Ebu Bekir gibi, Hz. Ömer gibi ölürler.”
“Aslında Hak âşıklarından ölüm uzaktır. Onlar, ne ölürler, ne de yok olurlar, ben bu sözleri şâyet ölürlerse böyle ölürler diye söyledim.”
Hazreti Pir''in vasiyeti de, ömrünün aynası gibidir:
“Ben size gizli ve âşikâr olarak Allah''tan korkmanızı tavsiye ederim. Az yemek yemenizi, az uyku uyumanızı, az konuşmanızı, günahlardan çekinmenizi, oruca, namaza devam etmenizi, daima şehvetten kaçınmanızı, bütün insanlardan başınıza gelecek eziyetlere ve cefalara sabır ve tahammül etmenizi, câhil insanlarla, zevklerine düşkün olan sefihlerle oturup kalkmaktan kaçınmanızı, kerem sahipleriyle Salih ve iyi kişilerle sohbet etmenizi, beraber bulunmanızı tavsiye ederim. Çünkü insanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olandır. Heva ve hevesten yüz çevirmek şehvetten kaçınmak kahramanlıktır. Heva ve hevesi bırakmak da peygamberliğe has bir kuvvettir.”
Peygamberliğe has kuvvetle yaşanacak bir hayata sahip olmak, peygamber ahlakıyla ahlaklı olmak demektir. O da peygamberi hakkıyla sevmek ve onu taklit etmekle elde edilir. İkbal''in dediği gibi, aşkın bir adı da taklittir, çünkü.
Peki, senin vasiyetin nedir, diyor, içimden bir ses.
İçim alt üst oluyor, yüzüm kızarıyor, başım dönüyor, bir şey diyemiyorum.
Ama ölümün güzel yüzü, tatlı tebessümüyle, korkma diyor, ümitsiz olma, kalbini kıyamet saati gibi kur ve kulağını sur sesinden ayırma diyor.
Güzel işçiler arasında bulun, güzel işlerle uğraş, hayatına giren her çirkinliği tövbelerle temizle, pişmanlık gözyaşlarıyla yuna yuna, arına arına yürü diyor.
Hep kendine bak. Başkalarının avukatı, kendinin savcısı ol. Şeytana papuç bırakma. Güzel olmasan da, güzel olma niyetin olsun, ümidin olsun, gayretin olsun. Güzel arkadaşların olsun, diyor.
Ben de başımı önüme eğip, peki, diyorum.
Bütün bunları dua kabul ediyorum. Hiç olmazsa, öyle olsun, diyorum.
Erdem Bayazıt''ı, Hz. Mevlana''yı, Yunus Emre Hazretlerini ve kâinatın Gülünü, Sevgilisini bir daha minnetle, rahmetle anıyorum.
Veda Hutbesini, bir daha okumaya gidiyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.