Kanımız aksa da zafer Ecevit"in

00:008/12/1999, الأربعاء
G: 10/09/2019, الثلاثاء
Mehmet Şeker

Halkçılar halka güvenmiyor, milliyetçiler millete...Devrimciler, devrimden umudu çoktan kesti.Dindarlarınsa özgüveni noksan.O halde?Ört yorganı ben ölem!Mi?..Bütün bu tersliklere, olumsuzluklara rağmen, yarına umutla bakıyoruz, ne tuhaf!Umutsuzluk bize yakışmayacağı için mi, kendimizi zorlayarak mı, yoksa hakikaten bir yanda terslikler varken, öte yanda umutlu olmamızı gerektirecek potansiyel bulunduğundan mıdır, çözemedim.Yine de güzel.Herşeyi kaybetsek bile, tek umudumuz diri kalsın yarına.Bir

Halkçılar halka güvenmiyor, milliyetçiler millete...

Devrimciler, devrimden umudu çoktan kesti.

Dindarlarınsa özgüveni noksan.

O halde?

Ört yorganı ben ölem!

Mi?..

Bütün bu tersliklere, olumsuzluklara rağmen, yarına umutla bakıyoruz, ne tuhaf!

Umutsuzluk bize yakışmayacağı için mi, kendimizi zorlayarak mı, yoksa hakikaten bir yanda terslikler varken, öte yanda umutlu olmamızı gerektirecek potansiyel bulunduğundan mıdır, çözemedim.

Yine de güzel.

Herşeyi kaybetsek bile, tek umudumuz diri kalsın yarına.

Bir Aydın Bey vardı, delikanlılık dönemlerinde etkilendiğim, sevdiğim, saygı duyduğum... Dürüst, kültürlü, vicdan sahibi, inançlı... Yıllar önce Avustralya''ya ''kültür ataşesi'' olarak gittiğinde üzülmüştüm. Sonra döndü ama, irtibatı tekrar kuramadık.

Teravih çıkışları arkadaşlarla toplanır, saatlerce sohbet ederdik. Aydın Bey, bu sohbetlerin en sevilen üyelerindendi. "Ayrılık gayrılık olamaz" demişti bir gün, "hepimiz kardeşiz."

Yirmi yıl öncesinden sanki bugünün problemlerini görmüş gibi konuşuyordu.

"Kürdü, Türkü, Çerkezi, Lazı, Arabı, Arnavutu hepsi birdir. Müslümanlar kardeştir. Hepimizin görevi, bütün insanların daha iyi şartlarda yaşayacak imkanlara kavuşması. Dostça, barış ve güven içinde."

Aydın Bey''in söylediği bir söz daha vardı, hiç unutmadığım:

- "Kanımız aksa da zafer İslam''ın" diyen bu gençlerin başımın üstünde yeri vardır.

Aydın Bey''in derin saygı duyduğu o gençler, artık bugünün orta yaşlıları. Türkiye''nin ikinci büyük partisi olarak, iktidara geldiler ve bakan oldular, milletvekili oldular. Yaşanan zorlukları ve elde edilenleri ''Takdir-i İlâhî" diyerek itirazsız, tevekkülle kabul edenler, bugün "takdir-i Bahçeli" karşısında ne diyeceklerini şaşırmış durumda.

Cumhurbaşkanını halk seçerse, yanlış birini seçebilirmiş!

O gençler, "Kanımız aksa da zafer İslam''ın" derken, bunun yirmi yıl sonra "Kanımız aksa da zafer Ecevit''in" anlamında tercüme edileceğini nereden bilebilirdi?.. Ya da Demirel''in, Gürüz''ün...

Halkçılar halka güvenmiyor, milliyetçiler millete...

Devrimciler, devrimden umudu çoktan kesti.

Dindarlarınsa özgüveni noksan.

O halde?

Ört yorganı ben ölem!

Mi?..

Hayır, umudumuz var yarınlara dair.

Yine de ben o eski sohbetlerimizi özlüyorum. Aydın Bey ile iftardan sahura uzayan çaylı-kahveli, kalabalık Ramazan sohbetlerini.

Sahi, bu arada zafer kimin; Ecevit''in mi, Demirel''in mi, Gürüz''ün mü yoksa başka birinin mi?

Ve kanımız, onca vakit niye aktı ve niye akıp duruyor hâlâ?

Hasan''a mektup

Çok oku çok düşün çok şeyler anla,

Aha bu mektubu alınca Hasan.

Mânalar iplikten incedir amma,

Kelimeler biraz kalınca Hasan.

Gene ağzımızı açmıyor bıçak,

Huzur size ömür... Dert salkım saçak.

Oyuna kalkıyor yüzlerce köçek,

Batıdan bir hava çalınca Hasan.

Kök saldı bahçede ayrık otları,

Yemler pay edildi, sattık atları.

Biz kovalım derken baştan bitleri,

Sülükler yapıştı, kulunca Hasan.

Süt dolu güğümü çalarız taşa,

Kutsal görevimiz "Sağol çok yaşa!"

Mülkte hakikati aramak boşa,

Tüm suçlular güçlü olunca Hasan.

Derisini yüzdük demokrasinin,

İşi iştir imtiyazlı âsinin.

Hakikatte vahşi, sözde "vâsinin"

Dörtnala gidilir yolunca Hasan.

Canım Hürriyeti koydunsa ara,

Ekmek yalınayak kaçtı dağlara.

Çevremize küsmüş kardeşlik var ya,

Haber ver, izini bulunca Hasan.

Soysuzlar taş atar mukaddesata,

Karşı duramazsak bizdedir hata.

Tahammül teşviktir, böyle hayata,

Öl..İnsan küçülmez ölünce Hasan.

Abdurrahim Karakoç
Vergi üstüne vergi

Şu kısacık ömrümüz bizi yönetenlere vergi vermekle geçiyor.

Her yıl emlak vergimizi ödüyoruz. Arabamız için ayrı bir vergi ödüyoruz. Kullandığımız araçlar için de veriyoruz.

Suyu parayla alıyoruz, yetmezmiş gibi atık suya da vergi veriyoruz. İçtiğimiz sigaradan yediğimiz ekmeğe kadar bir sürü şeyde, ayrı ayrı vergi ödüyoruz. Mahallemize yapılan yoldan, döşenen parkelere kadar herşey için vergi ödüyoruz.

Bunlar yetmiyor "Tasarrufu Teşvik" başlıyor. O da yetmiyor, "8 Yıllık Eğitim" için salma salınıyor. Daha da olmadı "Deprem Vergisi" çıkarılıyor.

Yarın bir sivri akıllı daha çıkıp "Aldığınız nefesten dolayı vergiye tabisiniz" der ve "Oksijen vergisi" talep ederse şaşmayalım. (Karga)

Kriz
Toplu intihar

Milenyum hatrına, çoluk-çocuk 18 ABD''li, topluca intihar etmek için gittikleri İsrail''den sınır dışı edildiler. Şimdi Yunanistan''da hepsi. Orası da kabul etmeyecek. Diyorum ki bize gelsinler ve ''yaşamaya'' çalışsınlar. Nasılsa, bir şekilde hedeflerine ulaşmış olurlar, hem de kendiliğinden.