
Beşir Ayvazoğlu''nun yeni kitabı “Ney''in Sırrı” Kapı Yayınları arasından çıktı. Bir müzik aleti ile ayrıntılı bilgilerin verildiği bir eser olarak bakarsak, büyükçe bir yanlış yapmış oluruz.
Ney''in sırrı, bir medeniyetin sırrı aynı zamanda.
Azmin sırrı.
Estetiğin sırrı.
İnsan olmanın ve yaradılışın da...
***
Rahmetli dedemin yetiştirdiği nefis meyveler arasında bir de eşsiz güzellikte armutlar vardı.
Biz o armutları Mustâbey armudu olarak bilirdik ve armudun iyisini kimlerin yediğine dair o çok yaygın sözü hiç anmaksızın yerdik.
Sanırdım ki Mustâbey dedemin tanıdıklarından birinin adı.
Beşir Ayvazoğlu''nun bu kitabını okuduktan sonra öğrendim o ismin nereden geldiğini.
***
Üstad Itrî''den bahsederken şöyle söylüyor:
“Itrî''nin estetik dünyası musiki ve şiirle sınırlı değildi; aynı zamanda usta bir çiçek ve meyve yetiştiricisiydi. Sulu ve son derece lezzetli bir armut türü yetiştirdiği ve bu armudun Mustâbey adıyla tanındığı rivayet edilir. Bu merakı sayesinde IV. Mehmed''in dikkatini çektiği muhakkaktır. Osmanlı tarihinin en kritik dönemlerinden birinde yedi yaşındayken tahta geçen ve idare Köprülüler tarafından ele alındığı için devlet işlerinden epeyce uzak kalan IV. Mehmed, çiçeklere, bahçeciliğe ve muzikiye özellikle ava düşkün bir hükümdardı. Itrî sarayda onun himayesinde rahat bir hayat yaşadı ve Enderun-ı Hümâyun''da musiki hocalığı yaptı.”
Paris''te bir neyzen başlığı altında Halil Dikmen''i anlatırken yazdıkları da çok dikkat çekici.
Resim tahsili için Paris''e giden Halil Dikmen, büyük başarılara imza atar ve resimleri büyük sergilere seçilir.
“Saksı İçinde Jeranyuxom” adlı eseriyle Salon d''Automne''a kabul edilmişti; bu salonda resmi sergilenen ilk Türk ressamı olması, onun gözünü diktiği her hedefe ulaştığını göstermektedir.
Dikmen aynı zamanda neyzendir.
***
Sözü Ayvazoğlu''ndan aktarmaya devam edelim:
“Bu büyük başarıyı kazandığı 1929 yılında, Guimet Müzesi''nde oryantalistlere Türk musikisi hakkında bir konferans vermiş ve ney''le örnekler seslendirmiştir.
Bir gün de bir sanat gecesinde bilinmeyen bir şark sazı çalan Türkiyeli gençten sazını icra etmesi istenir; dinleyenler on dakika süren taksimi o kadar beğenirler ki hararetli alkışlarla tekrar etmesini rica eder, sonra genç sanatkârın etrafını merakla çevirip ney''i ellerine alır, inceler, ses çıkarmaya çalışırlar.
Başaramayınca yardımcı bir âlet kullanıp kullanmadığını anlamak için Halil Dikmen''in ağzını kontrol ederler. Hâsılı, bu kadar basit bir sazdan bu etkileyici sesin nasıl çıkabildiğini bir türlü akılları almaz.”
***
Beşir Ayvazoğlu, neyden bahsederken aynı zamanda Hz. Mevlâna''dan, Aziz Dede''den, Emin Efendi''den, İsmail Dede Efendi''den, Şeyh Galip''ten de bahsediyor ve bize neyin hüzünlü sesini kulaklarımızda hissettiriyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.