
Kontrol mühendislerinin çalışma alanı, ekonomistlerin arayıp da bulamadığı çeşit ve renkte analitik ve pratik model sunar iktisat bilimine. Son yirmi yıldır bir taraftan risk – belirsizlik alanında yoğunlaşan iktisat bilimi, bir taraftan da normalde kontrol mühendislerini ilgilendiren konulara oldukça ağırlık vermeye başladı.
Ekonomik modelleri fizik/matematik modellerle aynı kategoriye çıkarmak isteyen bu uğraş, fizikte bile sık sık karşımıza çıkan sınır değer veya eşik ötesi durumları genellikle görmezden gelir. Oysa ekonomik modeller sadece fizik (Newton fiziği ile sınırlandıralım kendimizi) modellerden daha karmaşık olmakla kalmaz, ama aynı zamanda çok daha az istikrarlıdır. Bu sebeple eşik ötesi durumlar fizik modellerden çok daha fazla çıkar karşımıza.
Bir yay alın. Bu yayı çektiğinizde ne ölçüde uzayacağı yayın özelliğine bağımlı bir fizik kuralı ile bellidir. Çekmeye devam edin. Belli bir eşikten sonra yay, daha önce güzel güzel uyduğu fizik kanununa uymaktan vazgeçer ve farklı bir davranış biçimi sergiler. Benzer durumlarla, yüksek ısılarda, aşırı soğuk durumlarda, hızlı ısınma, genleşme ve soğumalarda, çok yüksek veya çok küçük boyutlarda, çok yüksek hızlarda hep karşılaşırız.
Zaten herhangi bir rastlantısal modelle bile düzgün tarif edilemeyen modern mali piyasalar, son zamanlarda iyice sınırlarda geziyor, kimi zaman eşik ötesine uzanan davranışlar sergiliyor. Kaosun büyük ölçüde egemen olduğu böyle bir ortamda, hiçbir tahminin hedefi vurmuyor olması, yaşanan sıkıntıların en hafifi. Asıl sıkıntı, mali sektörü düzenleyen ve denetleyen kurumların ne yapacağını bilememesi. Herkes sabit bir referans noktası arayışı içinde, ama bildiğimiz referans noktalarının kendileri devamlı hareket halinde.
Merkez bankalarının içinde çırpındıkları çukuru bir senedir gözlemliyoruz. Biz bugün ABD Hazinesinin geçen Pazar günü attığı adımı izleyelim. Bildiğiniz gibi Pazar günü ABD Hazinesi, ABD konut finansman sisteminin tarihi ve mevcut durum açısından göbeğinde oturan iki dev finansman şirketine el koydu. Bunlar zaten hükümet destekli oldukları ve daha önce hükümet söz konusu şirketlerin borçlarının arkasında olduğunu ima ettiği için bugüne dek yapılan yorumlar, desteğin gelip gelmeyeceği ile ilgili değil, ne zaman ve nasıl geleceği ile ilgiliydi. Hatta öyle ki, hükümetin borcu garanti edeceğini, ama şirketlere el koymayacağını düşünen kimileri "alta satışa" geçmişlerdi. Yani bir taraftan söz konusu iki şirketin hisse senetleri fiyatı düşeceği varsayımıyla açığa satış yapmış, bir taraftan da bu iki şirketin borç senetlerini almışlardı.
Ancak son zamanlarda, özellikle Asya ve Avrupalı yatırımcıların bu iki şirketin yeni tahvil ihraçlarına ilgilerinin azaldığı gözlemlenmiş, oluşan açık bir müddet ABD''li yatırımcılarla karşılanmıştı. Yabancıların çekilmesi önemli bir kırılma noktasıydı, zira Fannie Mae ve Freddie Mac ikilisinin borcunun önemli bir kısmını bunlar taşıyordu.
ABD hükümetinin zamanlaması yeni bir çöküşü engellemek adına doğru gözüküyor. Zira önümüzdeki aylarda bu iki şirketin yüklü borç ödemeleri var ve bu ödemeler için finansman sıkıntısı had safhaya ulaşmıştı. El koyma ile birlikte gelecek sermaye desteği, ipotekli konut finansman piyasalarının geleceği için elzem gözüken bir adım gibi duruyor.
Ama dedik ya, mali sektör şu sıralar eşik ötesi davranışlar sergiliyor. Zira millileştirme aynı zamanda iflas anlamına geliyor, özellikle kredi temerrüt takas (Credit Default Swap) piyasalarında. Kredi temerrüt takası, elinizdeki tahvilleri temerrüt ihtimaline karşı sigorta edebileceğiniz bir ürün. İlginç bir şekilde bu piyasalarda kaleme alınan sözleşmeler, borç temerrüde düşmese dahi, borçlunun yediemine devrolmasını da temerrüt kapsamına alıyor. Şu sıralar CDS piyasaları bu yüzden patlamaya hazır bir bombaya dönmüş durumda. Söz konusu iki şirketin borçlarının önemli bir kısmının CDS piyasalarında sigorta edildiği tahmin ediliyor. Tabii kimin neyi, ne kadar sigorta ettiği, yani risk yayılma ihtimali ve boyutunun ne olduğu bilinmiyor.
Normal şartlar altında sistemin sigortası gibi işlemesi gereken bir mekanizma, tam da en ihtiyaç duyulan anda beklenenin tersi bir tepki veriyor. Sanırım ekonomistler de, fizikçi ve mühendisler gibi biraz daha eşik ötesine geçmeyi öğrenmek zorunda kalacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.