Bakanı intihara götüren ibret sahneleri

00:008/07/1999, Perşembe
G: 9/09/2019, Pazartesi
Mustafa Karaalioğlu

Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, yaklaşık 3 haftadır IMF heyetiyle müzakereleri yürütmüştü. Birçok önemli ayrıntısı kamuoyuna mal olan bu görüşmelerde trafik geçtiğimiz hafta sonuna doğru iyice hızlandı. Uluğbay, bu süreçte hem ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz''a hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli''ye bilgi verdi ve gelişmeleri aktardı. İşte bu bilgilerden birisi de sızdırılmasıyla son dönemin en büyük borsa skandalının patlamasına yol açan IMF belgesiydi. Bu belgede, IMF''nin konsolüdasyon ve

Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, yaklaşık 3 haftadır IMF heyetiyle müzakereleri yürütmüştü. Birçok önemli ayrıntısı kamuoyuna mal olan bu görüşmelerde trafik geçtiğimiz hafta sonuna doğru iyice hızlandı. Uluğbay, bu süreçte hem ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz''a hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli''ye bilgi verdi ve gelişmeleri aktardı. İşte bu bilgilerden birisi de sızdırılmasıyla son dönemin en büyük borsa skandalının patlamasına yol açan IMF belgesiydi. Bu belgede, IMF''nin konsolüdasyon ve devalüasyon gibi önemli yapısal önlemler istediği belirtiliyordu. Yani, iyi bir haber değildi çünkü, Türk ekonomisi IMF''nin gördüğü kadar kötü durumda değildi. Ancak, buna rağmen belge Yılmaz tarafından sızdırılınca borsa düşüşe geçti, panik satış başladı. Sonra 2 Temmuz günü IMF''nin resmi açıklaması yapılmaya başlandığında yükselme başladı, birileri para kazandı, bir günde 172 trilyonluk işlem hacmine ulaşıldı. İşte bu manzara Uluğbay''ı rahatsız etti. Yılmaz''ı, lideri Başbakan Ecevit''e şikayet etti. Devlet Bakanı, borsadaki bu dalgalanmanın Yılmaz tarafından bilerek yapıldığını düşünüyor ve bunu da içine sindiremiyordu. Ecevit''ten bu konuda önlem alınmasını istedi. Uluğbay, IMF''nin resmi açıklamasıyla konsolüdasyon ve devalüasyon olmadığının anlaşılması üzerine Cuma günü tavan yapan borsadaki işlemlerin bloke edilmesini talep etti. Ecevit aldırmaz görünüyor ve "Bir sürü meseleyle uğraşıyorum. Bir de bunu başıma çıkarmayın" dediği belirtiliyordu. Hatta, bakan üsteleyince Başbakan''ın sertleştiği de iddia ediliyordu.

Uluğbay, Hazine''den sorumlu bakan olmasına rağmen IMF belgesinin sızdırılması ve sonrasındaki gelişmelerin giderek aleyhine ve göz göre göre de Yılmaz ile borsada çıkar sağlayan bazı şirketlerin lehine gelişmesinden giderek daha fazla sıkıntı duymaya başladı. Bu rahatsızlık, önceki gün hissedilir düzeye ulaşmıştı. Bu nedenle Ecevit, en yakınındaki isim olan Hüsamettin Özkan''ı Uluğbay''ı ikna etmekle görevlendirildi. Bu bir ikna girişiminden çok "idare et, üsteleme" ricasıydı. Ecevit, hükümetin yapısını tehdit edecek her türlü kriz karşısında bu yöntemi benimsiyordu. Toplantı, DSP''de hiç alışık olunmayan bir gerginliğe ulaştı ve öyle de bitti. Uluğbay ikna edilememişti. Üstüne üstlük belge olayının Hazine''de kendisine bağlı ekibin başını yemeye başlaması, atamalarda da dengenin ANAP lehine gelişmesi içine düştüğü sıkıntıyı daha da artırıyordu.

Bir iddiaya göre Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Özkan üzerinde ciddi bir etki oluşturmuş ve "ekonomi yönetimindeki boşluklar bir an önce giderilsin" diyordu. Uluğbay''ın intihar girişiminde bulunduğu gün Yılmaz''ın isteğiyle Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü''ne, Türkbank ihalesine adı karıştığı için izne ayrılmak zorunda Osman Tunaboylu atanmıştı. Bir önceki gün de Hazine Müsteşarlığı''na ANAP''a yakın Selçuk Demiralp getirilmişti.

Uluğbay''ın sıkıntısı büyüdükçe büyüyordu. Yakınındaki herkes bu sıkıntıyı farkediyor ama bu sıkıntının onu ölüme götürebilecek kadar derin olduğunu tahmin edemiyorlardı. Uluğbay, işte bu duygularla evinin yolunu tuttu ve silahı kendi şakağına doğrulttu. Sonrasını herkes biliyor. Kimbilir, yakınları tarafından hassas, alıngan ve dirençsiz olarak tanımlanan bakanı intihara sürükleyen yolda başka hangi sıkıntılar vardı?

Uluğbay''ın intihar girişimi eğer IMF belgesinin sızdırılmasıyla ilgiliyse o zaman doğrudan Yılmaz ve Ecevit''in de cevaplaması gereken birçok soru vardı ama tahmin edileceği gibi bu sorular cevap bulamıyordu. Ama yine de ortada herkesi kuşkulandıracak kadar açık bir tedirginlik yok değildi. Ecevit, Yılmaz''ın belgelerin sızdırılması hakkında söylediği sözlerin intiharla ilgisi üzerine önce, "gerçek dışı, çirkin bir iddia" diyor. Sonra da şunları söylüyor: "Ben bu konunun üzerinde durduğunu bile sanmıyorum. Ama belli olmaz. Çok duyarlı bir insan ona da üzülmüş olabilir." Yılmaz''dan ise ses çıkmıyordu.

Bu intihar girişimi siyasette çok önemli değişikliklerin habercisi olabilir. Tabi, Türkiye''de hala açık ve şeffaf bir alan kalmışsa!