
Alplerden sonra dünyanın en çok oksijen üreten ikinci dağı olan Kaz Dağları son zamanlarda büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldı. Kaz Dağları''nın 36 ayrı noktasında on firma altın, bakır, çinko gibi madenleri aramaya başladı. Bölgede 250-300 ton altın olduğu sanılıyor.
Şimdi bu firmalar dağdan maden çıkarmaya başlar iseler her yan delik deşik olacak, sular kirlenecek, hayvanat kaçacak delik arayacak, o bölge köylüleri rahatsız olacak, turizm etkilenecek vesaire.
Yazıktır, günahtır. Bu iş birkaç gram eti için bülbülü öldürmeye benzer. Tabiat evlat gibidir, parayla satılmaz. Bu dağlara, ağaçlara, sadece orada yetişen 47 çeşit bitkiye kıymayalım. Değmez. İnsanoğlu''nun gözünü kan bürümüştür, bunu biliyoruz. Bir yerde altın, petrol, doğal gaz vb. varsa bırakın tabiat tahrip etmeyi; uzun süreli savaşlara, binlerce cana maloluyor bu. Bu insanlara çiçek-böcek-bülbül-gül vız geliyor. Bunları romantik, faydasız, gereksiz buluyorlar. Mesele burada. Madencilere Kaz Dağı''nı delmeleri için yetki veren devlet nasıl bir gaflet içindedir. Oysa şunu anlamaları lazım ki; temiz hava, temiz su, temiz toprak her şeyden değerlidir. Bunlar çok şükür ülkemizde bol bol var. Neyse ki baştan ayağa sanayie batmamış, modern teknolojinin dişlileri arasında ezilmemişiz. Bizi yine o ikide bir horlayıp azarladığımız köylüler kurtarmış.
Bakınız TEMA''nın yaptığı bir araştırmada (Türkiye''nin Biyolojik Zenginliği ve Korunması) şunlar söyleniyor:
"Anadolu''da elmada 500, erikte 200, şeftalide 100, üzümdeyse 1200''den fazla çeşit bulunuyor. Anadolu 30''u aşkın meyve türünün orijin merkezidir. ABD en verimli buğday türünü çaresiz bir bitki hastalığından kurtarmak için Güneydoğu''dan bir buğday türüyle aşıladı. Bu şekilde tarım ilaçlarından yılda 50 milyar dolar tasarruf sağladı. Dünyanın önemli koyun üreticisi Yeni Zelanda''nın geniş meraları da Anadolu''nun otlaklarından alınan tohumlarla geliştirildi. Dünya toprakları tuzlandıkça tuza dayanıklı bitkilerin önemi artıyor. Sadece Tuz Gölü etrafında tuza dayanıklı 30''dan fazla endemik bitki türü yaşamakta."
"Biyolojik zenginlikte sadece İstanbul bile İngiltere ve Hollanda''nın üzerinde. 5 bin 110 kilometrelik İstanbul faunası ve florası 2 bin 450 tür barındırıyor. AB ülkelerinin tamamında doğal ormanların toplam orman sahasına oranı yüzde 1''ken bu oran Türkiye''de yüzde 93''e çıkıyor. Avrupa''da endemik 545 kuş türü bulunurken, Türkiye''de endemik 386 kuş türü var. Dünyanın en uzun ikinci doğal pisti Palandöken Dağı''nda bulunuyor."
"Türkiye''de halen tarım ilaçlarıyla tanışmamış bölgeler bulunuyor. Hektar başına tüketilen tarım ilaçları miktarıysa zaten AB''de kullanılanın üçte birinden az. Türkiye organik tarım üretimi miktarı bakımından çok gerilerde. Ama yüksek bir potansiyele sahip. Öte yandan Türkiye''de organik tarım mevzuatı AB''ye uyarlandı. Türkiye, 2004''te AB Organik Pazar Bilgi Sistemi''ne kabul edildi."
Bu zenginliğin kıymetini bilelim. Umarız vatandaş protesto için sokağa dökülmeden yetkililer bu kararı düzeltir, Kaz Dağı''nı rahat bırakır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.