Namuslu insan ölmez!

00:002/09/2007, Pazar
G: 29/08/2019, Perşembe
Mustafa Özel

Namus, nomos''tan mı geliyor? Nomos, yasa anlamına gelen Yunanca bir kelime. Mesela ekonomi kelimesinin aslı oikos-nomos. Oikos ev veya hâne demek. Ekonomi, evi (ülkeyi) idare etme sanatı. Metin Erksan yıllar önce bir yazısında ekonomiyi "mutfağın namusu" olarak tanımlıyordu ki, son derece şık bir yaklaşımdı.İslam düşünürleri Tanrıya "namus-u ekber" (büyük namus), paraya ise "namus-u asgar" (küçük namus) diyorlardı. Parayla oynamak, namusla oynamaktı. Vehbî, III. Ahmet''in sikke ayarını devletin

Namus, nomos''tan mı geliyor? Nomos, yasa anlamına gelen Yunanca bir kelime. Mesela ekonomi kelimesinin aslı oikos-nomos. Oikos ev veya hâne demek. Ekonomi, evi (ülkeyi) idare etme sanatı. Metin Erksan yıllar önce bir yazısında ekonomiyi "mutfağın namusu" olarak tanımlıyordu ki, son derece şık bir yaklaşımdı.

İslam düşünürleri Tanrıya "namus-u ekber" (büyük namus), paraya ise "namus-u asgar" (küçük namus) diyorlardı. Parayla oynamak, namusla oynamaktı. Vehbî, III. Ahmet''in sikke ayarını devletin yeniden ayarlanması derecesinde önemsiyordu:

Ol itdi ayâr-ı mülki tenkih

Vaktinde olundı sikke tashih

Namus çağdaş şairleri de bayağı uğraştıran bir kavram. Ümit Yaşar Oğuzcan''ın şu şiirini sanırım Sezen Aksu şarkı sözü olarak kullanmıştı:

Aradım yıllardır seni her yerde

Bir türlü karşıma çıkmadın namus

Nihayet bir yerde rastladım ama

Utançtan yüzüme bakmadın namus

Yaklaşıp yanına dedim nerdesin

Dedin ki yorulma gelmiyor sesin

Gayretleri boşa gitti herkesin

Kimseyi yanına sokmadın namus

Fazilet dediğin meğer masalmış

Namuslu görünmek kimlere kalmış

Zenginmiş, fakirmiş, halkmış, kralmış

Gördüm ki kimseyi takmadın namus

Ben senden ne saray ne ev istedim

Seni sevenleri sen sev istedim

Kıvılcım aradım alev istedim

Bir tek mumu bile yakmadın namus

Azizken gözümde sudan ekmekten

Yoruldum uslu dur yapma demekten

Yüzyıllardır namussuzluk etmekten

Bir türlü uslanıp bıkmadın namus

Namustan söz ederken siyasetçileri unutmak olmaz. Yeni bir meclis seçtik ve Ankara''ya tam 550 vekil gönderdik. Kemal Tahir, Sanat/Edebiyat Notları 3''te (Bağlam Yayınları) siyaset adamları için bir takım düsturları not etmiş. Bunların bir kısmı başka kaynaklardan alınmış, bir kısmı muhtemelen kendisine ait. Ankara havasını yeni veya yeniden solumaya başlayan siyaset/devlet adamlarımıza kemal-i tevazuyla hatırlatıyorum:

Namuslu insan ölmez.

Kralın dostu olmaz.

Alçak adam kuma benzer, harcından duvar olmaz.

Aptal değilsen, günde bir dalgınlık yeter.

Yalan kaynar fakat pişmez.

Saadetle felaket yan yana yaşarlar.

Sıkı basmayan bacak, sahibini suya kaptırır.

Neler kazanabileceğine dalarsan, hiçbir şey kazanamazsın.

Huy seçmeniz mümkünse, barışçılığı seçin.

Pençesini keçiye geçirmiş aslandan korkma!

Başkalarını öldüren seni unutmaz.

Uyku ölümün yeğeni olur.

Ağacı silkelemeden önce, meyvelerin nereye düşeceğine bak.

Bir orduyu bozmaya ters bir ihtiras yeter.

Kuru ağaç, yaş ağaca dayanır.

Ölüm gelmedikçe her şey mümkündür.

Leopar, renkleriyle beraber ölür.

En büyük kuvvetleri yere seren kuvvet, açlıktır.

Yolda oyalanan soyguncuya rastlar.

Rüzgâr biriktirilmez.

Öküz, kendini kesecek bıçağı yalar.

Tek başına mutabakat olmaz.

Çıbanımızı biz deşersek acımaz.

Akıl yalnız bir evde oturmaz.

Kurnazlık önce sahibini haklar.

Boşboğaz ancak bilmediği sırları saklar.

Su, her zaman seviyesini bulur.

Kuyudan çıkmadıkça, oraya neden düştüğünü anlatmaya kalkışma!