
Hiç şüphe yok ki, Rusya da Şam yönetimi de-kimi iddialara göre sahada bulunan-İran milisleri de Türk askerinin nerede olduğunu biliyordu. Ankara, çok taraflı ortak askeri operasyonlarda hep yaptığı gibi, çatışmaların önlenmesi amacıyla bölgeye takviye gönderilen birliklerin bulunacağı yerleri de ‘önceden koordine’ etmişti...
Yani... Rusya yalan söylüyor. Şam rejiminin, İran milislerinin ve arkasında duran Rusya’nın eline Türk askerinin kanı bulaşmıştır.
3 Şubat itibariyle de, Astana-Soçi süreçleri ile stratejik aşamaya ulaşmış Ankara-Moskova ilişkilerinin ağır yaralandığı ortadadır...
***
İçeride ve dışarıda sayısız uzman ve yorumcu iki ülke ilişkilerinin sadece geldiği aşamayı değil, stratejik konularda birbirlerine nüfuz etme oranlarını da emsalsiz bulan çok sayıda analiz, kıymetlendirme yaptılar yıllar içinde...
Ticaret, turizm, Karadeniz, Balkanlar, Ortadoğu, özellikle Suriye, Libya, savunma sanayi (S-400’ler), enerji (nükleer Akkuyu ve enerji nakil hatları) vb. Listeyi uzatmak mümkün. Hatta bunların ötesinde iki kalem; Türkiye’nin NATO üyesi olması ve Rusya’nın Akdeniz’deki varlığını koruyan şartlar ilişkilerin boyunu gayet iyi anlatır...
Kaldı ki, Ankara ve Moskova arasında hemen tüm iletişim kanalları-askeri, istihbari, bakanlar, devlet başkanları, ilgili kurum, kuruluşlar arasında-sonuna kadar açıktı? Ötesi, Şam istihbarat yöneticileri ile de konuşuluyor, burada da zemini Rusya kuruyordu...
***
Bu sorunun yanıtının verilemediğini gözlemleyebiliyoruz...
3 Şubat akşamı istisnasız tüm haber programlarına katılan tüm “uzmanlar”, “neden, ama neden” diye birbirlerine soruyordu. (Dramatiktir, daraldığımız yeri anlayabiliyoruz.)
Saldırının gerçekleştiği gecenin sabahında Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Ukrayna ziyaretinin gerçekleşecek olması, Libya konusunda yaşanan anlaşmazlık ya da sadece Şam yönetimini koruma, Suriye’de bir sonuca yaklaşıldığı ve bu yüzden hararetin yükseldiği veya sadece Rusya’nın ‘zaten güvenilmez olduğu” türünden izahlar, Türkiye’ye saldırmakla kıyaslanamaz.
Gerçek sebebin dişinin kovuğuna gitmez.
O halde..
NEDEN?
***
İki köşe yazısı...
Biri, Sabah gazetesinde, “AB ve ABD İdlib’te devreye girmeli” başlıklı makaledir. (01 Şubat, B. Duran.)
İkincisi, Yeni Şafak’ta “Anın alternatif tarihi” başlıklı bu fakirin yazısıdır. Tesadüf aynı tarihlidir. (01 Şubat.)
***
Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Tod Wolters’ın Türkiye ziyaretinde, Pentagon’un Kuzey Suriye’de ‘Güvenli Bölge’ üzerine Ankara ile ilişkilerini canlandırmak istediği görüşüldü mü?
Buralardaki Rus askeri varlığının geleceği konusunda herhangi birşey konuşuldu mu? O yazılarda altı çizildiği üzere, ABD ve Rus ordularının bölgede sık sık birbirinin yolunu kestiği, karşı karşıya geldiği zaten biliniyor. Keza, burada hâlâ varlığını koruyan terörist unsurlar masaya geldi mi? Bilmiyoruz, soruyoruz. (Türk basını Wolters’in ziyaretini, Genelkurmay Başkanı Güler’in karşılamada taktığı yeni beresi üzerinden gördü. Başkaca bir şey merak etmedi.)
***
Moskova bu şikayetlere cevap verdi; Rusya’nın taahhütlerine bağlı olduğu, İdlib’de sorumluluklarını yerine getirdiği, Soçi anlaşmasına uyduğu yönünde açıklamalar yaptı. İlk bakışta gönül alır görünen bu açıklamalar Ankara’da ‘baştan savma’ olarak algılandı. Gerçek de buydu. Kremlin tavır koyuyordu...
“ABD, Esad rejimi, Rusya, İran ve Hizbullah’ın İdlib halkına yönelik sürekli ve acımasız saldırılarını kınıyor. Bu tür eylemlerin karşısında NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanında duruyoruz. Türkiye’nin meşru kendini savunma eylemlerini tamamıyla destekliyoruz”.
***
Hasılı, Rusya geri adım atmalı. Çünkü Türkiye İdlib’te mıh gibi çakılı kalacak!
***
Hepsinin üstünde evlatlarımızın kaybı bulunuyor. Şehitlerimiz ve aileleri için devletimizin sorumlulukları, TSK’nın ‘görevleri’ var. Bizim ise eksilmeyecek dualarımız...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.