Her yeni gün FETÖ ile mücadelenin ilk günüdür

04:0018/07/2017, Salı
G: 17/09/2019, Salı
Ömer Lekesiz

İstiklal direnişinin sene-i devriyesinde, o günün önemine, gerçekleşen milli uyanışın değerine, şehitlerin, gazilerin ve kıyam ehlinin hallerine yerleşenistiklal, istikrar ve istikbal azmininmanasına uygun olarak yapılan hatırlatma ve hatıralaştırma etkinliklerinin, başta FETÖ olmak üzere, bilumum şerlilerin huzurunu kaçırmaması elbette mümkün değildi.Teröristler, hainler için adalet talebi perdesiyle sokaklara düşen partinin yetkilileri, 15 Temmuz’a itirazın gür sedasına katkıda bulunmamak için

İstiklal direnişinin sene-i devriyesinde, o günün önemine, gerçekleşen milli uyanışın değerine, şehitlerin, gazilerin ve kıyam ehlinin hallerine yerleşen
istiklal, istikrar ve istikbal azminin
manasına uygun olarak yapılan hatırlatma ve hatıralaştırma etkinliklerinin, başta FETÖ olmak üzere, bilumum şerlilerin huzurunu kaçırmaması elbette mümkün değildi.

Teröristler, hainler için adalet talebi perdesiyle sokaklara düşen partinin yetkilileri, 15 Temmuz’a itirazın gür sedasına katkıda bulunmamak için suskunluğu tercih ederken, çerden çöpten birileri
Merkel vizesinden
edindikleri yapıştırılmış cesaretle giderayak ucuz kabadayılık gösterilerinde bulunmayı ihmal etmediler.

Asıl telaşın, 15 Temmuz’un kalbine bir bıçak gibi saplandığı FETÖ elebaşısında ortaya çıkması ise doğaldı.

Türkiye karşıtı şer ittifakının radyoları, gazeteleri ve televizyonları, mikrofonlarını “ben örgüt lideri değilim” yalanını tekrarlaması, millete ihanetine yeni kılıflar biçmesi için FETÖ elebaşısına uzattılar yeniden ve o da ancak şer ittifakınca adam sayılmasının verdiği heyecan ve telaşla, kurgulanmış görüntüler, ezberletilmiş sözler eşliğinde, son bir debeleniş, son bir dirilik şovu maksadıyla sahnede görünmeye çalıştı.

Çalıştı diyorum çünkü,
Türkiye karşıtı şer ittifakı orkestrasının şefi, artık herkesin malumu olduğu üzere CIA’dır,
üretilmiş ve üretilecek olan şer maliyetinin kasası da yine odur.

Benim bilgilerime göre, daha 17/25 Aralık seçim ayarlı darbe kalkışmasında, FETÖ örgütüne kırk milyon dolar himmette(!) bulunmuş olan CIA, FETÖ elebaşısını ayakta tutmak, onu Türkiye’ye karşı çemkirtmek için o ilk miktarı ek ödeneklerle sürekli olarak takviye etmektedir.

Fakat hükmen ölü olan FETÖ elebaşısının, CIA’nın kendisinden yararlanmasına değecek oranda bir et ve sütten artık tamamen mahrum olduğu da propaganda maksatlı son fotoğraflarla ortaya çıkmıştır.

Ayakkabılarıyla bastığı seccadenin üstünde, sırtını kıbleye dönmüş olarak duran FETÖ elebaşısının, yandaki televizyonun ekranına yerleştirilmiş kırık tencere mahsulü şiirden güya büyük mesaj yaymaya çalışması, sadece kitsch bir komedi gayreti olarak dikkatleri çekmiştir.

Gerçek şiir ise, FETÖ’nün (yerli bile değil) uluslararası komplosuna maruz kalan
Hüseyin Sarıoğlu
’ndan bana intikal etti. FETÖ’nün aklın alamayacağı derecedeki soysuz ithamları karşısında kalbi kadar dili de nur kılıcı ile bilenen gönülden neler taşmış birlikte okuyalım:

“HİZMET”TEN “İHANET”E - 1

Bir zamanlar bir yerde meczubun biri vardı,

Gülen denirdi lakin her fırsatta ‘ağ’lardı.

Görünürde ‘hoca’ydı fakat işi başkaydı,

Başında sarık vardı boynundaki tasmaydı.

Okyanus ötesinde planlar yapılmıştı,

Bir vaizin eliyle düğmeye basılmıştı.

Çorap örülmeliydi Türkiye’nin başına,

Zehir katılmalıydı ocaktaki aşına.

Sinsice bir ‘sızıntı’ yıllar yılı sürmüştü,

Her kurumda kadrolar mankurtlarla dolmuştu.

‘Tedbir’liyiz denilip örtüldü hakikatler,

‘Temkin’li kisvesiyle mübahlaştı günahlar.

Ciğerpare yavrular aileden çalındı,

Körpecik beyinleri afyonlanıp yıkandı.

Himmet adı altında içedildi paralar,

Kandırarak alındı, kesilmedi kurbanlar.

Bir tehditti İHL, kolejler alternatif,

Ana yemek ‘himmet’ti, gariban aperatif.

MEB’teki kriptolar beceriksiz(!) öğretmen,

Eğitim alınırdı kolejden, dershaneden.

‘Ağ’a düşen zihinler bir bir iğdiş edildi,

Çalıntı sorularla bir yere getirildi.

Hepsi mankurt olmuştu, âmâdeydi her emre,

Birer kör kurşun gibi yönelirdi hedefe.

Kimi polisti artık kimi subay olmuştu,

Devletin kurumları bu tiplerle dolmuştu.

Sözümona savcıydı bazısı mankurtların,

Bunlardandı artık birçoğu yargıçların.

‘Himmet’ten gelen para sermayeye dönüştü,

Her sektörde firmalar giderek büyümüştü.

Bürokrasi tamamdı iş dünyası öyle,

Akademi ve medya hedefti bundan böyle.

Görüntüde dindarlık ve eğitimdi mesele,

Her yol zaten mübahtı gidiyorsa hedefe.

Tanınmış simalara bir bir çengel atıldı,

Maalesef birçok isim bu çengele takıldı.

Methiyeler düzdüler hep ‘ağ’layıp ‘gülen’e,

Bir kere bakmadılar orda olup bitene.

Tatlıydı gelen para, tadı başka şöhretin,

Gücü hayli artmıştı bu karanlık ‘hizmet’in.

‘Ağ’a düşen meşhurlar memnun idi halinden,

İkbal gelirdi zira okyanus ötesinden.

Siz yine de, ipliği pazara, kepazeliği ayyuka, ihaneti su yüzüne çıkan FETÖ elebaşısının, elemanlarının ve elbette bu kuklaları oynatan şer ittifakının son rezilliklerinde debelenmelerinden asla ve asla mutmain olmayınız, “hesaplaşma bitti” diye düşünmeyiniz.

Bir delikten ikinci kez sokulmayacak olan basiret, idrak ve dikkat sahipleri için, her yeni gün FETÖ ile mücadelenin ilk günüdür.

*

Önceki yazımda,
Selahattin Enis
’in yeni yayımlanan bir kitabı vesilesiyle
Ali Koç
’un ismini zikretmiştim. O ismi,
Ömer Koç
olarak tashih ediyorum.
#FETÖ
#Mücadele
#İstiklal
#Ömer Koç