Ey Türk aydını! Birinci vazifen bu mudur?

00:0024/08/2012, Cuma
G: 6/09/2019, Cuma
Özlem Albayrak

Gaziantep''te yaşanan terör, Uludere''deki feci kaza ve ardından gelen Şemdinli saldırısı hakkında söylenecek çok söz, Türkiye''nin şehitleri hakkında kurulacak çok cümle var. Ama kelimeler o kadar kifayetsiz, kurulacak her cümle o denli beyhude gözüküyor ki…Ne PKK''nın Güneydoğu halkını ayaklandırarak bir Kürt Baharı dizayn etme planını konuşmak, ne de örgütün Suriye yönetimiyle olası bağlantısından söz etmek isterim…Zira ne halkların ayaklandırılmasının otoriter bir Kemalist örgüt tarafından gerçekleştirilebilecek

Gaziantep''te yaşanan terör, Uludere''deki feci kaza ve ardından gelen Şemdinli saldırısı hakkında söylenecek çok söz, Türkiye''nin şehitleri hakkında kurulacak çok cümle var. Ama kelimeler o kadar kifayetsiz, kurulacak her cümle o denli beyhude gözüküyor ki…

Ne PKK''nın Güneydoğu halkını ayaklandırarak bir Kürt Baharı dizayn etme planını konuşmak, ne de örgütün Suriye yönetimiyle olası bağlantısından söz etmek isterim…

Zira ne halkların ayaklandırılmasının otoriter bir Kemalist örgüt tarafından gerçekleştirilebilecek kadar basit bir hadise olduğuna inanıyorum, ne de Suriye''yle ilişkisi olmayan bir PKK''nın Türkiye için tehdit olmaktan çıkacağına…

PKK 30 yıldır var, Türkiye''nin uluslararası stratejilerinden hoşlanmayan komşular daha uzun süredir var… Cumhuriyet dönemi boyunca bütün komşularımızla can ciğer kuzu sarmasıydık da, AK Parti hükümeti gelip ''hain Araplarla'' ya da “gerici İran”la olan dostluğumuzu bozmuş değil nitekim.

Bendeniz bugünlerde, Kürt meselesi konusunda, köşe yazan, kitap yazan, üniversitelerde hocalık yapan ve entelijansiya olarak anılan bazı Türk kanaat önderlerinin son 10 yıldaki ilginç “u dönüşü”yle ilgiliyim.

Kürt militarizmini desteklemeye, silahlı mücadeleyi meşru görmeye, neredeyse Güneydoğu''nun Türkiye''den ayrılmasını olumlayacak hale gelmeye başlayan güya ''aydın''ların(!) tavrındaki ahlaki sefillikle…

Çünkü biz bu filmi daha önce de görmüştük. İmtiyazlarını ve ayrıcalıklarını kaybetmemek uğruna militarizmin bekçiliğini yapanlar da, Erdoğan hükümeti başa geldiğinde ve aslında biraz da kendi meşruiyetine yönelik olarak Avrupa Birliği''ne girmek için çalışmalara başladığında, birdenbire AB düşmanı olan da bunlardı.

Vakt-i zamanında İran''dan ölesiye nefret eden bu sözümona aydınlar, sırf sadece AK Parti düşmanlığından dolayı rotalarını Rusya ve İran hattına çevirmiş, yine AK Parti nefretinden ötürü 100 yıllık cumhuriyet mottosu olan yüzünü Batı''ya çevirme ilkesinden bile vazgeçerek birdenbire birer yeniyetme “ulusalcı”ya dönüşebilmişlerdi.

Bugün yaptıkları da farklı değil.

Güya özgürlüğün tarafını tuttukları için, güya halkların kaderiyle ilgili kararları o halkların kendilerinin vermesi gerektiğine inandıkları için, güya demokrasi için, “Güneydoğu''ya yapılan duble yollar, 1930''larda Dersim''e yapılan yollarla aynı nedene hizmet ediyor” diyebildiler. Ama aynı insanlar, PKK terörünün ilk başladığı yıllarda, Kandil''in yerle bir edildiği 90''larda devletten çok devletçi kesilmekten hiç imtina etmemişlerdi.

Bugün kendilerine Marxist diyen anlı şanlı adamlar, hem Güneydoğu''da, hem ülkenin büyükşehirlerinde masum sivilleri öldüren, otobüslere molotof atıp onlarca insanı yaralayan, bir genç kızı canlı canlı yakan, bankaların önünde bomba patlatan canilerin boynuna sarılıp, onlarla birlikte poza durabildiler.

Vaktiyle Türk militaristi olan ve “AK Parti gitsin de, isterse darbe olsun” diyebilecek kadar ahlaksızlaşabilenler, bugün Kürt militarizmine destek vermekten, “AK Parti başarısız olsun da, isterse ülke bölünsün” demekten, diyebilmekten asla utanmıyorlar.

AK Parti açılım sürecini başlattıktan sonra, süreci tersine çevirmek için elinden geleni ardına koymayanlar da, PKK''lıların Habur''daki dağdan iniş fotoğrafını kamuoyuna başka türlü aksettirenler de bunlardı. PKK''lıların dağdan inişini, bir barış ihtimalinin başlangıcı olarak değil de “şehitlerimize saygısızlık” olarak yansıtıp, açılımın akim kalmasına neden olanlar, bugün AK Parti''nin Kürt meselesini çözmekteki yetersizliğinden sözediyorlar. Güneydoğu''dan iki gün önce gelen şehitlerin sebebinin Türkiye''nin Suriye politikası olduğuna hükmediyorlar. Hükümetin Suriye politikası olmasaydı Güneydoğu''dan şehit gelmeyecekmiş gibi…

Bunun gerekçesi ne kadar halk düşmanlığı, ne kadar AK Parti nefreti, ne kadar kendi menfaatlerini, konumunu koruma güdüsü, ne kadar bencillik olursa olsun; adı artık başka bir şeydir: vatan hainliği.

Yazıklar olsun, ne diyelim…