
Fitne kelimesinin sözlükte çeşitli anlamları olmakla birlikte gündelik dilde en çok fesat, ara bozma, bozgunculuk, karışıklık anlamı ön alır.
İnsanların bir arada yaşadığı her ortamda fitne hallerine de rastlanır. Fitneye rastlamamak nerdeyse istisnai bir durumdur diyebiliriz.
Amacın aracı mubah saydığı telakki tarzının yürürlükte bulunduğu her yerde fitne kapısının açık kalması da neredeyse kural hükmündedir.
Hz. Peygamber zamanında münafık taifesinin çıkardığı fitne sayısı az değildir.
Ancak İslam tarihinin en onulmaz fitnesi Hz. Osman zamanında Abdullah ibni Sebe tarafından çıkartılmış olandır. Ahmet Cevdet Paşa bu olayı şöyle anlatır: “Eshab-ı kirama düşman olmak fitnesini ilk ortaya çıkaran (Abdullah bin Sebe) isminde Yemenli bir Yahudidir. Bu Yahudi, Müslüman görünerek önce Basra''ya geldi. ''İsa tekrar dünyaya gelecek de, Muhammed gelmez mi? O da gelecek, Ali ile birlikte dünyayı küfürden kurtaracak. Hilafet Ali''nin hakkı idi. Üç Halife, Onun hakkını elinden zorla aldı'' diyordu. Basra''dan kovuldu. Kufe''ye gelip halkı kışkırtmaya başladı. Buradan da kovuldu. Şam''a geldi. Şam''da da yüz bulamayınca Mısır''a kaçtı. Mısır''da, kendisini Ehl-i beytin aşığı olarak tanıtarak, Halid bin Mülcim, Sudan bin Hamran, Gafıki bin Harp ve Kinane bin Bişr gibi soysuz, azılı haydutları etrafına topladı. / ''Ali''ye uymayanlara düşman olmak lazım'' ve kendisine inananlara da, ''Peygamberden sonra, en üstün Ali''dir'' diyordu. Sözlerine inandırmak için, âyetlere yanlış manalar veriyor, hadis uyduruyordu. ''Peygamber kendinden sonra Ali''nin halife olmasını emretti. Ashab, Peygamberi dinlemedi, dünya çıkarları için, dinlerini terk ettiler'' diyordu. Bu sırları herkese açmayın, diye de tembih ediyordu. ''Ben şan ve şöhreti sevmem. Tek maksadım, size doğru yolu bildirmektir'' diyordu. Böylece Hazret-i Osman''ın şehit edilmesine sebep oldu. Sonra, Hazret-i Ali''nin askerleri arasına, üç Halifenin düşmanlığını yaydı.../ ...İbni Sebe, Hazret-i Ali''nin kerametlerini ileri sürerek: ''Bu insan gücünün üstündeki işleri, Onun ilah olduğunu gösteriyor'' diyordu. /...Hazret-i Ali, Şamlılarla savaştığından, bunlarla uğraşmaya vakit bulamadı.” (Kısas-ı Enbiya).
Ashab''ın birbirine düşürüldüğü bu olayın menfi etkileri ancak o yılın hac mevsiminde ortadan kaldırılabildi. Ömer Rıza Doğrul''un anlatımına göre (Kanlı Gömlek), ashap ancak hac ortamında yüzleşmek suretiyle fitnenin önüne geçebilmiştir. Ne var ki, farklı ortamlarda önü alınamayan o günkü fitne günümüze kadar olumsuz etkilerini sürdürmüştür.
Fitnenin, bir bakıma kapalı kapılar arkasında kotarıldığını, şeffaflığın olmadığı, fakat bilgisizliğin kol gezdiği yerde fitnenin boy verdiğini görmek gerekiyor.
Artı, rekabette sınır tanımayan hayvanca bir serbesti ortamı da fitnenin boy vermesinde uygun bir ortam oluşturuyor.
Şantaj şebekelerinin, kirli çamaşır pazarlayıcılarının fink attığı günümüz siyasasında fitneye boyun eğmek istemeyenlerin kendilerini ve yapıp etmelerini cesaretle saydam ortama çekerek meydan okuması talep edilmeli...
Bir de, fitne zamanlarında evlerden çıkmama hususundaki Peygamber tavsiyesini akılda tutmak gerekiyor. Evden çıkmamak, belki de mecazen fitnenin yayılmasına yol açacak faaliyetten kaçınmak anlamına geliyor.
Kimsenin kimseden hesap sormaya mecalinin kalmadığı bir hukuk ve siyaset ortamı fitnenin üremesine izin veriyorsa, o takdirde herkesin herkesten hesap sorabileceği bir siyaset ve hukuk ortamının açılması lüzumu aşikâr olmalıdır. Fitnenin kökten silinmesini beklemesek de, çirkefin ev içlerine kadar sızmasını istemiyorsak tabiî...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.