
Miraç Kandili, İslam inancında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İsra ve Miraç mucizesiyle ilahi huzura yükselişini hatırlatan mübarek geceler arasında yer alıyor. Recep ayının 27’nci gecesinde idrak edilen bu gece, beş vakit namazın farz kılınmasıyla kul ile Allah arasındaki bağın önemini vurguluyor. Miraç Kandili, Türkiye’de ve İslam dünyasında dua, ibadet ve tefekkürle karşılanıyor. Peki Miraç gecesinde ne olmuştur? İsra ve Miraç mucizesi nasıl gerçekleşti? İşte Diyanet kaynakları ile bu gece hakkında merak edilenler...

Miraç Kandili, İslam dünyasında olduğu gibi Türkiye’de de derin bir manevi anlam taşıyan mübarek gecelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu gece, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İsra ve Miraç mucizesiyle onurlandırıldığı zamanı hatırlatıyor. İnananlar için Miraç Kandili, yalnızca tarihî bir hadisenin anılması değil, aynı zamanda Allah’a yönelişin ve manevi yükselişin sembolü olarak görülüyor.

Miraç gecesinin anlamı ve önemi
Miraç Kandili, Receb ayının 27’nci gecesinde idrak ediliyor. Kur’an-ı Kerim’de İsra Suresi’nin ilk ayetinde bildirildiği üzere, Hz. Peygamber (s.a.v.) bu gecede Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya götürüldü. Ardından ilahi bir yükselişle miraç hadisesi gerçekleşti. Bu olay, İslam inancında peygamberlik makamının yüceliğini ve Allah’ın kudretini hatırlatan önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Beş vakit namazın farz kılınması
Miraç gecesinin en dikkat çekici yönlerinden biri, beş vakit namazın bu gecede farz kılınmış olmasıdır. Namaz, kul ile Allah arasındaki en güçlü bağ olarak görülürken, Miraç Kandili bu ibadetin önemini daha da belirgin hale getiriyor. Ayrıca, Allah’a şirk koşulmaması şartıyla ümmetin bağışlanacağına dair müjde de bu geceyle ilişkilendiriliyor.

Miraç gecesinde ne oldu?
Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce gerçekleşen İsra ve Miraç hadisesi, kısa bir zaman diliminde iki aşamada yaşandı. İlk aşamada Hz. Muhammed (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya ulaştırıldı. Ardından zaman ve mekân sınırlarının ötesine geçerek göklere yükseltildi ve ilahi huzura kabul edildi. Bu yönüyle Miraç gecesi, İslam tarihinde eşsiz bir mucize olarak anılıyor.

Miraç Kandili’nde neler yapılır?
Miraç Kandili, Müslümanlar tarafından dua, tövbe ve nafile ibadetlerle ihya ediliyor. Kur’an-ı Kerim okunması, salavat getirilmesi, tesbih ve zikirle meşgul olunması bu gecede öne çıkan uygulamalar arasında yer alıyor. Aynı zamanda ihtiyaç sahiplerinin hatırlanması ve sadaka verilmesi, Miraç Kandili’nin toplumsal dayanışma yönünü güçlendiriyor. Türkiye genelinde camilerde ve çeşitli mekânlarda düzenlenen programlarla bu mübarek gece idrak ediliyor.

İsra ve Miraç nedir? Olay nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleşti?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İsra ve Miraç başlıklı yayınında şu bilgiler yer almaktadır;
İsrâ kelimesi, gece yapılan yolculuk anlamına gelir. Bu adlandırma, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaşadığı büyük mucizenin gece vakti gerçekleşmiş olmasından kaynaklanır. Kur’an-ı Kerim’de bu olağanüstü hadise doğrudan “İsrâ” kavramıyla ifade edilmiştir.
Mi’rac ise “yükselmek” anlamına gelen urûc kökünden türemiştir. Yükselmeyi sağlayan bir vasıta, bir merdiven anlamı taşır. Hadislerde Peygamberimizin “yukarı çıkarıldım” buyurması sebebiyle bu mucize İslam dünyasında daha çok “Miraç” adıyla anılmıştır. İsra ve Miraç, birlikte Peygamberimizin Allah’ın yüce huzuruna kabul edilişini ve beşer idrakinin ötesindeki bir yakınlığı ifade eder. Bu yönüyle olay, fizik kurallarıyla açıklanamayacak ilahi bir mucize olarak kabul edilir.

Miraç ne zaman ve nerede gerçekleşti?
Miraç hadisesinin kesin tarihi konusunda net bir bilgi bulunmamaktadır. Bunun temel sebebi, olayın yaşandığı dönemde Arap toplumunda düzenli bir takvim sisteminin bulunmamasıdır. Ancak üzerinde ittifak edilen husus, Miraç’ın hicretten önce Mekke’de meydana geldiğidir.
Ay ve gün konusunda farklı rivayetler olsa da, İslam âlimlerinin önemli bir kısmı Miraç’ın kamerî aylardan Recep ayında yaşandığını belirtir. Bu görüş, Recep ayının 27’nci gecesinin Miraç gecesi olarak benimsenmesine temel oluşturmuştur. Zamanla Müslümanlar arasında bu tarih yaygın kabul görmüş ve Miraç Kandili bu geceyle özdeşleşmiştir.

Miraç ruhen mi, bedenen mi oldu?
Miraç hadisesinin mahiyeti de İslam âlimleri arasında tartışılmıştır. Olayın yalnızca ruhen mi yoksa hem ruh hem bedenle mi gerçekleştiği konusunda farklı görüşler ortaya konmuştur. Ancak âyetler, hadisler ve Mekke toplumunda meydana gelen yankılar birlikte değerlendirildiğinde, çoğunluk görüşü Miraç’ın hem ruhen hem de bedenen yaşandığı yönündedir. Bu anlayış, İslam dünyasında genel kabul görmüştür.

Miraç gecesinde neler yaşandı?
Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere göre, Peygamberimiz Mekke’de bulunduğu bir sırada Cebrâil (a.s.) tarafından göğsü açılmış, kalbi zemzemle yıkanmış ve iman ile hikmetle doldurulmuştur. Bu olay, “şerh-i sadr” olarak anılır ve Peygamberimizin yaşayacağı büyük mucizeye manevi bir hazırlık olarak değerlendirilir.
Daha sonra Peygamberimiz, Burak adı verilen manevi bir binit ile Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Burada peygamberlere imam olarak namaz kılmış, ardından Miraç vasıtasıyla göklere yükselmiştir. Her semada farklı peygamberlerle karşılaşmış, selamlanmış ve yoluna devam etmiştir.

Sidretü’l-Müntehâ ve ilahi huzur
Miraç yolculuğunun son aşamasında Peygamberimiz, Sidretü’l-Müntehâ’ya ulaşmıştır. Burası, yaratılmışların ilminin son bulduğu sınır olarak kabul edilir. Bu noktadan ötesine ne bir peygamber ne de bir melek geçebilir. Cebrâil (a.s.) burada durarak daha ileri gitmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.
Peygamberimiz bundan sonra ilahi huzura kabul edilmiş, Kur’an’da ifade edildiği üzere büyük ilahi ayetlere şahit olmuştur. Bu makamda nelerin vahyedildiği ayrıntılı olarak bildirilmemekle birlikte, hadislerde üç büyük ilahi ihsandan söz edilir.

Miraç gecesinin hediyeleri
Miraç hadisesi sırasında Peygamberimize üç temel müjde verilmiştir. Bunların ilki, beş vakit namazın farz kılınmasıdır. Namaz, bu yönüyle müminin Miraçı olarak kabul edilmiştir. İkinci olarak, Allah’a ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdelenmiştir. Üçüncü ihsan ise Bakara Suresi’nin son ayetleridir; bu ayetlerle iman esasları tamamlanmış ve müminlere ilahi rahmetin kapıları açılmıştır.
Miraç, İslam inancında yalnızca geçmişte yaşanmış bir mucize değil, bugün de müminlere Allah’a yakınlaşmanın yolunu hatırlatan derin bir manevi çağrı olarak görülmektedir.






