
Kral Herod kardeşinin karısı olan Hirodias ile evlenme arzusunu açığa vurduğunda, Yahya Peygamber, buna şiddetle karşı çıkar. Çünkü bu evlilik hukuka (Hz. Musa''nın şeriatına) uygun düşmemektedir.
Ne ki, Hirodias muhteris bir kadındır ve illa da bir kral karısı olmaya azimlidir. Herod''un kendine mahsus tereddütleri olmakla birlikte kadının ihtirasına ram olur ve onunla evlenir. Kadının kışkırtmasıyla da Hz. Yahya''yı hapse attırır.
Herod, doğum gününde yakın adamlarına ve Galile''nin ileri gelenlerine bir ziyafet verir. Bu ziyafette Hirodias''ın kızı Salome bir karakter dansı yapar. Kral, rakkasenin performansından fevkalade etkilenir ve ona ne dilerse vermeyi vaat eder, isterse, ona ülkesinin yarısını verebileceğini söyler. Salome annesine danışınca, o da: "Vaftizci Yahya''nın başını iste" der. Böylece, evliliğini gayrımeşru bulan Hz. Yahya''dan intikamını almak ister. Kız, talebi krala bildirir ve: "Yahya''nın başını hemen şimdi bir tepsi içinde bana vermeni istiyorum" der. Kral, bu taleple sarsılır. Ancak verdiği sözden dönemez. Adamlarına gerekli talimatı verir, zindanda bulunan Hz. Yahya''nın başı tepsi içinde kıza sunulur, o da aynı hediyeyi annesine sunar. Yahya aleyhisselamın şakirtleri olayı işitince gelirler, cenazeyi alıp kabre indirirler (İncil, Mat-ta''ya Göre: Bap, 14; Markos''a Göre: Bap, 6; Renan, İsa''nın Hayatı, MEB Y. İst. 1997, s. 67, 125).
Peygamberlerin her kıssasında olduğu gibi, burada da çeşitli yorumlara uygun ipuçları varbulunuyor. Bu istiareler ilelebet yeni okumalara açık durur. Aşk bağlamında, güzelliğin uğursuzluk getireceğine ilişkin efsanenin doğmasında bu kıssanın payı vardır. Öte yandan gayrımeşru ve ensest ilişki biçiminin cinayete kadar ulaşabilen sonucuyla ilgili çıkarımlar da dikkat çekicidir.
Bizse, burada, olayın siyasal yanıyla ilgi kurmak istiyoruz.
Aslında, ortada ciddi ve inandırıcı hiçbir gerekçe yokken feci bir cinayet işlenmiştir. Önümüze yalnızca bir dansçı kızın kaprisiyle, onun annesinin yatıştırılamaz ihtirası getirilmektedir. Bir de, dirayetsiz bir kralın lüzumsuz bir bağlamda kendi izzetinefsini kurtarma telaşı ve kuruntusu görünüyor.
Kral, meşru ve makul olanı deneyebilme dirayetini gösterebilse söz konusu cinayet işlenmeyecektir. Ancak o, kendi nefsinin şehvetini her şeyin önüne koyabilmektedir.
Lüzumsuz ve mübalağalı vaadi, sonunda, onu da dönüşsüz bir akıbete sürüklüyor. Kral hakkında verilen bilgiden, onun, aslında Yahya Peygambere saygı beslediğini, en azından ona zarar gelmesini istemediğini biliyoruz. Ne ki, Herod, icatçı bir kafa yapısına sahip değildir.
O, yalnızca kendi nefsinin arzusuna ram olmakta ve kendi nefsinin arzusunu yatıştırmanın ardında koşmaktadır.
Böyle bir kralın, ram olduğu güçlerin kör ve başıboş talepleri karşısında ülkesini nerelere sürükleyebileceğini tahmin etmek zor değildir.
Bu kıssada, kral, kurulu düzenin sahibi gibi görünüyor, amma kurulu düzenin yürürlükteki kurallarını ihlâl etmekten de geri durmuyor.
Öte yandan, kurulu düzenin kurallarını hatırlatanların başını, kendi ensest ilişki şebekesine dâhil olanlara sunmaktan da perva duymuyor.
Kral Herod kim, kraliçe olmak isteyen Hirodias kim, Salome kim? Ve başı kesilerek ona husumet besleyen kifayetsiz muhterisler şebekesine sunulan Yahya kim?
Bu soruların cevabını konjonktürün icabına göre bulmak zor olmasa gerek. Fakat asıl soru şudur: olaydan ikibin yıl sonra bu gün, tarih önünde, rahmetle anılanla, lanetle anılanlar hangisi? Sorunun, kim, hangi yanında yer alıyor, siz ona bakın.
Katiller şebekesi o gün için galip görünebilir, fakat onlar ebedi mağlûptur ve ebedi lânetle anılmaya mahkûmdur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.