Yerinmek sevinmek

00:0027/09/2009, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Rasim Özdenören

“Başkasına ait olan bir üstünlükle övünmeyin” diyor Epiktetos (Kılavuz Kitap, çev. B. Akar, Şule Y. İst. 2009).Bu cümleye bakarak biz de, başkasına ait bir düşkünlüğü (yanlışı, eksikliği vb.) gördüğünüzde sevinmeyin, diyelim.Öyleleri var ki, kendini kavgaya adamıştır. Hayatı kavga ekseni çevresinde döner. Kavga edecek bir vesile bulamazsa, icat eder. Onu da icat edemezse güneşe çıkıp gölgesiyle dövüşür.Ne yaptığı sorulduğunda, belki de dünyaya nizam verdiğini söyler.Ona göre herkes yanlış içindedir.Ona

“Başkasına ait olan bir üstünlükle övünmeyin” diyor Epiktetos (Kılavuz Kitap, çev. B. Akar, Şule Y. İst. 2009).

Bu cümleye bakarak biz de, başkasına ait bir düşkünlüğü (yanlışı, eksikliği vb.) gördüğünüzde sevinmeyin, diyelim.

Öyleleri var ki, kendini kavgaya adamıştır. Hayatı kavga ekseni çevresinde döner. Kavga edecek bir vesile bulamazsa, icat eder. Onu da icat edemezse güneşe çıkıp gölgesiyle dövüşür.

Ne yaptığı sorulduğunda, belki de dünyaya nizam verdiğini söyler.

Ona göre herkes yanlış içindedir.

Ona göre herkes cahilliğe batmıştır.

Herkesin kusuru yüzünden akmaktadır.

Fakat yazık ki, bu kusur başkası tarafından görülmemektedir...

Öyleyse o kusuru göstermek, kusur sahibinin yüzüne vurmak bu adamın işidir.

Onun işi kusur aramak, kusur bulmak, bulduğu ya da bulduğunu sandığı kusuru ilân edip herkese duyurmaktır. Herkesin bir zevki varsa kusur aramak da bu adamın zevkidir.

Tecessüs bir başına kötü bir huyken, tecessüsünü başkasının kusuruna yöneltmek iki defa kötüdür.

Epiktetos sözünü şöyle sürdürüyor: “Söz gelimi sahibi olduğunuz bir at ''ben güzelim'' diye övünse, bu yerinde bir övünme olurdu. Fakat sen ''güzel bir atım var'' diye övündüğünde, bu övüncün kaynağının güzel bir atı sahiplenmek olduğunu unutmamalısın. Öyleyse sana ait olan nedir: Görüntüler karşısında sergilediğin davranışlar. Demek ki görünüşlere karşı davranışlarında doğayla uyum sağlayabiliyorsan övünmen yerli yerinde bir övünme olur. Çünkü böyle yapmakla kendine ait bir güzellikten ötürü övünmüş olursun.”

Fakat bahis konusu kişi ne yapıyor?

O, kendine ait güzellikten dolayı değil, fakat başkasında bulduğu kusurla övünüyor.

Bu adamı Epiktetos görse herhalde saçını başını yolardı.

Kusur bulma işi meslek haline getirilmişse, bu işe bir de eleştirmecilik adı altında meşruiyet kazandırılmaya çalışılmışsa vahametin çukurunu ölçmeye endaze bulunamaz sanırım.