İstanbul Modern Açıldı

04:0021/05/2023, Pazar
G: 20/05/2023, Cumartesi
Samed Karagöz

ar olan bir binayı müzeye çevirmek başka bir şey sıfırdan müze olması için bir bina inşa etmek bambaşka. Dünyanın müze olarak inşa edilen binaların ilklerinden biri de İstanbul Arkeoloji Müzeleri binasıdır. 1869 yılında inşa edilen bina yakın dönem önce kapsamlı bir restorasyon da geçirmişti. İstanbul’un çok ziyaret edilen müzelerinden biridir. Son birkaç yıldır da ülkemizde yeni müzeler/müze binaları ilgi odağı. Eskişehir’de açılan OMM, Dolapdere’deki Arter, Bayburt’ta yer alan Baksı Müzesi ve

ar olan bir binayı müzeye çevirmek başka bir şey sıfırdan müze olması için bir bina inşa etmek bambaşka. Dünyanın müze olarak inşa edilen binaların ilklerinden biri de İstanbul Arkeoloji Müzeleri binasıdır. 1869 yılında inşa edilen bina yakın dönem önce kapsamlı bir restorasyon da geçirmişti. İstanbul’un çok ziyaret edilen müzelerinden biridir.

Son birkaç yıldır da ülkemizde yeni müzeler/müze binaları ilgi odağı. Eskişehir’de açılan OMM, Dolapdere’deki Arter, Bayburt’ta yer alan Baksı Müzesi ve tabi ki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ilk akla gelenler. Bu halkaya uzun zamandır açılışı beklenen İstanbul Modern de dahil oldu. Dünyaca ünlü İtalyan mimar Renzo Piano tarafından tasarlanan müze geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız açıldı. Açılış lansmanı ilerleyen tarihlerde yapılacakmış.

Paris’teki Centre Pompidou, New York’taki Whitney Müzesi, İsviçre’deki Beyeler Vakfı Müzesi gibi dünyada mimarisiyle de dikkat çeken birçok müzede Renzo Piano’nun imzası var.

Galataport içinde yer alan İstanbul Modern’e girdiğimde ilk dikkatimi çeken şey ferahlık oldu. Sanki bir binayı girmiş gibi değil de açık havadaymış gibi aydınlık bir ortamla karşılaşmak etkileyiciydi. Tasarımdaki açıklık ve şeffaflık, ferahlık veriyor. Devasa yolcu gemileri olmasa sanki deniz kenarında yürüyüş yapıyormuşsunuz gibi rahatlıkla hissedebilirsiniz.

İç tasarım olarak eski binayı hafiften andırıyor. Özellikle renk seçimlerinde bu daha dikkat çekici. Ayrıca eski binanın en ikonik eserlerinden biri olan Richard Wentworth’un Sahte Tavan adlı kitapların tavandan sarkıtılarak yapıldığı yerleştirmesi kolaylıkla eski günleri çağrıştırıyor.

Müzenin giriş katında fotoğraf galerisi, kısa süreli sergi salonu, eğitim ve etkinlik odaları, mağaza ve kütüphane bulunuyor. Fotoğraf galerisinde yer alan ilk sergi dünyaca ünlü yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’ın Başka Bir Yerde başlıklı sergisi. Sergide Ceylan’ın Gürcistan, Rusya, Hindistan, Fas gibi birçok ülkede çektiği 22 devasa boyutlu portre yer alıyor. Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerinden alışageldiğimiz dramatiklik bu fotoğraflarda da karşımıza çıkıyor.

Süreli sergi salonuna 2016 yılında kurulan İstanbul Modern Kadın Sanatçılar fonu aracılığıyla müzeye kazandırılmış olan eserler yer alıyor. Bu serginin başlığı ise Hep Buradayız.

Aynı katta yer alan fuaye alanında ise müzenin yapım sürecini anlatan sergi ise hem müzenin dününü hatırlatıyor hem de geleceğine dair ipuçları barındırıyor.

Bence günümüzde bir müzenin ilk sergisi/sergileri onun karakteristiği hakkında önemli ipuçları barındırır. İstanbul Modern’in açılış sergisi diyebileceğimiz sergi ise Yüzen Adalar adını taşıyor. Zemin kattan bu serginin yer aldığı kata çıkarken merdivenlerde Olafur Eliasson’un Senin beklenmedik seyahatin isimli eseri sanatseverleri karşılıyor. Müzenin sosyal medyada en çok paylaşılacak eserlerinden biri bu olacak bence. Eliasson’un İstanbul Modern için yaptığı eser merdivenler boyunca üst katlara doğru devam ediyor.

Teras katta yer alan yansıtma havuzu kısa sürede martıların uğrak yeri olmuş. Burası da sosyal medyada çokça paylaşılacaktır.

Gelelim Yüzen Adalar’a. Bu sergide İstanbul Modern koleksiyonunda yer alan eserler sergileniyor. Bir kısmı ilk kez sanatseverlerle buluşan, ki Refik Anadol’un Sonsuzluk Adası: İstanbul Boğazı bunlardan biri, Türkiye’den ve dünyadan 110 sanatçı ve 2 sanatçı ikilisine ait yaklaşık 290 eser yer alıyor.

Türkiye’de ve dünyada sanatın gelişimini, dönüşümünü, izleklerini görebilmek için son derece önemli bir sergi. Burada Fahrelnisa Zeyd, Burhan Doğançay, Sabri Berkel, Erol Akyavaş, Mehmet Güleryüz, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Bedri Baykam İnci Eviner, Selma Gürbüz, Neş’e Erdok, Kutluğ Ataman gibi sanatçıların eserlerinin karşısında saatlerce vakit geçirmek mümkün.

İstanbul’a yakışan, İstanbul kadar iddialı yepyeni bir müzemiz var artık. Müze özellikle ücretsiz olduğu perşembe günleri çok yoğun ama diğer günlerde de özellikle yabancı turistlerin şimdiden ilgi odağı olmuş.

İlk fırsatta tekrar ziyarete gideceğim.

#Sanat
#Müze
#İstanbul Modern
#Samed Karagöz