Yazarlar Başkasını bırak, sen başka ol

Başkasını bırak, sen başka ol!

Serdar Tuncer
Serdar Tuncer Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Doğru, iyi ve güzel olanla irtibatı ilginçtir insanın. Doğruyu hemen herkes bilir, iyiyi herkes tarif eder kendince, güzele herkesin bir meftunluğu vardır. Fakat iş doğru olanı yapmaya, iyiyi kendi hayatına tatbik etmeye, güzeli sözden öze taşımaya gelince birden tembelleşiverir insan. Belki de bu sebepten dünyanın en kolay işi de en zor işi de aynıdır: Nasihat etmek! Bir başkasına nasihat etmek dünyanın en kolay ve keyifli işidir. Kendine nasihat edip söz dinletebilmek ise dünyanın en zor işi.

Yanlış, kötü ve çirkinle irtibatımız da bundan aşağı kalmaz. Yanlış başkasında gördüğümüz vakit rahatsız eder bizi, kötü hep bir başkasında seyredilir ve çirkinlik görmez hemen hiç kimse aynalarda. Ârifler bu genellemenin istisnasıdır elbet ve istisnalar da kaideyi kuvvetlendirir. Kişinin kendisindeki eksik ve noksanı samimane itiraf edip halli için gayret göstermesi irfana dahildir. Tevekkeli buyrulmamıştır zira: Allah bir kişinin hakkında hayr murad edince ona kendi eksikliklerini seyrettirir. Ve dahi “Kişi kendi noksanını bilmek gibi irfan olmaz.”

Şöyle bir etrafa bakıyorum, ekrana, sosyal medyaya, ülkeye, aynaya bakıyorum şöyle bir; ortalık ‘ben doğru olanı yapıyorum ama o yanlış yapıyor’, ‘ben iyiyim ama o kötü’, ben güzellik peşindeyim ama o ortalığı çirkinleştiriyor’ diyenlerden geçilmiyor.

Dairesini kiraya veren diyor ki: Dolar bilmem ne kadar olmuş, enflasyon bilmem nerelere dayanmış mecbur bu artışı yapacağım. İlave edeceğiniz bir şey var mı diye soruversen sayın pek doğru ev sahibine, başlayacak eleştiri ve nasihate: Market zincirleri fiyatlarda indirime gitsin, stokçuluk yapmasınlar, bu ülke hepimizin! Peki!

İnsan kendi yiyeceği halta mazeret bulmakta pek cömerttir.

Market sahibi diyor ki: Maliyetlerdeki artış, dövizdeki dalgalanma, arz talep dengesi bizi bu şekilde hareket etmeye mecbur ediyor, yoksa biz ister miyiz hiç böyle olmasını? Başka bir diyeceğiniz var mı sayın pek duyarlı bey amca diye soruverseniz cevabı hazır: Devlet bir an evvel akaryakıt ve enerji fiyatlarında güncellemeye gitmeli, millet aç, aç!

İnsan menfaatine bahane bulmakta pek mahirdir!

Üç ay evvel iki yüz bin liraya aldığı arabasını beş yüz bin liradan satışa çıkaran köftehora uzatsan mikrofonu, açıyor ağzını kapıyor gözünü: Adam, kilometresi benimkinden fazla, modeli daha eski arabasına beş yüz elli bin yazmış abi biz insaflıyız yine… Başka bir diyeceğin var mı merhametli kardeşim? Olmaz mı, arabayı satıp ev almayı düşünüyorduk, altı ay evvel yedi yüz elli binden pazarlık yaptığımız ev olmuş bir milyon üç yüz bin lira. Buradan ev sahiplerine seslenmek isterim sizin aracılığınızla hepimiz aynı gemideyiz, üç kuruş fazla kazanacağım diye…

İnsan vicdanını rahatlatmakta da suçu başkasına atmakta da pek bonkördür.

Geçen hafta evini bir buçuk milyon liraya satıp, otuza çıkarsa köşeyi dönerim diye on sekiz liradan dolar alan gariban aile babası, dolar on ikinin altını görünce başlıyor ciyaklamaya: Böyle ekonomi yönetilir mi kardeşim, bilmiyorlarsa bıraksınlar bu işleri, bizim zararımızı kim tazmin edecek şimdi? Nerede bu devlet, nerede bu Cumhurbaşkanı? Senin hiç mi suçun yok diye soruversen bu mazlum yatırımcıya, diyeceği belli: Buradan, Kestane balının başkenti…

İnsan yavşaklığına kılıf uydurmakta pek dansözdür!

Misalleri çoğaltmak mümkün, ama gerek yok. Yazımız yanlışı, çirkini ve kötüyü eleştirmekten öteye gitmeyecekse ne farkımız kalır eleştirdiklerimizden. Doğruya, iyiye ve güzele bir davet olsun bizimki. Döviz kurunda yaşanan artış sebebiyle sattığı ürüne zam yapmak zorunda kalan bütün sektör temsilcilerine, alım satım yapan herkese, bu ülkenin bütün evlatlarına bir çağrı yapalım buradan.

Onlarca market zinciri var, birisi bir delikanlılık yapsın ve fiyatları güncellesin. Zarar etsin demem, kârından feragat etsin bir parça. Hem o kazansın hem ülke!

Sahibinden alım satıma aracılık eden firmalar -devlet tepelerine binmeden önce-, markasından, modelinden, kilometresinden hareketle kendileri fiyatlara bir standart getirsinler.

Konfeksiyon sektöründe iş yapan markalardan birisi bir adım öne çıksın bu ara!

Ev sahipleri kiracılarına, alacaklılar borçlularına, zenginler fukaraya daha bir insaf ve merhametle yaklaşsınlar!

Devlet üstüne düşeni yapmakta biraz daha hızlı, cömert ve müşfik davransın!

Kimsenin kendi yapmadığı güzelliği bir başkasından beklemeye hakkı yok! Hepimiz bir şeyler yapacağız, karınca kararınca, imkanımız elverdiği nispette, elimizi değil kalbimizi koyacağız Türkiye ağırlığındaki bu taşın altına, birlikte doğruyu yapacağız, birlikte iyiliği çoğaltacağız, birlikte güzel olacağız.

Başkasına nasihat etmek kolay, kendine söz dinletebilmek zor madem, bendeniz de bir yıl boyunca gazete yazılarımdan alacağım telifi öğrenci kardeşlerime burs olarak vereyim de sözümüz yere düşmesin.

Ateşledik mi fitili? Alpler! Toparlanın gitmiyoruz! Hayde!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.